KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1520
- Karar No
- 2021/2034
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2021
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ********** - **********
- Dosya no
- **********
- Karar no
- **********
- Başkan
- **********
- Üye
- **********
- Üye
- **********
- Katip
- **********
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA *. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- **********
- Numarası
- ********** Esas ********** Karar
- İstinaf eden davacı
- **********
- Vekilleri
- Av. **********
Karar Metni
1.564 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Av. **********
DAVALI
********** Holding Anonim Şirketi
VEKİLİ
Av. **********
DAVA
Şirket Ortağı Olmadığının Tespiti ve Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : **********
YAZIM TARİHİ : **********
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya Asliye *. Ticaret Mahkemesi'nin ********** Esas sayılı dosyası ile açılan şirket ortağı olmadığının tespiti ve alacak davasında ********** tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yurt dışında yaşayan vatandaşlardan SPK BK ve yasal mevzuatlara aykırı olarak ortaklık durum belgesi hisse senedi gibi belgeler karşılığında istenildiği an derhal ve kar payı ile birlikte iade edileceği taahhüdü ile paralar topladığını, ancak bir kar payı verilmediği gibi taahhüt edilen paralarında iade edilmediğini, konu ile ilgili yargı kararları ile de geçerli ortaklık ilişkisi olmadığının sabit olduğunu, müvekkilininde mağdur olan kimselerden olduğunu,
bu nedenlerle geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin davalı şirkete verdiği 78.250,00 DM'nin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki belgelere ve SPK listelerine göre davacının şirket ortağı olduğunu, ihtilafın 7194 sayılı yasanın 41. madde kapsamına girdiğinden 07/12/2019 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 7194 sayılı kanunun 41. maddesi uyarınca yürürlük tarihinden sonra açılan iş bu davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri, mahkeme aksi kanaatte ise davalıyı borca sokacak hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığını, sunulan belgelerin davalı şirket yetkililerince imzalanmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
yöneticilerin dava açılmasını engelleyen bir vaatte bulunmadıklarını, kanunlarda yer alan 1 yıllık ve 10 yıllık sürelerin sona erdiğini, bu süreler içerisinde hile nedeniyle aktin fes edildiğine ilişkin dava yöneltilmediğini, hak düşürücü/ zamanaşımı savunmalarının dürüstlük kuralı gerekçe gösterilerek reddedilemeyeceğini savunarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İşbu davadan önce 7194 SK nun yürürlüğe girdiği 07/12/2019 tarihi itibariyle taraflar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunun kabulü gerekmiştir. Şirketler hukukunda şirkete konulan sermaye şirketten geri istenemez. Şirket de payı geri alamaz. 7194 SK nun 41. maddesindeki açıklık gereğince şirket ortağı olan/sayılan davacı tarafın ********** tarihinden sonra açtığı işbu davanın reddine..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle; 3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddenin anayasaya aykırı olduğunu, anayasanın 152. maddesi uyarınca bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurma taleplerinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca bu maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı şirkete ortak olmadığının tespiti, kar payı alınması maksadıyla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davaya konu ********** İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret A.Ş'nin ünvanının ********** Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirildiği, bilahare ********** Holding A.Ş.'ye devredilmesi suretiyle birleştirilmesine ve tasfiyesiz infisahına karar verildiği ve unvanının ********** Holding A.Ş. olarak değiştiği dosya kapsamından anlaşıldığı,
İlk derece mahkemesince delillerin esastan değerlendirilmesi ve davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmasından sonra dairemizce henüz istinaf sebepleri esastan incelenmeden. 7194 sayılı yasanın 41. Maddesiyle.
3332 sayılı yasaya "31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur,
bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır." şeklinde Geçici 4.Madde eklenmiştir.
Yasal düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu ve bu nedenle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına yönelik davacı talebi, yapılan müzakereler sonucunda heyetimizce uygun görülmemiştir.
Sermaye Piyasası Kanunu
Madde 16 "(1) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/109 md.) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar. (2) Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar. Aksi durumda, Kurul, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alır. (3)(Ek: 28/11/2017-7061/109 md.) (Değişik Cümle: 27/12/2018-7159/8 md.)...."
6102 Sayılı TTK'nın 379/1 maddesinde "...Bir şirket kendi paylarını, esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez. Bu hüküm, bir üçüncü kişinin kendi adına, ancak şirket hesabına iktisap ya da rehin olarak kabul ettiği paylar için de geçerlidir...." hükmünün, 480/3 maddesinde; "...Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır..." hükmünün yer aldığı,
Öncelikle; yasal düzenlemenin taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kapsayıp kapsamadığı ve davalı şirketin yasal düzenlemede belirtilen şirketlerden olup olmadığı yönünden delillerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davalı şirketin yasal düzenlemede verilen ********** tarihinden önce, BIST (İMKB) yönetim kurulunun 23/10/2012 tarihli toplantısında ortaklığın paylarının halka arz edilmeksizin 2.ulusal pazarda ********** tarihinden itibaren işlem görmesine karar verildiği ve ********** tarihinden itibaren işlem görmeye başladığı mevcut delillerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının yatırım maksadı ile davalı şirkete para verdiğini, verilen para karşılığında kendisine "ortaklık durum belgesi" ve hisse senetleri verildiğini istenmesine rağmen parasının iade edilmediğini verdiği paranın faizi ile tahsilini, davalı tarafın ise; davacı tarafından davalı şirkete para verilmişse;
şirkete ortak olmak maksadıyla verildiğini, kendisine verdiği para karşılığında nominal bedelli hisse senedi verildiğini , davacının şirket pay sahibi olarak şirket kayıtlarına kaydedildiğini Anonim şirket olan davalının 6762 sayılı TK'nın 329 ve 405. maddelerindeki düzenleme gereğince kendi hisselerini temellük etmesinin ve bunun sonucu olarak yatırılan paranın iadesinin mümkün olmadığını aksinin kabulü durumunda ise; davanın süresinde açılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yukarıda yapılan açıklama ve tespitler nazara alındığında; davanın 7194 sayılı yasanın 41. maddesiyle.
3332 sayılı yasaya eklenen geçici 4. maddesi yürürlüğe girdikten sonra açıldığı, bu madde uyarınca davacının şirket ortağı olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 379/1 (6762 Sayılı Kanun'un 329/1) maddesi uyarınca, anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak kabul edemeyecekleri, 6102 Sayılı TTK'nın 480/3 (6762 Sayılı Kanun'un 405/2) maddesi uyarınca, hissedarların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyecekleri,
bu durumda davacının hissedarı olduğu davalı şirketten hisselerini dava yoluyla isteyemeyeceğinden davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/2 maddesinde yer alan diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır hükmü uyarınca, aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ********** · e-imzalıdır Üye ********** · e-imzalıdır Üye ********** · e-imzalıdır Katip ********** · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2020/1520, K. 2021/2034, 19 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama