İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/376 K.2024/233

2 -...

Esas2023/376Karar2024/233Tarih26 Ocak 2024Okuma13 dk · 2.553 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2023/376
Karar No
2024/233
Karar tarihi
26 Ocak 2024
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/11/2022
Numarası
Esas - 2Karar
İstinaf eden davacı
...
Vekili
Av. ... -
Davalılar
1 -...
Vekilleri
Av. ... -
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.553 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

2 -...

VEKİLLERİ

Av. ... & Av. ... - 3- ... (Konya . İcra ve İflas Dairesi - İflas Sayılı Dosyası)

İFLAS İDARE MEMURU : ... -

DAVA

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 26/01/2024

YAZIM TARİHİ : 01/02/2024

Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 30/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... şirketinin... isimli yağın üretici şirketi, davalı ... Gıda şirketinin ilgili yağın aracı şirketi, davalı ....

Gıda şirketinin de diğer davalıların distribütörü olarak müvekkili şirkete ilgili yağı satan ve fatura eden şirket olduğunu, müvekkilinin 22.04.2015-30.04.2015-27.05.2015 ve 09.06.2015 tarihlerinde faturalı olarak almış olduğu yağların Kırıkkale ve Karaman sanayi bölgelerindeki fabrika binalarına teslim edildiğini, davalıların tamamının alınan yağdaki peroksit oranının 0,80 oranında olduğu yönünde teyit ve garantilerinin olduğunu, alınan yağlarla yurt içi ve yurt dışı satışı yapılan ürünler yapıldığını, ürünlerin çeşitli mağazalarda satıldığını,

gelen şikayetler üzerine ürünler üzerinde yapılan analizlerde peroksit oranının yüksek olması nedeniyle ürünlerde bozulmalar olduğunu, satılan malların iadelerinin geldiğini, durumun davalılara bildirildiğini, müvekkilinin iade gelen mallar nedeniyle büyük zarara uğradığını, müvekkilinin zararlarının giderilmesi için Karaman..

Noterliğinin 21/09/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalılara ihtar gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını, TBK'nun 219 ve devamı maddeleri uyarınca satıcının ayıba karşı sorumluluklarının olduğunu, davalıların bu işi meslek edinmiş kuruluşlar olup sorumluluktan kaçınamayacaklarını, Karaman.. Asliye Hukuk Mahkemesini ... d.iş dosyası ve Kırıkkale ..

Asliye Hukuk mahkemesinin ... d.iş sayılı dosyaları ile müvekkilinin fabrika binalarında bulunan numuneler üzerinde tespit davaları açılarak raporlar alındığını, her iki dosyada alınan raporlarda da ürünlerin bozulmalarına neden olarak peroksit oranının yüksek olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yine bağımsız laboratuvarda yaptırmış olduğu analizlerde de aynı sonuçların çıktığını, müvekkilinin daha sonra başka firmadan aldığı yağlarla ürettiği aynı ürünlerde herhangi bir bozulma ve şikayet almadığını,

bu durumun davalılardan alınan yağlar nedeniyle ürünlerde bozulma olduğununu açık kanıtı olduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkilinin maddi zararının dava sürecinde bilirkişi aracılığıyla tespit edilmek üzere şimdilik 10.000,00TL, manevi anlamda da 500.000,00TL olmak üzere toplam 510.000,00TL'lik zararlarının ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

20/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20/09/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini 875.521,63 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı ....

A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu edilen yağlarla ilgili ne üretim aşamasında, ne tedarik ve taşıma aşamasında bir müdahalesinin olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle pasif husumet nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın bozulup zarar gördüğünü iddia ettiği malların bozulma sebebi olarak göstermiş olduğu ayıplı mallara ilişkin kanunda öngörülen süreler içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu hususta üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini,

aradan uzun bir zaman geçtikten sonra kendilerine noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, davacı şirketin basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni göstermediğini, diğer davalılar tarafından teslim edilen davaya konu yağlara ilişkin gerekli kontrollerin ürünün teslim alınmasından sonra yapılarak ayıplı olması halinde durumun hemen ortaya çıkmasını sağlayabileceğini, ancak davalının bu hususta gerekli özeni göstermediğini, davacının ürünlerin bozulmasını kullanılan yağlara bağlamasını ispat etmek durumunda olduğunu, ancak iddiasını kanıtlayamadığını, Karaman ..

Asliye Hukuk Mahkemesinin tespit dosyasında alınan TÜBİTAK tarafından hazırlanan raporda bozulmanın kullanılan yağdan kaynaklı olup olmadığıyla ilgili yorum yapılamayacağının raporlandığını, müvekkili şirketin piyasada başkaca şirketlere de ticari satışı olduğunu, ancak satılan mallara ilişkin başkaca şirketlerden bir şikayet olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı.... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin piyasadan toplattığı ve iade aldığı mallarda müvekkili şirket tarafından satılan yağların kullanıldığının ispat edilemediğini, bozulma sebebinin de yağlardan kaynaklandığının ispat edilemediğini, yine yağların davacı şirkete teslim edildiğinde ayıplı olduğunun ispat edilemediğini, bu nedenlerle davacının iddialarının kanıtlayamadığını, tespit dosyalarında alınan TÜBİTAK raporlarında da bozulmanın yağdan kaynaklı olduğunun tespitinin yapılamadığının raporlandığını, müvekkili tarafından satılan yağların tesliminden sonra davacı tarafından hangi şartlarda saklandığının,

ne zaman kullanıldığının belli olmadığını, yine yağların saklama ve kullanılma sürelerine bağlı olarak içerisinde bulunan peroksit oranının artmasının doğal olabileceğini, teslim yapıldıktan ve kullanıldıktan 10 ay sonra yapılan analizlerde oranın yüksek çıkmasının da doğal olabileceğini, yağ deposunun bir gece boyunca açık bırakılarak oksijenle temas etmesinin bile peroksit oranının artmasına neden olabileceğini, üretimde kullanılan yağların ve üretilen malların saklama koşullarının da bu sürece etki edebileceğini, müvekkili şirketin satılan yağların marka sahibi olup pasif husumet ehliyetinin olmadığını,

davacı şirketin müvekkili şirkete karşı ayıp ihbarı külfetlerini yasal hak düşürücü süreler içinde yerine getirmediğini, iddia edilen ayıbın gizli ayıp olduğu düşünülse dahi yine zamanında ayıp ihbarı yapılmadığını, müvekkili şirketin satıcı sıfatına sahip olmadığını ve sözleşmede yer almadığını, müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin istemiş olduğu manevi tazminat miktarının da fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye yönelik bir talep olduğunu ayrıca ticari itibarının zedelendiği iddiasının da kanıtlayamadığını savunarak la açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu yağların diğer davalı .... şirketine ait olduğunu, alım satım akdi nedeniyle müvekkilinin illiyet bağının olmadığını, müvekkili şirketi husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle öncelikle husumet eksikliğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının hak düşürücü süre içinde iş bu davayı açmadığını, bu nedenle de davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya satışı yapılan ürünlerin ürün analiz sertifikalarıyla birlikte teslim edildiğini,

bu durumun yağların teslim edildiği tarih itibariyle peroksit oranının belirlenen standartlara uygun olduğunun kanıtı olduğunu, muhafaza koşullarına bağlı olarak peroksit oranının hızla artabileceğini, davacı şirketin teslim edilen yağları hangi koşullarda muhafaza ettiğine ilişkin bir delilin dosyada mevcut olmadığını, davaya konu edilen yağların başkaca firmalara da satıldığını ancak herhangi bir şikayet ve ayıp ihbarının söz konusu olmadığını,

tüketici şikayetli üç ürünün üretim tarihinin davaya konu yağların teslim tarihinden önce olduğunun tespit edildiğini bu nedenle bozulan ürünlerin tamamında davaya konu yağların kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmediğini, tespit dosyalarında alınan raporlarda açıkça bozulmanın yağlardan kaynaklı olduğunun da tespit edilmediğini, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde deliller ortaya koyduğunu, müvekkili şirket ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını ancak ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilirse tüm yasal unsurların mevcut olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince. TBK 41. Maddesi gereğince üreticinin alıcı ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmasa bile üründeki ayıptan sorumlu olduğu, davalı .... şirketinin, ayıplı olduğu ileri sürülen dava konusu yağın üreticisi olması, davalı ... Gıda şirketinin, ürünün tasarımını ve imalatını yaptırıp piyasaya arzını sağlaması, davalı ....

Gıda şirketinin de ilgili yağı satan ve fatura eden şirket olması karşısında davalıların pasif husumet ehliyetlerinin olduğunun kabulü gerektiği, dava taraflarının iddia ve savunmaları ile dosyaya sundukları deliller, yukarıda yer verilen yasa hükümleri ve yüksek mahkeme içtihatları ile aldırılan bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde.

Davacı şirketin, ürettiği ürünlerin ambalajlarında da belirtili olan ......, Helal ve TSE, Çevre Yönetim Sitemi gibi kalite standardına ilişkin uygunluk belgeleri olan gıda üreticisi bir firma olduğu, hal böyle olmakla gıda üretiminde kullandığı dava konusu yağın, kalitesini ve uygunluğunu gerekli ekipmanlar ve uzmanlar eliyle derhal muayene ettirmesi gerektiği,

salt kendisine gelen yağların üzerindeki son kullanma tarihine veya satıcının gönderdiği analiz raporlarına göre hareket ederek sağlık açısından risk oluşturabilecek şekilde kendisi veya bağımsız bir uzman ekip tarafından muayene yaptırılmaksızın kendisine gelen hammaddeyi üretimde kullanmasının ve ürünlerine bunu göre raf ömrü belirlemesinin almış bulunduğu sertifikalara ve basiretli tacir ilkesine aykırı nitelikte olduğu, buradan hareketle davacının TTK 23/1-c maddesinde düzenlenen 2-8 günlük ayıp ihbarı sürelerine uygun hareket etmediği,

kaldı ki tüketiciler tarafından yapılan ilk şikayet tarihi ile analiz yaptırma ve bunun davalılara bildirilmesi arasında geçen süre dikkate alındığında somut olayda TBK 223. Maddesinde düzenlenen derhal bildirim koşuluna göre de hareket edilmediğinin anlaşıldığı, ayıp ihbarının zamanında yapılmaması sebebiyle davacının satın aldığı ürünü olduğu gibi kabul ettiği ve bundan doğan bir zararı varsa bile bunun tazminini isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini ve yargılama aşamasındaki tüm beyanlarını tekrar etmekle, delillerin toplanmadan karar verildiğini, mahkemece, ayıbın gizli mi açık ayıp mı olduğu belirlenmeden ve buna dair deliller toplanmadan tahkikatın bitirildiğini, paketli son mamül (bisküvi, çikolata, kek vs ürünler) ürünlerinde hammaddeden meydana gelen ayıbın tespitinin ancak tüketiciden gelen geri dönüşlerin üzerine yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkabilecek gizli bir ayıp olup, bunun tespitinin de hayatın olağan akışına göre 2 veya 8 günlük süre içerisinde olmasının mümkün olmadığını,

o halde bu tür ayıpların tespitinin öncelikle şikayetlerin gelmesi, şikayetlerin nedeninin araştırılması ve akabinde de yetkili laboratuvarlarda yapılacak incelemeler sonucunda ortaya çıktığından TTK'nın 23. maddesi hükümlerinin burada uygulanma imkanı olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/591 Esas- 2015/875 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı gibi, eğer ayıp, ağır kusur veya hile ile gizlenmiş ise zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, aynı zamanda da ayıbın ihbarının kural olarak herhangi bir şekle bağlı tutulmadığını, davalıların ...yağlarını gizli ayıplı olarak teslim ettiğini,

yağların geliş tarihleri ile üretimde kullanılması ve ürünlerin teslim tarihleri de dikkate alındığında yağların tümünün SKT tarihleri içerisinde kullanıldığını, bu husus ile ilgili daha önce beyan dilekçelerinde gerekli açıklamaların yapıldığını, ancak, bilirkişi kurulu tarafından bu hususun gözden kaçırıldığını, müvekkili şirketin her ne kadar süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Ticari Satış ve Mal Değişimi” başlıklı 23. Maddesinin (c) bendinde. “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.

Diğer durumlarda Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” şeklinde düzenleme olduğunu, müvekkili şirkete gelen bu hammaddelerin açık ayıplar bakımından laboratuvarında incelendiğini ve ilk inceleme sonucunda alım kriterine aykırılık tespit edilemediğinden hammaddenin kabul edildiğini, müvekkili şirketin her basiretli tacir gibi kanundan doğan sorumluluğunun farkında ve bilincinde olup kendi üzerine düşen gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini, hal böyle iken kanun maddesinin TBK 223. e atıfta bulunduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında ise;

''(2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' denildiğini, müvekkil şirketin müşteri şikayetlerini davalı yana da bildirdiğini ve davalı yanca da bu durumun kabul edildiğini, kaldı ki ayıp süresi içerisinde ihbar edilmese dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 225'inci maddesinde; ''Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.

Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.'' denildiğini, 6098 Sayılı TBK'nın 227 ila 229.cu maddeleri ayıplı mal satımı konusunda alıcıya seçimlik haklar tanımış olup, satıcının bu seçimlik hakkını kullanan alıcının zararlarını gidermek zorunda olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ayıplı ürün satışı nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı taraf, davalıların üreticisi, distribütörü ve satıcısı olduğu yağların ayıplı olduğunu, bu nedenle zarara uğradığını, süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talep etmekte, davalılar ise davacının satın aldığı yağın ayıplı olmadığını, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesinde "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" düzenlemesi bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinde ise;

" Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır" hükmü bulunmaktadır.

Bu itibarla, öncelikle; dava konusu malzemenin ayıplı olup olmadığının saptanması, ayıplı olduğunun belirlenmesi halinde ise yukarıda sözü edilen yasa hükmünde belirtilen sürelerde ayıp ihbarı bulunup bulunulmadığı belirlenerek, sorumluluk durumunun değerlendirilmesi icap etmektedir.

(Yargıtay 11. HD 2014/8643 E., 2015/6135 K. Sayılı karar) Dava konusu somut olayda davacı taraf, yağların ayıplı olduğunun yağların kullanıldığı ürünlerin satıldığı şirketlerin müşterilerinden gelen şikayetler nedeniyle ürün iadeleri yapılması nedeniyle ortaya çıktığını beyan etmekte olup davacının bu beyanına göre dava gizli ayıp iddiasına dayalıdır. Buna göre öncelikle dava konusu yağın gizli ayıplı olup olmadığının ve davacı tarafça TBK 223/2.

Maddesine uygun olarak ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak alınan 20.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 13.10.2020 tarihli ek bilirkişi raporunda dava konusu yağların raf ömrüne ilişkin değerlendirmeler yapıldığı, ancak yağların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliğinin ne olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmektedir.

Ayrıca, mahkemece davacı tarafça tüketiciler tarafından yapılan ilk şikayet tarihi ile analiz yaptırma ve bunun davalılara bildirilmesi arasında geçen süre dikkate alındığında somut olayda TBK 223.

Maddesinde düzenlenen derhal bildirim koşuluna göre de hareket edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de tüketiciler tarafından yapılan şikayetler davacıya değil, davacının müşterilerine yapıldığından davacının ayıbı tüketici şikayetleri ile birlikte öğrendiğinin ve dolayısıyla ayıp ihbarı süresinin söz konusu tüketici şikayetleri ile başlayacağının kabulü mümkün değildir.

Ayrıca, davacı taraf, davalılara göndermiş olduğu ihtarnamede ürün iadeleri üzerine durumu davalılara bildirdiğini, davalıların da gelerek yağlardan numune aldıklarını beyan etmektedir. Yine davacı tarafça ibraz edilen ve davacı şirket adına hareket ettiği anlaşılan .... tarafından davalı ...com adresine gönderilen 11 Eylül 2015 tarihli elektronik iletide davalı şirketin 11.09.2015 tarihinde gelen yetkililerin numune aldığından söz edilmektedir.

Mahkemece dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığının belirlenmesi için konusunda uzman gıda ve kimya mühendislerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu yağların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı hususunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınmasından sonra ürünlerin ayıplı olduğu anlaşılırsa,

ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının davacının iddia ettiği gibi davalıların yağlardan numune alıp almadığı hususu davalılardan sorularak ve davacının müşterileri tarafından davacıya kesilen iade faturaları ve davacı tarafça sunulan 11 Eylül 2015 tarihli elektronik ileti de dikkate alınarak belirlenmesinde sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih, .. Esas .. Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/376, K. 2024/233, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekilleri
  4. İflas İdare Memuru : ... -
  5. Dava
  6. İstinaf Kararının
  7. Karar Tarihi : 26/01/2024
  8. Yazım Tarihi : 01/02/2024
  9. Dava
  10. Cevap
  11. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  12. İstinaf Sebepleri
  13. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/376
Karar No
2024/233
Tarih
26 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/376 K.2024/68
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/377 K.2024/64
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/378 K.2024/48
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/378 K.2024/19
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/378 K.2024/38
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/378 K.2024/46

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.