KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/397
- Karar No
- 2024/223
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... - [
- Davalı
- ... - (T.C Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/01/2024
- Yazım tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
1.945 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hollanda'da ikamet ettiğini, belli zamanlarda ülkeye geldiğini ve yurt dışında kazandıklarını ülkemizde gayrimenkul alarak yatırım yapma amacı güttüğünü, müvekkilinin Ağustos 2021 tarihlerinde sahibinden.com sitesinde bir ilan gördüğünü, bu ilandaki evi beğendiğini ve satın almak istediğini, daha sonrasında telefon ile görüşmeler yapıldığını ve emlakçı vasıtasıyla bir araya gelindiğini, emlakçı vasıtası ile müvekkilinin davalı ile tanıştığını ve villanın satışı için tarafların anlaştıklarını, tapunun alınması için müvekkilinin karşı tarafa 700.000 TL nakit ödediğini,
2.000.000 TL de kredi çekerek ödeme yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre kalan 3.000.000 TL'lık borcuna karşılık 15/01/2022 vade tarihli bir senet verildiğini ve Konya ili Meram İlçesi ... Mahalle ...Ada .. Parselde bulunan B blok 42 nolu bağımsız bölüm, aynı yer ... Ada. Parselde bulunan A-6 Blok 44 nolu bağımsız bölüm, Konya İli, Karatay İlçesi, ... Mah. .. Ada. parselde bulunan Zemin Kat 3 nolu bağımsız bölüm ve Konya İli Karatay ilçesi ...Ada.
Parselde bulunan A-Blok Zemin Kat 23 nolu bağımsız bölümlere de ipotek tesis ettirdiğini, senetler ödendikten sonra hem ipoteklerin kaldırılması, hem de senedin teslim edilmek üzere anlaşıldığını, müvekkilinin Hollanda'da iken bu senedin ödemelerini muhtelif tarih ve miktarlarda yaptığını, ancak senedin kendisine teslim edilmeyerek senedin icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin mal varlıklarına haciz koyarak davalının kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin takibe konu senede karşılık vade tarihinden sonra ve icra takibinden önce 18/01/2022 tarihinde 900.000 TL (dokuzyüzbin Türk Lirası) ....'a,
25/01/2022 tarihinde 520.000 TL (beşyüzyirmibin Türk Lirası) ...'ya, 07/03/2022 tarihinde 58.000 EURO (ellisekizbin Euro) ...'a, 14/03/2022 tarihinde 18.000 EURO (onsekizbin Euro) ...'a, 15/03/2022 tarihinde 32.000 EURO (otuzikibin Euro) ...'a ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin hepsinin banka üzerinden yapıldığını, elden ödeme söz konusu olmadığını, davalı tarafın, müvekkile kendi şirketine ait antetli bir kağıtta bu ödemeleri kabul ettiğini gösteren yazıların da mevcut olduğunu, müvekkilinin Türkiye'ye geldikten sonra Konya Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma dosyasından şikayette bulunduğunu belirterek; müvekkilin "Konya ..
İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyasından müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetli davalının alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların hiçbirini kabul etmediklerini, dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmayıp Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, Bu nedenle HMK 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından dolayı davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, takibe konu 3.000.000 TL bedelli bononun taraflar arasındaki ev alım-satımı ile alakası olmadığını, bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde dava dışı ....,
... ve müvekkili ...'a toplamda 1.420.000 TL ve 108.000 Euro ödeme yaptığını iddia etmesine rağmen bu ödemelerin icra takibine konu bonoya istinaden ödendiğine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir yazılı delil bulunmadığını, tarafların dava dışı ...., ... ve müvekkili ...'a yapılan ödeme tarihlerinden sonra 18.03.2022 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede açıkça ...'ün "...'a ve ...'ın verdiği başka banka hesaplarına, gönderdikleri havale veya EFT'ler ...'ın ...'e elden verdiği paraların karşılığıdır. ... gönderdiği havale ve EFT'lerine karşılık ...'tan herhangi bir para ve hak talebinde bulunmayacaktır." yazdığını,
davacı tarafın dava dilekçesi ile tanık deliline dayandığını, ancak HMK gereği huzurdaki davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, tanık dinletme talebine ve imzasız belgelere muvafakatleri olmadığını belirterek, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince.
Davacı vekilince müvekkili tarafından takibe konu borcun davacı tarafından muhtelif tarihlerde davalının ve davalı tarafından gösterilen ... ve ....'ın banka hesaplarına havale yapılmak suretiyle ödendiği iddia edildiği ve bu iddiaları yönünde banka havale makbuzları sunulduğu, savalı tarafça da söz konusu ödemelerin davalının davacıya elden verilen para karşılığı olduğu yönünde 18.03.2022 tarihli sözleşme sunulduğu, söz konusu sözleşmedeki davacı imzasına davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunmayıp, sözleşme tarihinde davacının yurt dışında olduğu ileri sürülerek sözleşme içeriği kabul edilmediği,
ancak Konya Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma dosyasında verdiği 03.10.2022 tarihli savcılık ifade tutanağında davacı ...
18.03.2022 tarihli belgenin bizzat kendi huzurunda düzenlenip imzalandığını kabul ederek ikrar da bulunduğu, davanın niteliği, değeri ve HMK 201. maddesi gereğince senede karşı tanıkla ispat yasağı kuralı ve davalı tarafça açıkça muvafakat edilmediğinden davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, ve davacı tarafça delil listelerinde yemin deliline dayanıldığından en son olarak davacı vekiline yemin delilleri hatırlatıldığı, kesin süre içinde yemin metninin ibraz edilmediği,
davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, her ne kadar davacı tarafın talebi üzerine mahkemenin 09.12.2022 tarihli ara kararı ile İİK'nın 72/3. maddesi gereğince %20 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın infazı için 19.12.2022 tarihinde icra müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de;
davacının yemin deliline başvurmayacağının anlaşıldığı 21.12.2022 tarihinde yani 2 gün sonrasında bu tedbir kaldırıldığından takdiren davalı tarafın tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, İcra tehdidi altında icra takibinin ödenerek infaz edildiğini, bu nedenlerle doğrudan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğünü, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin davalı tarafça kabul edildiğini, davalı tarafın 22/04/2022 tarihli savcılık beyanında "Söz konusu müştekinin bahsettiği senetler benim müştekiye elden borç para verdiğim ve karşılığında aldığım senetlerdir. ... isimli şahısta benim borç para aldığım bir şahıstır.
Müşteki bana para havale edeceği zaman benim de ...'ya borcum olmasından dolayı parayı ...'nın hesabına göndermesini istedim. Yine ...isimli şahıs da benim iş yaptığım bir şahıstır.
Bu şahsa da borcum olmasından dolayı yine müştekinin bana göndereceği parayı ....'ın hesabına gönderilmesi istedim." şeklinde müvekkilin diğer şahıslara para gönderme sebebinin, davalı tarafın kendi istediği ve borçtan düşüleceğine ilişkin ikrarının mevcut olduğunu, davalı tarafın elden borç verdiği iddiasını tadil ettiği senetlerin elden alınan borca ilişkin olduğunu belirttiğini, mahkemece açık olan bir delilin gözardı edildiğini, mahkemenin eksik inceleme yaparak ikrar niteliğindeki beyanları gözardı ettiğini,
emlak satışına ilişkin olmasa bile bu senedin ödendiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf Konya .. İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan 15/01/2022 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli bononun davalıdan satın alınan villa karşılığında verildiğini, bono karşılığında davalıya ve davalının talimatıyla dava dışı 3. Kişilere 1.420.000,00 TL ve 108.000,00 Euro ödeme yaptığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı tarafın bononun villa satışı ile ilgisi olmayıp davacıya elden verilen paralara karşılık alındığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre bononun düzenlenme tarihinden sonraki ödemelerin taraflar arasında başka bir borç ilişkisi yoksa, mevcut borcun ifası amacıyla yapıldığının kabulü gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davalı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....
Soruşturma sayılı dosyasına vermiş olduğu 22/04/2022 tarihli beyanında dava konusu senedin davalıya elden borç olarak verdiği paralar karşılığında alındığını, kendisinin davacıdan ... ve ...isimli kişilere para göndermesini istediğini, davacının bu kişilere gönderdiği paralar ile kendisine gönderdiği paraların elden verdiği paralara ilişkin olduğunu beyan etmektedir.
Davacı tarafça imzalanan 18.03.2022 tarihli "sözleşme" başlıklı belgede de davacı ... 'ün davalı ...'a ve ...'ın verdiği başka banka hesaplarına gönderdiği paraların ...'ın elden verdiği paraların karşılığı olduğu belirtilmiştir.
Davalı dava konusu senedin davacıya elden verdiği paralar karşılığında alındığını, davacının yaptığı ödemelerin de elden verilen paralara karşılık yapıldığını savunduğuna göre davacı tarafından yapılan ödemelerin dava konusu senet karşılığında yapıldığının kabulü gerekmekte olup senedin taraflar arasındaki villa satışı nedeni ile düzenlenip düzenlenmediği hususunun sonuca etkisi bulunmamaktadır.
Bir başka anlatımla dava konusu senet villa satışı nedeniyle düzenlenmiş olsa da, elden verilen paralar karşılığında düzenlenmiş olsa da senet bedeli ödenmiş ise davacının menfi tespit talebinin kabulü gerekir.
Davacı tarafça ibraz edilen banka dekontlarına göre davacı, 18/01/2022 tarihinde dava dışı ...hesabına 900.000 TL, 25/01/2022 tarihinde dava dışı ... hesabına 520.000 TL göndermiş, davalı hesabına da 07/03/2022 tarihinde 58.000 Euro, 14/03/2022 tarihinde 18.000 Euro 15/03/2022 tarihinde 32.000,00 Euro olmak üzere toplam 108.000,00 Euro para göndermiştir. Görüldüğü üzere ödemelerin tamamı dava konusu senedin düzenleme ve vade tarihlerinden sonradır.
Davacının göndermiş olduğu 108.000 Euronun ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre Türk Lirası karşılıkları 58.000 * 15.5822 =903.767,00 TL, 18.000 *16,2161 =291.899,80 TL ve 16,2705 * 32.000 =520.656,00 TL olmak üzere toplam 1.716.322,80 TL olup davacı icra takibinden önce 1.716.322,80 +1.420.000,00 =3.136,322,80 TL ödemiştir. Yapılan ödeme miktarı icra takibinde istenen 3.095.400,00 TL'nin üstündedir.
Buna göre mahkemece davacının ödeme iddiasını ispatladığı, davacı tarafından Konya ..İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına 3.938.500,00 TL ödendiği, icra dosyasına ödenen paranın 18/01/2023 tarihinde davalıya ödendiği, İİK 72/6. Maddesi gereğince istirdat davasına dönüştüğü gözetilerek davacının ödediği bedelin istirdadına karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar vermek gerektiği, davalının herhangi bir alacağı olmadığını bildiği halde dava konusu senedi icra takibine koyması nedeniyle İİK 72/5. maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 600.000,00 TL kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı taraf davalı hakkında Konya ..Ağır Ceza Mahkemesi'nin..
Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını beyan ederek bu davanın sonucunun beklenmesini talep etmişse de dairemizce davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğundan sonucunun beklenmesi talep edilen dosyada verilecek kararın eldeki dosyayı etkilemeyeceği, bu nedenle anılan dosyanın sonucunun beklenmesi gerekmediği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/397, K. 2024/223, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama