KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1201
- Karar No
- 2024/639
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2023
- Numarası
- .......
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
... (T.C Kimlik No: ...) MİRASÇILARI
DAVACILAR
1-... - (T.C Kimlik No: ...) 2-... - (T.C Kimlik No: ...) 3-... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI
... - (T.C Kimlik No: ...) VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
YAZIM TARİHİ : 27/03/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 06/07/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile müvekkili aleyhinde Konya ..İcra Dairesinin ... ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, anılan takiplerin hiç bir yasal dayanağı olmadığı gibi müvekkilinin davalıya böyle bir borcu da bulunmadığını, Konya ...İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyasına süresinde itiraz ettiklerini, itiraz üzerine Konya ..
İcra Hukuk Mahkemesi .....E numaralı dosyası üzerinden inceleme yapıldığını ve itirazın reddedildiğini, sonrasında taraflarınca Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı davasının açıldığını, ancak söz konusu dava kapsamında mahkemece görevsizlik kararı verildiğini ve davanın Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden incelemeye alındığını, arabuluculuk kurumuna başvurulmadığı gerekçesiyle Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi .....
Esas sayılı davasının, dava şartı yokluğundan reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu davalar aşamasında, davalı tarafından başlatılan Konya ...İcra Dairesi .....
Esas sayılı icra dosyasına konu 9.204,51 TL borcun hiç bir yasal gerekçeye dayanmayan icra tehdidi altında davalıya ödenmek zorunda kalındığını, bu sebeple anılan dosya kapsamında davalıya ödenen miktar yönünden istirdat kararı verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmeye konu 7.500,00 TL değerindeki ikinci bononun ise Konya ..İcra Dairesi .....
Esas sayılı icra takibine konu edildiğini, davalıya hiç bir borcunun olmaması sebebiyle menfi tespit kararı verilerek anılan icra takibinin iptali yönünde karar verilmesini talep ettiklerini, icra takibine konu, davalı yedinde/bulunan iki adet toplamda 14.500,00 TL'lik bonoların taşınmaz satış sözleşmesi sonucu müvekkili tarafından tanzim edildiğini ve davalıya verildiğini, davalı tarafın edimi yerine getirmediği halde, hiç bir şekilde karşılığı olmayan bono üzerinden yasal takip başlattığını, söz konusu belgelerin " Konya İli Hadim İlçesi ..
Köyü .. Yolu Mevki .. ada .. Parsel sayılı taşınmazın tapuda mülkiyetin devri şartıyla" verildiğinden ve de anılan taşınmazın devir işlemi davalı tarafça yapılmadığından müvekkilin davalıya borçlu olmadığını, sözleşmeye konu taşınmaz hakkında tapu iptal ve tesciline ilişkin Hadim Asliye Hukuk Mahkemesinin ...
E sayılı davasının açıldığını, açılan davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu taşınmazın 160 m²lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptal edildiğini, ancak davalı tarafın davayı bilmesine ve dava aşamasında tapu kaydının hatalı oluşturulduğunu kabul etmesine rağmen taşınmazın devrini taahhüt ettiğini ve karşılığında müvekkilinin tanzim ettiği bonoları aldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek Konya ..İcra Dairesinin .....
Esas sayılı dosyası sebebiyle icra tehdidi altında davalıya ödenen 9.204,51 TL'nin istirdadına karar verilerek anılan bedelin ödeme tarihi olan 26/03/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin, davalıya Konya ...İcra Dairesi .....E sayılı icra takibine konu bono bedeli olan 7.500,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı aleyhinde bono bedellerinin % 20’sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imzasını inkâr etmediği ve iradesinin fesada uğratıldığı yönünde bir iddiasının da olmadığı dikkate alındığında; davada ispat yükünün tamamen davacıda olduğunu ve davacının iddialarını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, dava konusu bonoda nakden veya malen kaydı bulunmadığını, ispat külfeti davacıda olup iddianın tanıkla ispat edilemeyeceğini, bu kuralın, menfi tespit davaları için de geçerli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhinde %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "…Dosya incelendiğinde; mahkememizce davacı vekilinin yemin teklifinin davalı vekilinin beyanı üzerine davalının gelmeyeceğini belirttiği anlaşılmakla, HMK'nın ilgili hükümlerince yemin delilinin nihai bir delil olduğu, yemin teklifine karşı yemin etmemenin sorumluluğu sabit olduğu ve usulen yemin teklifine karşı olumsuz cevap verilince yapılacak başkaca bir hüküm kalmayarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiş olup, aynı zamanda her ne kadar yemin kesin delil olmuş ise de; karar aşamasında dosya incelemeye alındığında dava konusu senetlerin taraflar arasındaki bir arazinin alım satımına ilişkin olduğu,
taraflar arasında adi yazılı satış sözleşmesi vadi olduğu, söz konusu yazılı vadi sözleşmenin mahkememize sunulduğu, tanık beyanları ve davaya konu senede ilişkin satışa yönelik tapu tescil davaları mahkememiz dosyasına getirildiği ve taraflar arasındaki satış işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle senetlerin karşılığının bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, aynı zamanda dava konusu senetlere ilişkin icra takipleri yapılıp davacıdan tahsilatlar elde edildiğinden Yargıtayın ilgili kararları uyarınca açılan menfi tespit davalarında verilen karar olumlu olmasına bağlı olarak,
takibe yönelik kötü niyet tazminatı da verileceğinden…" gerekçesiyle;
Davacının davasının gerek HMK'nın ilgili hükümleri uyarınca davalı tarafın yemin deliline yerine getirmediği gerekse de; dosya kapsamında incelenen deliller doğrultusunda davasının kabulü ile;
1-Davacının Konya .. İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ile yine Konya .. İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası nedeniyle ödemiş olduğu 9.204,51 TL'nin ödeme tarihi olan 26/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının Konya .. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasından ödemiş olduğu 11.051,95 TL'nin ödemenin yapıldığı 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının Konya .. İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası nedeniyle uğramış olduğu zarar nedeniyle ödemiş olduğu bedel üzerinden takip çıkışı olan 7.000,00 TL'nin %20'si olan 1.400,00 TL'nin icra tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının Konya .. İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası nedeniyle uğramış olduğu zarar nedeniyle ödemiş olduğu bedel üzerinden takip çıkışı olan 7.500,00 TL'nin %20'si olan 1.500,00 TL'nin icra tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, davacının iddiasını yazılı belge ile ispatlayamadığını,, davacının iddiasının doğru olduğu kabul edilse bile taraflar arasındaki sözleşmeye göre önce senet bedelinin ödeneceğini, daha sonra taşınmazın devredileceğini, davacının kendi edimini yerine getirmeden müvekkilinden edimini yerine getirmesini talep edemeyeceğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, takibin haksız olmasının tek başına yeterli olmadığını, ayrıca kötüniyetli olmasının da gerektiğini, ispat yükünün takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı üzerinde olduğunu,
mahkemenin müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair bir tespiti bulunmadığını, bu sebeple müvekkili aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatının da kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Açılan dava menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacı tarafça davalıya yemin teklif edildiği, ancak yemin davetiyesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının yemin için tayin edilen günde mahkemeye gelmediği ve herhangi bir mazeret bildirmediği anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 229/1. maddesi gereğince yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Ancak, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Bu hususu ispat yükü borçludadır. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez.
Dava konusu somut olayda dosya kapsamında davalının kötüniyetle hareket ettiğini gösteren herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMk 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1201, K. 2024/639, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama