KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1059
- Karar No
- 2023/1934
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/04/2022
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.898 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
Av.
DAVALI
VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/10/2023
YAZIM TARİHİ : 11/10/2023
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 19/04/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait .... plakalı araç ile ilgili olarak, müvekilinin 24/03/2020 tanzim tarihli .... poliçe numarası ile acente nosu ...olan ....Ltd. Şti. aracılığı tarafından davalı Türkiye Sigorta A.ş.'ye ait yurtiçi taşıyıcı sorumluluğu sigortası ile meydana gelebilecek kazalardan dolayı maddi zarar görmemek ve taşınan yükü koruma altına almak adına sigorta yaptırdığını, müvekkili şirketin yıllardır ...
A.ş. ile yük nakliyatı konusunda çalışmakta olup, bu şirkete ait sabit olarak "balık yemi" yükü nakliyatı yapmakta ve bünyesinde bulunan araçlarına da taşıdığı emtiayı korumak adına yurtiçi taşıyıcı sorumluluğu sigortası yaptırdığını, müvekkili, nakliyat sigortası yaptırırken ki amacının oluşabilecek kazalardan dolayı taşıdığı yükleri koruma altına almak olduğunu ve hiç bir masraftan kaçınmadan gerekli korumanın sağlanması gerektiğini, sigorta yaptırırken acentelere bildirdiğini, sigorta acenteleri, müvekkilinin iş bu sigortayı neden yaptığını, müvekkilinin yıllardır sabit çalışmakta olduğu ....
Ve Tic.
A.ş.'yi ve müvekkilinin taşıdığı yükü bildiklerini, müvekkiline ait ... plakalı aracın, 22/07/2020 tarihinde Afyonkarahisar ili Çay-Dinar İl Yolu üzerinden Çay ilçesi istikametine seyir halinde iken, Kılıçkaya Köyü Kavşağına 600 metre mesafede çekicinin sağ yan arka lastiğinin patlaması sonucu devrilmiş ve bu devrilme sonucunda taşımakta olduğu 27 ton torba halindeki balık yeminin bir bölümünde hasar meydana geldiğini, olay mahalline jandarma ekipleri geldiğini ve kaza tespit tutanağı düzenlediğini, ayrıca sürücünün, olayı şirket yetkilileri .... ve ....'e bildirmesi üzerine,
sigortanın hemen bilgilendirildiğini ve olay yerine ekspertiz gönderildiğini, ekspertizin gerekli inceleme ve raporu oluşturduğunu, sigorta firmasına iletilerek olaya ilişkin .... numaralı hasar dosyası açıldığını, zarar gören yük yoldan vinç aracılığı ile çekildiğini ve bu bilgilerin sigorta firmasına bildirildiğini, zarar görmeyen yük miktarı yükün taşıtan firmaya iade edildiğini, bu bağlamda müvekkilinin kaza sonucunda sigorta firmasını bilgilendirme yükümlülüğünü özenle yerine getirdiğini, ancak müvekkilinin zararın tazmini için talepte bulunması üzerine,
davalı şirketin müvekkilinin taşımakta olduğu zarar gören yükün "balık yemi" olması ve bu yükün sigorta poliçesinin istisna emtia grubu arasında olması nedeni ile müvekkilin talebini reddettiğini, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin mağduriyetine neden olacağı belli olan ve taleplerinin aksine yeterli koruma sağlamayan bir poliçe düzenleyerek müvekkilini mağdur ettiğini, poliçenin müvekkiline teslim edilmemesi de müvekkilinin poliçe içeriğinden bilgisi olmamasına ve beyanına göre poliçe düzenlendiğini düşünen müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olduğunu, müvekkilinin,
poliçe düzenlenmenden önce poliçedeki istisna emtialar arasında düzenli olarak nakliyesini yapmış olduğu "balık yemi" yükünün olmadığının aydınlatma yükümlülüğü kapsamında kendisine bir bilgilendirme formu ile bildirilmemesi ve düzenlenen poliçenin kendisine teslim edilmemesi nedeni ile maddi zarara uğradığını, davalının sigorta poliçesinin incelenmesi gerekliliği olduğunu, zira nakliyat sigortası olarak düzenlenen poliçede, nakliyeciliğe, ticarete ve hayatın olağan akışına aykırı olarak istisna emtia grupları bölümünde geçen teminat dışı emtia gruplarını gören hiç bir nakliyatçının bu poliçeyi kabul etmesinin mümkün olmadığını,
müvekkilinin uğramış olduğu zarardan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 6.000,00 TL maddi tazminat bedelinin, kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, huzurdaki davanın hukuki menfaat bulunmamasına rağmen belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, taşınan emtia sigorta poliçesinin teminatı kapsamında bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davaya konu olan yurtiçi tasıyıcının sorumlulugu blok sigorta poliçesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere;
poliçenin 4.sayfasında istisna emtia grupları başlığı altında hangi emtiaların sigorta kapsamı dışında bulunduğu açıkça belirtildiğini, söz konusu emtialar arasında davacı şirkete ait aracın kaza esnasında taşımakta olduğu balık yemi de açık bir şekilde teminat kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle davacı yanın poliçe kapsamı dışında tutulmuş bir emtia nedeniyle davalı müvekkil şirketten talepte bulunma hakkı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davaya konu araca ait sigorta poliçesi incelendiğinde müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olacağı limitler belirlendiğini,
davacı yanın işbu limitlerin üstünde bir bedeli davalı müvekkili sigorta şirketinden talep edebilmesi mümkün olmadığını, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi ihtimalinde kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...
Tüm dosya kapsamı ile yukarıda belirtilen kanun maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğu, yurtiçi taşıyıcı sorumluluğu sigortası ile meydana gelebilecek kazalardan dolayı maddi zarar görmemek ve taşınan yükü koruma altına almak adına sigorta yaptırırken sigorta kapsamının ve muaf tutulan ürünlerin içeriğinin kontrol etmesi gerektiği, sigortacının TTK 1423. maddede belirtilen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içerisinde itiraz edebileceği, itiraz etmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış olacağını düzenlemesi karşısında,
davacının bu yasal hakkını kullanmadığı böylece poliçenin taraflar arasında belirtilen şartlarda yapıldığının anlaşılması nedeniyle, alınan bilirkişi raporundaki görüşten ayrılarak, meydana gelen trafik kazası ve hasar sonucunda davacının davalı sigorta şirketinden tazminat talebinde bulunamayacağı mahkememizce anlaşıldığından, davanın reddine ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek davalı sigorta şirketinin baştan itibaren müvekkilinin mağduriyetine neden olacağı belli olan taleplerinin aksine yeterli koruma sağlamayan bir poliçe düzenleyerek müvekkilini mağdur ettiğini, müvekkili her ne kadar tacir sıfatı taşısa da her konuda bilgi sahibi olmasının kendisinden beklenemeyeceğini,
olayda anlattıkları üzere yıllardır sigorta yaptırdığı karşılıklı güven ilişkisi oluşan sigorta acentesinin müvekkilinin taşıdığı ürünleri bilerek böyle bir poliçe hazırlamasında da sadece müvekkilinin tacir olduğu için kusurlu bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hazırlanan 27/01/2022 tarihli bilirkişi raporununda müvekkilinin haklı olduğu sonucuna ulaştığını, sigortacının eksik koruma sağlayan poliçe düzenleyip bu poliçe içeriğindeki hususlar konusunda müvekkilini bilgilendirmemesinin ve müvekkilinin de tacir diye haklı sebeplerinin ret edilmesinin hakkaniyete kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu,
poliçe incelendiğinde sigortacının nakliyecinin taşıdığını hemen hiçbir yükü koruma altına almayan poliçe düzenleyerek ve bilgi vermeyerek tacir gibi davranmadığının görüleceğini belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Yurtiçi Taşıyıcısının Sorumluluğu ....Sigorta Poliçesine dayalı taşınan emtia zararının tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı ile davalıya devredilen..Sigorta A. Ş. Arasında 24.03.2020 düzenleme tarihli ... nolu Yurtiçi Taşıyıcısının Sorumluluğu ... Sigorta Poliçesi yapıldığı, poliçede emtia cinsi olarak "Muhtelif Emtia" belirtildiği, poliçede İstisna ..... Grupları başlığı altında, teminattan muaf emtiaların belirtildiği, balık yeminin de istisna emtialardan sayıldığı, davacıya ait sigortalı ....plakalı aracın 22.07.2020 tarihinde tek taraflı kazası sonucu, nakliyesi yapılan "balık yemi" niteliğindeki emtianın zarar gördüğü, oluşan zararın, sigorta şirketinden talep edildiği, davalı sigorta şirketince zararlanan emtianın poliçe teminatı dışında olduğundan bahisle davacı zararının karşılanamayacağının bildirildiği görülmüştür.
Mahkemece sigorta bilirkişinden alınan 27.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, sigortalı aracın kazası sonucu, nakliyesi yapılan ve zayi olan balık yeminin, poliçede istisna tutulan emtialardan olduğu, teminat kapsamında olmadığı ancak sigortacının poliçeyi teslim etmeme ve sigorta ettireni bilgilendirmeme konusundaki yükümlülüklerinin yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olup, bilgilendirme yükümlülüğüne uyulmaması nedeniyle doğan zararın tazmini şartlarının gerçekleştiği, kanaatini bildirdiği, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporunun aksine, davaının tacir olduğu,
sigortacının TTK'nın 1423.maddede belirtilen aydınlatma yükümlüğünü yerine getirmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün itiraz edebileceği, itiraz etmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış sayılacağı, davacının bu hakkını kullanmadığı böylece poliçenin taraflara arasında belirtilen şartlarda yapıldığının anlaşılması gerekçisiyle davanın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın Aydınlatma yükümlülüğü başlıklı 1423.maddesi:
(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar.
(2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.
Sigorta poliçesi verme yükümlülüğü başlıklı 1424.maddesi:
(1) Sigortacı; sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, diğer hâllerde onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlüdür. Sigortacı poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumludur. hükmü düzenlenmiştir.
Sigortacının TTK’nun 1424/1 maddesi uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini belli bir süre içerisinde sigortalıya vermesi zorunludur. Anılan maddeler birlikte incelendiğinde, sigorta şirketinin kendileri tarafından imzalanmış bulunan poliçenin bir örneğini sigortalıya götürerek ona vermek, dilerse bir suretini sigortalıya imzalattırarak almak ve özellikle primi veya ilk taksidi poliçenin teslimi karşılığı tahsil etmekle yükümlü olduğu görülecektir.
Poliçenin. Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği konusunda sigortalı ve sigorta ettirenin imzalarını içeren bilgilendirme formu da ibraz edilmiş değildir.
İspat külfeti kendisine düşen davalı sigorta şirketi, davacının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmemiştir. Bu durumda, poliçe muafiyetleri kapsamında davalı tarafça TTK. 1423. maddeye göre aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği de ispatlanamamıştır. Yine davalı sigorta şirketinin, poliçenin davacıya teslim ya da tebliğ edildiğini ispata yarar hiç bir delil ibraz edememiştir.
Bu nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, belirlenen zararın teminat limitinde kaldığı, ihbar tarihinin 23.07.2020 tarihi olduğu, bu müracaat tarihinden itibaren 6102 sayılı Kanun'un 1427 nci maddesi gereği 45 günlük süre eklendiğinde davacının alacağının 06.08.2020 tarihinde muaccel olduğu, dava konusu hasar alacağına bu tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1059, K. 2023/1934, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama