KÜNYE
- Mercii
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2160
- Karar No
- 2022/496
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2022
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·26 bölüm
T.C. KONYA BAM .. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
KARAR NO
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 09/11/2021
NUMARASI : .... Esas
İSTİNAF EDEN DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/04/2022
YAZIM TARİHİ : 13/04/2022
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 09/11/2021 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ..İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra yolu ile takip başlatıldığını, davalının borca, fer'ilerine ve icra takibine itiraz ettiğini, itiraz sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının mal kaçırma şüphesi olduğu için adına kayıtlı taşınmazlar, araçlar ile 3.şahıslardaki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...davanın konusu itirazın iptali olup ihtiyati haciz konulması istenilen taşınır ve taşınmaz mallar dava konusu olmadığından, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki mevcut evraklarla iş bu davadaki haklılıkları ispatlanmış olup davalının borçlu konumda olduğunun sabit olduğunu, davalının söz konusu icra takibine kötüniyetli bir şekilde itiraz ettiğini ve kazanmış olduğu bu süre zarfında mallarını kaçırma girişiminde bulunacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, diğer yandan dava konusu alacağı rehinle teminat altına alınmamış ve cari hesap döneminin kesilmesi ile muaccel hale gelmiş olan bir para borcundan ibaret olduğunun da sabit olduğunu,
talep ekinde yer alan faturaların irsaliyeli fatura olduğu ve ayrıca cari hesap mutabakatına ilişkin belge de bulunduğu gözetildiğinde yaklaşık ispat kuralı uyarınca talebin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddinin doğru olmadığını, somut olayda iddia, savunma, dava konusu faturalar, 09/11/2017 tarihli ödeme planı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında alacak iddiası yönünden yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiğini, bu nedenle iş bu dava sonunda müvekkilinin hak kaybı yaşamaması adına 09/11/2021 tarihli ara kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İcra İflas Kanununun 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları" düzenlemiş olup,
İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (HMK m.200).
Faturalar tek taraflı bir belge olup, tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermez. Fatura ile birlikte faturaya konu mal ve hizmetin sunulduğunun ispatına ilişkin delil ve belgelerin de yaklaşık ispat kurallarına göre sunulması gerekir. Bu husus İİK'nın 258/1 maddesinde; "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur." şeklinde belirtilmiştir.
Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden tarafından İİK'nın 258. maddesi gereğince alacağın varlığı ve muacceliyetine ilişkin yaklaşık ispata yarar (taraflar arasında hukuki ilişkiyi gösteren sözleşme vb.) delil sunulmadığı, alacağın varlığı ancak yargılama yapılarak toplanacak delillerle ispatlanabileceğinden; ihtiyati haciz talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken değişik ve hatalı gerekçe ile davanın konusu itirazın iptali olup ihtiyati haciz konulması istenilen taşınır ve taşınmaz mallar dava konusu olmadığından,
davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmediğinden davacının istinaf başvuru talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 09/11/2021 tarihli ara kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.G
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2160, K. 2022/496, 1 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama