KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/428
- Karar No
- 2024/237
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 26/01/2024
- Yazım tarihi
- 01/02/2024
Karar Metni
1.696 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. esas sayılı dosyası ile açılan Menfi Tespit davasında 17/01/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, sadece şirket yetkilisi .... ile makine satışına ilişkin ticaret olduğunu, söz konusu senedin de bu ticaret kapsamında peşinat olarak verildiğini, senedin peşinat olarak verilmesine ve .... plakalı aracın davalı şirket yetkilisine devredilmesine ve davalı şirket yetkilisi .... hesabına 35.000,00 TL ödeme yapılmasına rağmen davalı şirket yetkilisi tarafından makinaların (kauçuk kesme makinası) teslim edilmediğini, davalı tarafından müvekkili şirket aleyhinde Konya ..
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu alacak ile ilgili müvekkilinin borçlu olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki tarafın tacir olduğunu, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yapılan takibin kambiyo senetlerine mahsus bir takip olup, imzası davacı tarafça ikrar edilmiş kambiyo senedinin takibe konu edildiğini, dolayısıyla imzası ikrar edilmiş senede karşı davacının borcu olmadığını ancak senet ile ispat etmek zorunda olduğunu, davacının tanık dinletmesine muvafakatleri olmadığını, müvekkili şirketin makine üretimi ve makine alım satımı yapan bir şirket olduğunu,
davacının talebi doğrultusunda müvekkili tarafından davacıya 200 tonluk kauçuk kesme makinesi üretildiğini, bu makinenin fiyatının 500.000,00 TL olup davacı ile yapılan maliyet hesabının ise 289.250,00 TL olarak görüldüğünü, bu maliyet hesabına istinaden davacı tarafından .... plakalı Renault Fluence marka aracın 75.000,00 TL’ye sayıldığını, davacı tarafından satışı verileceği iddiası ile verilen .. plakalı Hundai İ20 marka aracın verildiğini ve 60.000,00 TL’ye sayıldığını, akabinde toplamda 69.000,00 TL’lik üç adet senet verildiğini, bunların sonucunda kalan alacak olarak 85.250,00 TL olarak hesap görüldüğünü,
05/10/2021 tarihinde görülen hesap neticesinde ödenmeyen evraklar ile birlikte toplam 192.250,00 TL alacaklarının bulunduğunu, ancak davacının satışını vadettiği ... plakalı aracı vermediğini, bu nedenle aracın şirket yetkilisi .....'a iade edildiğini, davacıya makinenin teslim edildiğini, davacı tarafından müvekkili emrine imza edilen 30/11/2021 vade tarihli 30.000,00 TL tutarındaki senedin de davalıya davacıya yapılan tüm müracaatlara rağmen müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine Konya ..
İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek davanın reddine, alacığın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...4.Uyuşmazlığın Toplandığı Husus: Gerek davacının aşamalardaki anlatımları gerekse de davalının aşamalardaki savunmalarından anlaşıldığı üzere dava konusu bono, 200 Tonluk Kauçuk Kesme Makinesinin avans bedeli olarak tanzim edilmiş olup bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf ise bononun tanzimine dayanak makinenin davacıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır. Tarafların bononun tanzimine dayanak temel ilişkiyi kabul etmesi sebebiyle yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05/03/2020 Tarih ve 2017/13-612 Esas-2020/258 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak sözleşme konusu makinenin teslim edilip edilmediği hususu mahkememizce araştırılmıştır.
5.Davalının Malın Teslim Edildiğine İlişkin Tanık Dinletme Talebinin Değerlendirmesinde; Her ne kadar davalı aşamalarda alınan beyanlarında malın davacıya teslim edildiği hususunda tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13/07/2011 Tarih ve 2011/19-426 Esas-2011/516 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak "Satılanın tesliminin hukuki işlem niteliğinde olması sebebiyle malın miktar ve değeri nazara alınarak" bu yöndeki iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorunda olduğundan ve davacının tanık dinlenmesine açıkça muvafakat etmediği anlaşılmakla davalının malın teslimi hususunda tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
6.Dava Konusu Bononun "malen" Açıklamalı İhdas Nedeni Açısından Yapılan Değerlendirmede. Mahkememizin 17/01/2023 tarihli duruşmasında davacı/keşideci şirket yetkilisinin isticvabına karar verilmiş ve dava konusu bono altında bulunan imzanın kendisine ait olup olmadığı hususu sorulmuş, keşideci şirket yetkilisi alınan beyanında bono altında bulunan imzanın kendisine ait olduğunu ifade etmiştir.
Yukarıda detaylandırıldığı üzere dava konusu bono üzerinden ihdas nedeni "malen" olarak ifade edilmiştir. Bu sebeple yine yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/03/2022 Tarih ve 2019/(19)11-122 Esas-2022/400 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında senedin kayıtta belirtilen sebep ile düzenlendiğine ve edimin yerine getirildiğine karinedir.
Buradan hareketle davalının, dava konusu bononun tanzimine dayanak makinenin teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiş, dolayısıyla malın teslim edilmiş olması sebebiyle davacının bononun mal teslimi gerçekleşmediği iddiasıyla bedelsiz kaldığı yönündeki iddialarına itibar edilmemiş ve davasının reddine karar verilmiştir.
7.Davacıya Yemin Hakkının Hatırlatılıp Hatırlatılmayacağı Hususunda Yapılan Değerlendirmede; Her ne kadar davacı dava dilekçesinde bildirdiği hukuki delillerinde yemin deliline dayanmış ise de davasındaki iddiasının malın teslim edilmemesi sebebiyle senedin bedelsiz kaldığına yönelik olduğu, yukarıda detayı verilen .T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/04/2022 Tarih ve 2020/7990 Esas-2022/3394 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bedelsiz senedin icra takibine konu edilmesinin 5237 Sayılı TCK'nın 156/1 maddesi gereğince suç teşkil ettiği, 6100 Sayılı Kanunun 226/1-c maddesi gereğince yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif olunamayacağından davacıya yemin hakkı hatırlatılmadan hüküm tesis edilmiştir.
8.Kötüniyet Tazminatı Açısından Yapılan Değerlendirmede. Yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23/01/2019 Tarih ve 2016/11650 Esas-2019/531 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında Mahkememizin 23/02/2022 tarihli kararı ile tedbir kararı verildiği ve tedbir kararın infaz edildiği dolayısıyla davalı/alacaklının alacağını geç almış bulunduğu ve bu nedenle zarara uğradığı anlaşılmakla yasal şartların oluştuğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/4.
Maddesi gereğince T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı icra dosyasındaki borç miktarı olan 39.519,87 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.903,97 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilerek..." gerekçesiyle; davanın reddine, dava alacaklı/davalı lehine neticelendiğinden 2004 Sayılı Kanunun 72/4-1. cümlesi gereğince Mahkememizin 23/03/2021 Tarihli İhtiyati Tedbir kararının kaldırılmasına, bu hususta ilgili icra dairesine müzekkere yazılmasına, yasal şartların oluştuğuna kanaat edilmekle 2004 Sayılı Kanunun 72/4.
Maddesi gereğince. T.C. Konya. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyasındaki borç miktarı olan 39.519,87 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 7.903,97 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında bir ticaret söz konusu olmayıp bu hususun dosyada alınan bilirkişi raporu ile de net şekilde ortaya çıktığını, yerel mahkeme tarafından senette malen ibaresi geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına müvekkili şirketin davalı şirketi borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava menfi tespit talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, dava konusu senedin davalı şirket yetkilisi ....'ten satın alınan makine karşılığında düzenlendiğini, makinenin teslim edilmediğini, bu nedenle senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı taraf ise satışa konu makinenin davalıya teslim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre dava konusu senet üzerinde malen kaydı bulunduğu, tarafların da senedin mal karşılığı düzenlendiğini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda senetteki malen kaydının talilinin sözkonusu olmayıp ispat yükü senetteki kaydın aksini iddia eden davacıya düşmekte olup davacı malın teslim edilmediğini kesin delillerle ispatlamakla mükelleftir. Davacı taraf, malın teslim edilmediğini ispatlayacak herhangi bir delil sunmamıştır.
Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET ŞERHİ
Açılan dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
Dava konusu olayda, ispat külfetinin belirlenmesinin önem arzettiğinde, öncelikle bu konunun irdelenmesi gerektiği,
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Her ne kadar kambiyo senedine bağlanan hakkın dayanağı malın bononun "malen" kaydı içermesi nedeniyle malın teslim aldığını karine olarak kabulü gerekmekte ise de; karinenin aksinin her zaman ispatlanabileceği düşünüldüğünde.
İstinafa konu ilk derece mahkemesi kararının 4. sahifesinin UYUŞMAZLIĞIN TOPLANDIĞI HUSUS başlıklı bölümünde; mahkeme hakimi tarafından toplanan deliller çerçevesinde taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları belirlenirken "dava konusu bono, 200 Tonluk Kauçuk Kesme Makinesinin avans bedeli olarak tanzim edilmiş olup bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki ihtilaf ise bononun tanzimine dayanak makinenin davacıya teslim edilip edilmediği hususunda toplanmaktadır." şeklinde tespit yapıldığı, bu tespite karşı davalı tarafın istinaf talebinde bulunmadığı gözönünde bulundurulduğunda; bononun malen kaydı içermesi ile ilgili karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanmış olduğu, takibe konu senedin makine bedeline karşı avans olarak verildiği hususunun davalı tarafça kabul edildiği, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiği, makinenin tesliminin davalı tarafça ispatlanması gerektiği, davalının bu konuya ilişkin delillerinin toplanıp değerlendirilmediği,
eksik incelemeye dayalı olarak karar tesis edildiği, bu nedenle davacının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, alım satım akdine konu makinenin davacıya teslim edildiği konusunda davalı tarafın delillerinin toplandıktan sonra değerlendirme yapılmak üzere dava dosyasının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesi kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun istinaf talebinin esastan reddi görüşüne katılmıyorum.
Başkan ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/428, K. 2024/237, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama