KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/270
- Karar No
- 2024/121
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/12/2022
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- İhbar olunan
- —
- Dava
- Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 15/01/2024
- Yazım tarihi
- 16/01/2024
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 21/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; nakliye işiyle uğraşan müvekkilinin davalıdan .....
Plakalı aracı 250.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, aracın sözleşmede belirtilenden daha yüksek derecede ağır hasar kaydının bulunduğunu, müvekkilinin aracı aldıktan bir süre sonra aracın başka bir firmaya satıldığını, daha sonra alınan duyuma göre aracın Adana Emniyet Müdürlüğü'nce konulmuş bulunan arama kaydına istinaden Nevşehir İlinde yakalanarak trafikten men edildiğini, bunun üzerine...Taşımacılık firması yetkilisi ...'nın müvekkilini arayarak durumu söyleyerek, satış bedeli ile araca yaptıkları bakım giderlerinin iadesini talep edince müvekkilinin 330.000,00.-TL.
Satış bedeli ile 20.000,00.-TL. Motor bakım ve tamiri için olmak üzere toplamda 350.000,00.-TL. Bu firmaya ödemek zorunda kaldığını belirterek davalı taraftan satın almış olduğu aracın satış bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının satış esnasında sadece motor kısmına baktırmak ile yetindiğini, dava konusu olayda müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, müvekkilinden davacıya satışın yapıldığı sırada böyle bir şerh olması durumunda satışın yapılamayacağı düşünüldüğünde müvekkilinin uhdesinde iken bir şerh işleminin olmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin konulan arama kaydından dahi haberinin bulunmadığını, davacının hiçbir konuda ispat yükünün gereğini yerine getirmeden bu hususta bir delil sunmadan davayı açtığını, davacının kendi satış işleminde de gerçek satış bedelinin aslında 330.000 TL olduğunu,
ancak noter satışında evrak üzerinde bu bedelin 80.000 TL olarak gösterildiğini ifade ettiğini, bu satış işleminde miktarda muvazaa yapıldığının davacı tarafından da ikrar edildiğini, bu hali ile davacının kendi muvazaasına dayanarak bir hak elde etmesinin söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince "... Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası açmış, davacı yan yasal süresi içerisinde cevap dilekçesini ibraz etmiştir.
Mahkememiz dosyasına SMMM bilirkişi ..... ile Makine Mühendisi Bilirkişi ..... tarafından kazandırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda "Davacı firma ... ve Davalı firma ... arasında ticari bir faaliyetin bulunduğu,20/08/2020 Tarih .... Nolu 65.000,00_TL tutarında ki faturanın hem davalı firma hem de davacı firmanın ticari defterlerine muhasebe kayıtlarının yapıldığı, 20/08/2020 Tarih ...... Nolu 65.000,00_TL tutarındaki faturanın noter sözleşmesi ile gerçekleştiği için finans kurumları üzerinden herhangi bir ödeme zorunluluğunun bulunmadığı, Davalı firma ...’ün davacı firma ...’ya herhangi bir borcunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Somut olayımızda tüm dosya kapsamı, tüm deliller, bilgi belgeler ve mahkememiz dosyasına kazandırılan kazandırılan bilirkişi raporunun hukuka ve oluşa uygunluğu dikkate alındığında davacının davasının reddine ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalarının ve taleplerinin nelerden ibaret olduğunun doğru bir şekilde tespit edilememiş, bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin beyan talep ve itirazlarının göz ardı edildiğini, hatalı ve eksik bilirkişi raporu ile yapılan yanlış bir değerlendirme ile davalarının sanki, aracın satış bedelinin satışa rağmen ödenmediği gibi değerlendirilerek,
defterlerde gözüken bedelden dolayı borcun bulunmadığı hatalı sonucuna ulaşıldığını, davalarının, dava ve satış konusu aracın üzerindeki yakalama kaydı sebebiyle satışa konu aracın kimliği değiştirilmiş araçlardan olması sebebiyle trafikten men edilmiş olmasından dolayı ödenen satış bedelinin iadesi talebinden ibaret olduğunu, hatalı olarak gerekçeye konu edildiği gibi, aracın satılmış olup da bedelinin ödenmemiş olmasının olmadığını, dosyaya aracın trafik kayıt ve şerhleri celp edilmemiş, aracın üzerinde bulunan yakalama şerhi ve diğer kısıtlayıcı kayıtların dosya içerisine getirilmesinin sağlanmamış olduğunu,
davanın gereği gibi aydınlanmadığını, tanıklarının dinlenmemiş, davayı ispat etme imkanlarının kısıtlanmış olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıdan satın alınan aracın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın "Zapttan sorumluluk" başlıklı 214. maddesi uyarınca, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz. Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.
Aynı Yasa'nın "Ayıptan sorumluluk" başlıklı 219. maddesinde ise, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü düzenlenmiştir.
Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi, hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir. Satım sözleşmesinin yerine getirilmesi için geçirilen hakkın, objektif bir hukuk kuralından ötürü sakatlanmış bulunması, satılanın objektif bir hukuk kuralı nedeniyle öngörülen amaca hizmet edememesi “hukuki ayıp” olarak nitelendirilmektedir.
Satılanın değerine ve ondan beklenen yarara etki eden ve objektif hukukun koyduğu bir takım sınırlama ve yasaklardan doğan eksiklikler “hukuki ayıp” olarak ifade edilebilir. Hukuki ayıp, satılanın mutlaka alıcının elinden alınması sonucunu doğurmaz. Bu hal satıcının zapta karşı tekeffül sorumluluğuna değil, ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna yol açar.
Ancak, bu ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması, mevcut ayıbın gizli olması ve o malın değerini veya kullanım amacını ciddi surette azaltması veya kaldırması gereklidir.
Ayıba karşı tekeffül borcu koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı 6098 sayılı TBK'nın 227 vd. maddeleri kapsamında kendisine tanınan seçimlik haklarını satıcıya karşı kullanabilecektir. Alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakları mevcuttur. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Somut olayda, davacı tarafça, davalıdan satın alınan çekici nitelikli aracın daha sonra dava dışı şirkete satılarak teslim edildiği, aracın dava dışı şirketin mülkiyetinde iken, araç üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü'nce konulan şerh üzerine Nevşehir İli'nde yakalanarak trafikten men edildiği, araç bedelinin ve sair giderlerin dava dışı şirkete ödenmek zorunda kalındığı, bu nedenle aracın satış bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kısmının davalıdan talep edildiği, anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince mali müşavir bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişinden alınan alınan raporda, taraflar arasında araç satışına ilişkin faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, satış nedeniyle davalının davacıya borcu bulunmadığı kanaatinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince de rapor benimsenerek, dava konusu talep yanlış değerlendirilerek, araç satışından kaynaklı olarak davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; davacının talebinin açıkça satıma konu aracın hukuki ayıplı olmasından kaynaklı olarak bedel iadesi istemine ilişkin olduğu,
mahkemece iş bu talep yönünden hiç bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan hatalı nitelendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verildiği, bu nedenlerle mahkemece, yukarıda ifade edilen mevzuat hükümleri ve ilkeler çerçevesinde, davacının hukuki ayıp iddiası yönünden inceleme ve araştırma yapılarak,
hukuki ayıbın mevcudiyetinin ve dava konusu araçtaki hukuki ayıbın, davacının mülkiyetinden önceki dönemde bulunduğunun tespiti halinde, davacının talep ve iddialarına ilişkin delilleri toplanarak bir karar verilmesi gerektiğinden davacının istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan . · e-imzalıdır · Üye . · e-imzalıdır · Üye . · e-imzalıdır · Katip. · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/270, K. 2024/121, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama