KÜNYE
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden
- Esas No
- 2023/1530
- Karar No
- 2024/1316
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- .......
- Dosya no
- .......
- Karar no
- .......
- Başkan
- .......
- Üye
- .......
- Üye
- .......
- Katip
- .......
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/09/2023
- Numarası
- ..... Esas ...... Karar
- Davacılar
- 1- .......
Karar Metni
2.370 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
2- .......
VEKİLİ
Av. .......
DAVALI
....... ....... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ
Av. .......
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 08/07/2024
YAZIM TARİHİ : 10/07/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 20/09/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka ile dava dışı ... ....
Tarım İletişim şirketi arasında düzenlenen kredi sözleşmesine müvekkillerinin müteselsil kefil sıfatı ile imzalarının alınmak suretiyle dava dışı şirketin kredi kullandığını, müvekkillerinden ... ...'ın alzheimer hastası olduğunu, diğer müvekkilinin de okuma yazma bilmediğini, kullanılan kredi içinde müvekkillerinin tek konutunun ipotek alındığını, müvekkillerinin hastalığı ve okuma yazma bilmemeleri nedeniyle imzalamış oldukları sözleşmenin ve bonoların ne anlama geleceği, kendileri açısından ne gibi bir sonuç doğuracağını bilmelerine engel bir durum olduğunu, bu nedenle düzenlenen kredi sözleşmesi ve bonoların hukuken geçersiz olduğunu,
örnek Yargıtay içtihatlarında ve ilgili kanunun açık hükümlerine göre de bu durumların açıkça ortaya konulduğunu, fiili ehliyeti bulunmayan müvekkili ... ...'ın ipotek senedi düzenleyebilmesinin mümkün olmadığını, okuma yazma bilmeyen diğer müvekkili ... .....'ın da resmi senede imza atmasının mümkün olmadığını, aile mülkü olan konut niteliğindeki taşınmaza da ipotek verilmesine eşlerin rızasının bulunmadığını, müvekkillerinin 75 ve 64 yaşında olduklarını, durumlarının kötüye kullanılarak davaya konu borç altına girmelerinin sağlanmaya çalışıldığını,
düzenlenen kredi kefalet sözleşmesi ile birlikte tanzim edilen 300.000,00 TL bedelli teminat senedinin tahsili için Konya.... İcra Müdürlüğünün ......... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, kredi borçlusu şirket ve müvekkiller aleyhine de Konya.... İcra Müdürlüğünün ........ esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ve Konya....
İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını beyanla başlatılan bu icra takiplerinden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, başlatılan takiplerin durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senedi, kefalet sözleşmesi ve ipotek için açılmış üç ayrı icra takibi olduğunu, üç icra takibinin de konusunun birbirinden farklı olduğunu, takiplerin her biri için ayrı ayrı dava açılması ve harç yatırılması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ... .....'ın okuma yazma bilmediği hususunun gerçek dışı olup mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve borçtan kurtulmaya yönelik bir tutum olduğunu, ipotek şerhinde davacı ... .....'ın kendi el yazısıyla okudum yazıp imzaladığını,
Tapu kayıtlarında ve Ticaret Sicili kayıtlarında davacı ... .....'ın imzalarının bulunduğunu ve bu durumun okuma yazma bildiğinin açık ispatı olduğunu, diğer davacı ... ...'ın da fiil ehliyetinin olmadığını iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı ... ...'ın şirket ortağı olduğunu ve şirket hisse devri işlemlerini yaptığını, fiil ehliyeti olmayan bir kişinin bu işlemleri yapamayacağını, yıllarca şirket ortaklığı yapan davacılar ve dava dışı ... .....'in aralarında yakınlık bulunmayan kişiler olarak gösterilmesinin mantık kurallarına aykırı olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu beyanla açılan davanın reddine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "...Hal böyle olmakla, davacı ... .....'ın gerek önceki tarihli resmi belgelere okur yazar olarak imza atması ve tasarrufta bulunması, gerekse de duruşmadaki beyanlarından hangi işlem için bankaya gidildiğini ve bono ve kefalet sözleşmelerini hangi amaçla imzaladığını bildiğinin anlaşılması sebebiyle bu davayı açmakla dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin anlaşılması,
davacının duruşmadaki beyanında açıkça imza inkarında bulunmaması ve buna rağmen yaptırılan imza ve yazı incelemesi sonucunda ATK Fizik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda imza ve yazıların davacıya ait olmadığı yönünde kesin bir kanaat bildirilmemesi, az yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında ifade edildiği üzere; davacının okuma yazma bilmediği kabul edilse dahi bu durumun tek başına sözleşmenin ve bonoların geçersizliği sonucunu doğurmayacak olması ve sadece bu nedenle de davacının imzaladığı sözleşmenin ve bonoların içeriğini bilmediğinin kabul edilemeyecek olması,
yine kefalet sözleşmesinin şekli unsurlarının eksik olduğu bir an için kabul edilecek olsa dahi, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareketiyle şekle aykırılığa bile isteye sebebiyet vermesi hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı ... ..... için ileri sürülen iddialara da itibar edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla;
her iki davacı yönünden sübut bulmayan davanın reddi..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu icra takipleri davacı ... ..... yönünden iş bu dosyadan verilen tedbir kararı ile durdurulduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 106.022,98 TL tazminatın davacı .... ....... 'dan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, müvekkili ... ...'ın okuma yazma bilmeyen eşi ... .....'ın eşinin kefil olmasına ilişkin geçerli bir rızasının bulunmadığını, Selçuklu Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce düzenlenen 09/08/2018 tarihli raporda; müvekkili ... .....'ın kalem tutamadığı, yazı yazamadığı, okuma bilmediği,
harfleri ve rakamları tanımadığının tespit edildiğini, müvekkili ... ...'ın icra dosyasına konu kredi sözleşmesi imzalandığı sırada Alzheimer Hastası olması nedeniyle fiil ehliyeti bulunmadığını, mahkemece dosyanın esasında belirttikleri hususlar göz ardı edilerek müvekkili ...'in kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte ve bonoların tanzimi tarihinde fiil ehliyetinden yoksun olduğu iddialarının sabit görülmediğini, müvekkilinin reçete geçmişini gösterir SGK listesi incelendiğinden kefalet sözleşmesi tarihinden çok önce alzheimer hastalığı için kullanılan ilaçları kullanmaya başladığının görüldüğünü,
fiil ehliyeti bulunmayan müvekkili ...'in bu ipotek resmi senedini düzenlemesinin mümkün olmadığını, icra dosyasının durdurulmuş olması gerekçesi ile alacağın %20'si kadar tazminat ile müvekkiller aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hakkaniyete aykırıdır okuma yazması olmayan ....'nın ise bu senede imza atmasının mümkün olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafça, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........ E. Sayılı dosyasında, takibe konu kredi sözleşmesi nedeniyle, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... E. Sayılı dosyasında takibe konu bono nedeniyle ve Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı dosyasında takibe konu ipotek senedin geçersizliği nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemli olarak eldeki davanın açıldığı, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.
Davalı banka ile dava dışı ... .... Tarım İletişim Hırdavat Dış Tic. Ltd. Şti arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde, davacıların 05.11.2012 tarihli kefalet sözleşmesi ile müteselsil kefil olarak yer aldıkları, aynı kredi sözleşmesine teminat teşkil etmek üzere düzenlenen ......... keşide, ......... vade tarihli, lehtarı davalı banka, keşidecisi dava dışı borçlu şirket olan 300.000,00 TL bedelli bonoda avalist sıfatıyla yer aldıkları, yine aynı kredi sözleşmesine teminat teşkil etmek üzere davacıların 1/2 hisse oranı ile maliki oldukları taşınmazı davalı banka lehine ipotek verdikleri,
Davacı ... ...'ın kredi sözleşmesi kefalet tarihinde, fiili ehliyeti olmadığı (alzeimer), eşi diğer davacı ... .....'ın okur yazar olmadığından geçerli bir eş rızası bulunmadığı sebepleriyle, bono düzenleme tarihinde ve ipotek tesis tarihin fiili ehliyeti olmadığı sebebiyle; davacı ....'ın ise okur yazar olmadığı sebebiyle kefalet sözleşmesinin, bononun ve ipotek senedinin geçersiz olduğu sebeplerine bağlı olarak menfi tespit isteminde bulundukları anlaşılmıştır.
Genel kredi sözleşmesinin ve kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihinden (01.07.2012) sonra düzenlenmiş olması nedeniyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK hükümleri uygulanacaktır.
Davacı ... ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı ... ... sözleşme, bono düzenleme ve ipotek senedi düzenleme tarihinde fiili ehliyetinin olmadığından bono ve sözleşmelerin geçersiz olduğu ayrıca diğer davacı ....'nın okur yazar olmaması nedeniyle de geçerli bir eş rızası bulunmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu iddiasında bulunmuştur.
Mahkemece alınan N.E.Ü Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalı öğretim üyelerinden alınan 08.03.2023 tarihli raporda, davacının 05.11.2012 tarihinde akıl sağlığının yerinde olup olmadığının hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığının yeterli kanaat oluşmadığı,
sahsın 23.02.2023 tarihi dışında NEÜ Nöroloji ana bilim dalına başvurusu olmaması nedeniyle daha önceki bulguları ile ilgili bilgilerin alınması için önceden muayene olduğu hastanelerin (14.03.2014 - 27.03.2019 tarihleri arasında Meram Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniğinde takip edilmiştir) nöroloji ve psikiyatri hekimlerinden oluşan bir sağlık kurulunda değerlendirilmesinin uygun olduğu, yönünde davacı ... hakkında net bir kanaat bildirilmemiş ise de ilk derece mahkemesinin de hüküm gerekçesinde dayanak yaptığı Konya.....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... ... E. -... ... K. (bozma öncesi ... ...E.-... .... K.) sayılı davacı ...'e vasi tayini talepli dava dosyasından, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulundan alınan 16.07.2014 tarihli raporda, nöroloji polikliniğinde takip edilen hasta başlangıç dönem Alzheimer hasatlığı tanısı almış ve tedavisi düzenlenmiştir.
Şu an ki nörolojik muayenede akli dengesinin yerinde olduğu, kendi işlerini görecek güce sahip olduğu, yardıma ihtiyacı olmadığı, vasi tayine ihtiyacı olmadığı, kanaatinin bildirildiği, mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın yargıtayca onanarak kesinleştiği, kredi kefalet sözleşmesi, bono düzenleme tarihi ve ipotek tesis tarihine yakın tarihte alınan 16.07.2014 tarihli heyet raporu ile davacının ilgili tarihlerde hukuki işlem ehliyetinin bulunduğu.
05.11.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde müteselsil kefil olarak da yer alan diğer davacı ....'nın okur yazar olmadığından, eş rızasının TBK'nın 584/1.maddesine uygun olmadığından kefaletin geçersiz olduğu iddiası yönünden ise, TBK'nın 584/1.maddesinde diğer eşin yazılı rızasının arandığı, aynı yasanın 583.madde düzenlemesinde olduğu gibi rızanın kendi el yazısı ile verilmesinin zorunlu olmadığı, davacı ....'nın duruşmada alınan beyanında, borçlu şirket ortağının kendisini bankaya götürdüğü, imzalamış olduğu belgeler ile ilgili hiç kimsenin kendisine bir şey anlatmadığı, şeklinde beyanda bulunduğu, davacı ....'nın kefalet sözleşmesi,
eş rızası beyanı, bono avalist imzalarının benzer olduğu, aynı tarihli resmi makam huzurunda yapılan resmi senette de imzası olduğu, bu durumda ilgili sözleşmede eş rızası metni altında bulunan imzanın davacı .... tarafından atıldığının anlaşıldığı, mahkeme gerekçesinde gösterilen davacı ....'nın sözleşme ve bono düzenleme tarihlerinden önceki tarihli Konya.....
Noterliği'nce düzenlenmiş 24.05.2012 tarihli hisse devri sözleşmesinde de imzasının bulunması ve bu belgeye yönelik bir geçersizlik iddiasında bulunulmamış olmasına göre, davacının okur yazar olmadığından bahisle eş rızasının geçersizliği iddiasına dayanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağından davanın reddine karar verilmesinde ve davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığından her bir davacı aleyhine ücret-i vekalete hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından bu hususlara yönelik istinaf talepleri yerinde değilse de;
ilk derece mahkemesince davalı vekili lehine ücret-i vekalet taktir edilirken, 03/09/2022 tarihlinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince ücret-i vekalet belirlenmesi gerekirken, 21/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren A.A.Ü.T'ye göre ücret-i vekalet taktir edilmesi hukuka uygun olmadığından davacı ...'in buna yönelik istinaf talebinin kabulü gerektiği,
Davacı ... ..... yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı ... .....'ın genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak yer aldığı, takip konusu bonoda avalist olarak imzasının bulunduğu, yine kredi sözleşmesine teminat teşkil etmek üzere davalı banka lehine taşınmazın 1/2 hisse maliki olarak ipotek verdiği, kendisinin okur yazar olmadığı, bu sebeple belirtilen işlemlerin geçersiz olduğu iddiasında bulunmakta ise de; yukarıda ifade edildiği üzere davacı daha önce noter belgesinde imzası bulunduğunun sabit olmasına göre, okur yazar gibi hareket ettiği, Konya....
İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı dosyasında takibe konu ipotek senedinde yer alan imzasına karşı bir sahtecilik davası bulunmadığı, yine okuma yazma bilmese bile imza kullanarak kambiyo evrakı düzenlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... E. Sayılı dosyasında takibe konu bonoda avalist imzasının geçerli olduğu, anlatılan sebeplerle ilk derece mahkemesince davacı .... hakkında Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ......... E. Sayılı ve ...
İcra Müdürlüğü'nün ...... E. Sayılı dosyaları yönünden verilen kararda ve davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığından her bir davacı aleyhine ücret-i vekalete hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından bu hususlara yönelik istinaf taleplerinin reddi gerektiği,
Ancak, 6098 sayılı TBK'nın 583.maddesi: Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır hükmü gereğince, kefalet sözleşmesinde belirtilen unsurların kefilin kendi el yazısı ile yazılması geçerlilik şartı olup.
05.11.2012 tarihli kefalet sözleşmesinde, sorumlu olunan azami miktar, müteselsil ibaresi ve kefalet tarihini içeren metinde, yazının davacı .... tarafından yazılmadığının sabit olmasına göre kefalet sözleşmesinin bu davacı yönünden geçersiz olacağı, bu sebeple davacı ... .....'ın Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ........
E. Sayılı dosyası yönünden davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince bu icra dosyası yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi; davalı vekili lehine ücret-i vekalet taktir edilirken, 03/09/2022 tarihlinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince ücret-i vekalet belirlenmesi gerekirken, 21/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren A.A.Ü.T'ye göre ücret-i vekalet taktir edilmesi hukuka uygun olmadığından davacı ....'nın bu hususlara yönelik istinaf taleplerinin kabulü gerektiği,
Anlatılan nedenlerle davacıların istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
Başkan ....... · e-imzalıdır · Üye ....... · e-imzalıdır · Üye ....... · e-imzalıdır · Katip ....... · e-imzalıdır .......
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1530, K. 2024/1316, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama