KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Asıl Dava Dosyasında Birleşen Konya Asliye ... Ticaret Mahkemesinin ../.. E. ../.. Karar Sayılı Dosyasında
- Esas No
- 2021/236
- Karar No
- 2021/269
- Karar tarihi
- 4 Mart 2021
- Dosya no
- ../..
- Karar no
- ../..
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE .. TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2020
- Numarası
- ../.. Esas ../.. Karar
- Davacı
- ... -(T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... - ..
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... ..
- Davacı
- ... -(T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... - ..
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... -..
- Asıl ve birleşen dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 04/03/2021
- Yazım tarihi
- 24/03/2021
Karar Metni
1.203 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ../.. Esas sayılı dosyası ile açılan Menfi davasında 10/11/2020 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Konya ..
İcra Müdürlüğünün ./.. esas sayılı dosyası ile 30/03/2018 tarihli 4.000,00TL bedelli, 30/04/2018 tarihli 8.000,00TL bedelli, 30/05/2018 tarihli 10.000,00TL bedelli, 30/07/2018 tarihli 10.000,00TL bedelli 4 adet bonoya dayanarak icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonoların üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, takip sonrası müvekkilinin alacaklı ile görüştüğünü, imzanın kendisine ait olmadığını söylediğini, alacaklı tarafın takibi geri çekmediğini, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkilinin taşınmazlarına, banka hesaplarına icra dosyasından haciz şerhi koyulduğunu,
müvekkilinin hesaplarına konulan şerhlerden dolayı ticari hayatında sıkıntılar yaşayarak ödemelerini zamanında yapamadığını, sahte imzadan dolayı Konya C.
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığı yönünde imza incelemesi yapılarak rapor alınmasını, müvekkilinin maddi ve manevi olarak zor durumda kaldığını, taşınmazına icra dosyasına cebri haciz yoluyla konulan şerhi kaldırmak için icra müdürlüğüne yatıracakları paranın alacaklıya ödenmemisi için öncelikle tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin icra takibine konu bonolardan dolayı borcu olmadığından davanın kabulü ile borcu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli olan davalının %20 tazminata mahkum edilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aleyhine 30/07/2018 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak Konya ... İcra Müdürlüğünün ../.. Esas sayılı dosyası ile, 31/08/2018 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak Konya ... İcra Müdürlüğü'nün ../...
Esas sayılı dosyasının icra takibine başlanıldığını, söz konusu bonoların altında yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, yapılacak imza incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, söz konusu bonolar takibe konu edilerek icra dosyaları sebebiyle müvekkiline ait taşınmazlara, araçlara ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, hesaplarına bloke konulduğunu, müvekkilinin ödemelerinde zorluk çektiğini, müvekkilinin davalı tarafa imza asıllarının kendisine ait olmadığını belirtmesine rağmen davalı tarafın icra takibinden feragat etmediğini, davanın kabulü ile borcu olmadığının tespitine karar verilmesini,
haksız ve kötüniyetli olan davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin davacı yan aleyhine Konya ...
İcra Müdürlüğünün ../.. esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibinden 04/09/2018 tarihinde vazgeçtiğini, takibin kapatıldığını, kapatılan takip nedeniyle davanın konusuz kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, davacının dava dışı bonolardaki imzalarına bakıldığı zaman davaya konu bonolar üzerindeki imzanın aynı olduğunun görüleceğini, davacı yanın dava dışı bonolara itiraz etmeyip de davaya konu bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığı yönünde açmış olduğu bu davanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu, TMK'ya göre herkesin hakkını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu beyanla davanın reddine,
%20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden davanın kabulü ile davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün ../.. Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, hükmolunan meblağın %20'sine tekabül eden 6.883,4 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden davanın kabulü ile davacının Konya ... İcra Müdürlüğünün ../.. Esas sayılı dosyasında ve Konya ...İcra Müdürlüğünün ../.. Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, hükmolunan meblağın %20'sine tekabül eden 4.323,8 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. İlk derece mahkemesince verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ve birleşen dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekili tarafından Uyap üzerinden e-imzalı olarak davadan birleşen dava da dahil olmak üzere feragat ettiklerine ilişkin 16/02/2021 tarihli dilekçe sunulduğu, dilekçenin, davadan feragat dilekçesi mahiyetinde olduğu, davalı vekilinin de Uyap üzerinden e-imzalı olarak 17/02/2021 tarihli dilekçe göndererek davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel bir kısım bulunduğu,
HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davalının istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından; davacının feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
A.Ç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/236, K. 2021/269, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama