KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/186
- Karar No
- 2024/771
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/11/2022
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- İstinaf eden davalı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/04/2024
- Yazım tarihi
- 24/04/2024
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı arasında, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ait kalıpların kullanılarak, davalı şirket için döküm işi yapmak üzere anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında açık hesap ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin açık hesaptan kaynaklanan alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsil edilemediğini, elektronik posta yolu ile borç miktarı hususunda mutabık kalındığını, alacağın temini için icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek,
itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren bankalar arası en yüksek avans faizi ödenmesine, kötüniyetli olarak icra takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalının itiraz ettiği miktar üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, tarafların döküm imalatı yapılması yönünde anlaştıklarını, bu kapsamda davacı şirket yetkilisine 02/06/2017 tarihi ve devamı tarihlerde tutanaksız olarak 443 adet kalıbın davacı şirkete teslim edildiğini, bu kalıplarla ilgili olarak Konya .. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.
İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, bu kalıplar kullanılarak döküm işleri karşılığında da müvekkili tarafından davacıya bedel ödeneceğini ancak davacı şirket tarafından yapılan dökümlerin bir kısmının hatalı olduğunu, ürünlerin ayıplı olduğunu, bu durumun davacı şirkete bildirildiğini, bu ürünlerin milli savunma da kullanılacağını, hatalı dökümlerin iade alınmadığını, 443 adet kalıbın da haklı bir sebebe dayanmadan uzun süre iade edilmediğini, bu hususta ihtarname gönderildiğini, dökümlerin hatalı olması nedeniyle müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını, Konya ..Sulh Hukuk Mahkemesinin ...
D.İş dosyası ile tespit işlemi yaptırdıklarını, bilirkişi raporuna göre gizli ayıp bulunduğunu, bu parçaların tamir edilip tekrardan kullanılamayacağını, durumun derhal davacıya bildirildiğini, kalıpların da iade edilmemesi nedeniyle Konya CBS .... sor sayılı dosyası ile şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilince yapılan tüm çağrılara rağmen ayıplı olmadığı iddiası ile davacı firma tarafından iade alınmayan mallardaki ayıpların tespitine yönelik Ankara Batı ..
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, imalatların yaklaşık %32'sinin ayıplı olduğunu, bu nedenle bu ayıplı ürünlerin tahsili yönünde yapılan icra takibine itiraz edildiğini, ayıplı ürünler nedeniyle ifa gereği gibi yerine getirilmediğinden taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bedel ödeme borcunun muaccel hale gelmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede dosya kül halinde değerlendirildiğinde. Açılan işbu davada davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ....
E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatı talep edilmiş olup, alınan raporlar ve dosya kül halinde değerlendirildiğinde, taraf defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve delil kabiliyetini haiz bulunduğu, davacı alacağından ayıplı malların bedelinin tenzili suretiyle takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan 141.115,61 TL alacaklı bulunduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 141.115,61 TL üzerinden iptali ile, takibin devamına, 141.115,61 TL'ne takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartları oluşmadığından dolayı icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkemece reddedilen kısma gerekçe olarak ürünlerin ayıplı olduğunun ifade edildiğini ancak, dava konusu ürünlerde ayıp bulunmadığını, ayıp olduğuna ilişkin tespitleri kabul etmemekle birlikte ürünlerde hem açık ayıp ve hem de gizli ayıp olduğu tespit edilmiş ise hesaplamanın da ayrı ayrı yapılması gerektiğini, davalının ayıp ihbarında bulunmadığını, mahkemece davaya konu olayda ayıplı ürün olduğu kabul edilerek alacak tutarından tenzil edilmek suretiyle hüküm kurulduğunu ancak, ürünlerin iadesine ilişkin bir karar verilmediğini, bu yönde bir karar verildiği takdirde ürünlerin de iadesine karar verilmesi gerektiğini,
icra inkar tazminatı için aranan şartların bulunduğunu, likit alacağa yönelik davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yüklenici tarafından teslim edilen eserde bazı eksikliklerin veya ayıbın olduğunun fark edilmesi halinde iş sahibinin, eksik veya ayıplı işlerin tamamlanmasına kadar yükleniciye bedel ödemekten kaçınma hakkına sahip olduğunu, ayıplı ürünlerin maliyeti üzerinden yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu zira, davacı firmanın ayıplı dökümler için müvekkilinden talep ettiği ve icra takibine konu ettiği bedelin ürünlerin kilogram başı maliyetine ilişkin değil, ürünlerin satış bedeline ilişkin olduğunu,
bu halde ayıplı olan tüm ürünlerin tespiti ile bu ürünler için taraflar arasında kararlaştırılan fatura bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerekirken daha önce yapılan delil tespiti esas alınarak ayıplı dökümlerin kilogramı üzerinden yapılan maliyet hesabının, davacının müvekkilinden haksız olarak talep ettiği bedelin tespitine esas teşkil etmediğini, davacı tarafça müvekkilinden talep edilen bedel içerisine KDV de dahil olduğu halde bilirkişi raporlarında KDV'nin hariç tutulduğunu, bu hususun davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafça, davalı şirkete ait kalıpların kullanılarak davalı için döküm işi yapılması konusunda anlaştıkları, taraflar arasında açık hesap ilişkisi kurulduğu ve açık hesaptan kaynaklı alacağı bulunduğu ve işbu alacağın ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığı ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğu iddia edilmiş, davalı tarafça, taraflar arasındaki akdi ilişki inkar edilmemiş ancak, davacı tarafından anlaşma kapsamında teslim edilen dökümler işlenmeye başlayınca bir kısmının ayıplı olduğu,
bu haliyle davalı tarafından üretilecek imalatların kullanımına uygun olmadığının anlaşıldığı ve üretimin durdurularak ürünlerin ayıplı olduğunun davacıya bildirildiği ve ayıplı ürünlerin davacıya iade edilmek zorunda kalındığı, davacının ise, ayıplı imalatları geri gönderdiği, ürünlerin geri alınması davacı tarafa bildirilmiş ise de, davacının ayıplı ürünleri geri almaktan imtina ettiği gibi, döküm işinde kullanılmak üzere teslim edilen kalıpları da haklı bir sebebe dayanmaksızın uzun süre iade etmediği, yaptırılan delil tespiti ile ürünlerin ayıplı olduğunun da tespit edildiği,
davacı tarafça teslim edilen dökümlerin kalan kısmının da işlendikçe döküm hatalarının mevcut olduğu ve üretilecek ürünlerin imalatında kullanılmasının mümkün olmadığının görüldüğü, davacı tarafından başlatılan icra takibine, dökümlerin ayıplı olması ve dökümler işlendikçe ortaya çıkan ayıplar nedeniyle itiraz edildiği, davacı yüklenicinin eserin ayıpsız olarak meydana getirilmesini sağlama borcunu yerine getirmediği, ayıplı olduğu ortaya çıkan dökümlerin bedeli olarak talep edilen ücretin haksız olduğu,
geçerli bir ifanın varlığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle ödemezlik def'inde bulundukları ve ayıp oranında bedelde indirim isteme seçimlik hakkının kullanıldığı, davacı tarafından ayıplı şekilde teslim edilen tüm dökümler bakımından belirlenecek ayıplı mal bedeli oranında bedelde indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği savunulmuştur.
Davalı tarafça, ayıplı ürün teslimi savunmasında bulunulduğundan delil tespiti yaptırılmış ve alınan 01.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; ''... belirtilen adetlerde parçalarda belirtilen döküm hataları gözlendiği, bu parçaların gizli ayıplı olduğu, parçaların KDV hariç bedellerinin de 33.247,85 TL olduğu, bu parçaların tamir edilip tekrardan kullanılamayacağı...'' belirtilmiştir.
Mahkemece taraf ticari defterleri de incelenmek suretiyle bilirkişi raporu alınmış ve yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de, somut olayda uyuşmazlık; davacı tarafından teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise, ayıbın açık ya da gizli ayıp olup olmadığı ve bu kapsamda da davalı tarafından süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ayıplı teslim söz konusu ise, davalının bedelde indirim seçimlik hakkını kullandığı da göz önünde bulundurulduğunda indirime konu bedel miktarının ne olacağı hususlarına ilişkin olduğu,
bu kapsamda mahkemece alınan 26.9.2022 tarihli bilirkişi raporunda ''... davalı işletme adresinde daha önceden ayrımı ve tasnifi yapılmış tüm çelik döküm parçaların gizli ve açık olmak üzere ayıp içerdikleri, ayıplı olarak kabul edilen 15 farklı toplam 184 adet çelik döküm parçanın toplam ağırlığının 2772,3 kg olup, günümüz güncel fiyatlarına göre toplam bedelinin KDV hariç 74.852,01 TL olarak tespit edildiği...'' hususunun bildirildiği ancak, söz konusu raporun uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmadığı gibi rapora itirazların da karşılanmadığı anlaşılmakla, mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında,
bilirkişi raporuna itirazları da karşılayan, uyuşmazlığı çözmeye elverişli ve hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre, sair istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığında dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/186, K. 2024/771, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama