KÜNYE
T.C. Konya Bam . Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1282
- Karar No
- 2022/89
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2022
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/03/2019
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalılar
- 1- ... - (T.C. Kimlik No: ...
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
2- ... - ...
DAVA
Ortak Olmadığının Tespiti ve Alacak
KARAR TARİHİ : 04/02/2022
YAZIM TARİHİ : 07/02/2022
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- .... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar tarafından yatırılan paraların istendiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisiyle mevduat toplandığını, müvekkilinin yatırdığı paraları geri istediğinde paranın iade edilmediğini ve sürekli kar payı verileceği ve paranın iade edileceği vaatleri ile oyalandığını, davalılar tarafından SPK, TTK, Bankalar Kanunu ve diğer kanunların ilgili hükümleri doğrultusunda geçerli bir hisse senedi devri yapılamayacağını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirkette hukuka uygun surette kurulmuş bir ortaklığının bulunmadığının tespiti ile 18.700 DM (9.561,15 Euro) karşılığı 30.605,24 TL'nin tahsil tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamında göre, davanın kısmen kabulü ile, davacı ile davalı taraf arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 30.542,14 TL'nin dava tarihi olan 31/12/2015 tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faizin müvekkilinden para tahsil edildiği ve haksız fiilin işlendiği tarih olan 26/04/2000 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürerek, kararın faize ilişkin kısmının, tahsil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle tahsili şeklinde yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31.12.2014 tarihine kadar,
pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır.
Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece Yargıtay 11 HD'nin 2019/1911 E-2020/5238 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek üzere kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca re'sen kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
R.T
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2019/1282, K. 2022/89, 4 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama