KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İhtiyati Tedbir İstinaf Eden Karşı Taraf
- Esas No
- 2024/1266
- Karar No
- 2024/1617
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 25/07/2024
- Numarası
- Esas
- Talep eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
1.758 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
Av.
TALEP
İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
YAZIM TARİHİ : 18/10/2024
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 25/07/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin kardeşi ............. ile davalı şirkette %50'şer hisse ile ortak olduklarını, ticaret sicil kayıtlarından da görüleceği üzere, 2011 yılında müvekkilinin %50 olan payının 2016, 2017, 2019, 2023 ve 2024 yıllarında yapılmış olarak görülen genel kurul kararlarıyla 2024 yılında %0.75 oranına indirildiğini, 2016 yılı ve sonrasında yapılan genel kurullardan hiçbirinin çağrı üzerine yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu genel kurul toplantılarına katılmadığını, onay vermediğini, imzalamadığını,
alınan ve tescil edilen kararların müvekkilinin imzası taklit edilerek veya başka şekilde usulsüz olarak yapıldığını, 2016 yılı ve sonrasında alınan genel kurul kararlarının yoklukla batıl olduğunu, ortaklık ilişkisinin müvekkili için dürüstlük kuralı çerçevesinde çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, dava sonuçlanıncaya kadar müvekkilinin zarara uğramaması ve şirket mallarının korunması amacıyla şirketin araç kayıtlarına, iş makineleri kayıtlarına, taşınmazları ve banka hesapları üzerine 3. şahıslara devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına,
şirkete tedbiren yönetim kayyımı, reddi halinde denetim kayyımı tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...6100 s. HMK.nın 390/3. maddesine göre; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
6100 s. HMK.nın 392/1. maddesine göre de; "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez."
6100 s. HMK.nın 393/1. maddesine göre ise, "(1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar."
4721 s. MK.'nin 427/4. maddesine göre, vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa bir yönetim kayyımı atar.
Somut olayda ; dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi veya terditli olarak da şirket ortaklığından çıkmaya izin davası olup, tarafların menfaat dengesi, mevcut delil durumu göz önünde bulundurularak, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ya da davacının çıkma payı karşılığında çıkmasına izin verilmesi halinde davacının maddi haklarını etkileyeceğinden davalı şirketin malvarlığının korunması amacıyla davalı şirkete ait varsa araçlar ile iş makinaları ve taşınmazları üzerine 3. kişilere iradi olarak satış ve devrinin önlenmesi için 50.000 TL. teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması da istenilmiş ise de, davalı şirket yönetiminde organ boşluğu söz konusu olmadığından ve yasal şartları oluşmadığından davacı tarafın yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın denetim kayyımı talebi de, verilen tedbirler yeterli görüldüğünden mevcut delil durumuna göre davacının denetim kayyımı tayini talebi de reddedilmiştir.
Yine davacı tarafın, davalı şirkete ait banka hesaplarına tedbir konulması talebi davalı şirketin işleyişini bozacağı gibi ekonomik mahfına da sebebiyet vereceğinden banka hesaplarına tedbir konulması talebi de yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile, 50.000,00 TL teminat karşılığında davalı şirkete ait varsa taşınmazlar ile araçlarının ve tescilli iş makinalarının kayıtlarına 3. kişilere iradi olarak satış ve devrinin önlenilmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ
Karşı taraf davalı vekili, müvekkili şirketin katılacağı ihalelerde EKAP ve ilgili yerler takip edilerek günlük haftalık ihalelere teklif verilerek gerekli olan kiralanacak araçların temin edildiğini, ihtiyati tedbir kararı ile müvekkilinin işlerini yapamaz hale getirildiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının şirket işleri ile hiç ilgilenmediğini, ihtiyati tedbir şartları oluşmadığı gibi, alınan teminat miktarının da müvekkilinin uğrayacağı zararlar göz önünde bulundurulduğunda haksız olduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ
Mahkemece, "...Somut olayda; dava davalı şirketin feshi davası olup, davacı vekili davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin asıl taleplerinin dışında ayrıca, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı veya denetim kayyımı tayin edilmesini ayrıca, davalı şirketin araç ve iş makinaları ile taşınmazları ve banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir.
6100 s. HMK.nın 390/3. maddesine göre; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
6100 s. HMK.nın 392/1. maddesine göre de; "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez."
6100 s. HMK.nın 393/1. maddesine göre ise, "(1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar."
4721 s. MK.'nin 427/4. maddesine göre, vesayet makamı, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alır ve özellikle, bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa bir yönetim kayyımı atar.
Bu kapsamda davalı vekilinin 19/07/2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazı değerlendirildiğinde, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ya da davacının çıkma payı karşılığında çıkmasına izin verilmesi halinde, davacının maddi haklarını etkileyeceğinden, davalı şirketin malvarlığının korunması amacıyla (Adana BAM 9. HD.'nin 22/11/2019 tarih ve 2019/911 Esas 2019/1308 Karar sayılı ilamı), davalı şirkete ait araçlar ile iş makinaları ve taşınmazları üzerine 3. kişilere iradi olarak satış ve devrinin önlenmesi için 50.000 TL teminat karşılığında verilen ihtiyati tedbire yönelik itirazın dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve tarafların menfaat dengesi de gözetilerek reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf davalı vekili, ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin işlerinin aksamasına ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının şirket işlerinin aksamasına neden olduğunu, ihtiyati tedbir talep şartlarının oluşmadığını, alınan teminat miktarının da haksız olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmü,
Aynı Yasa'nın 636/4 maddesi de "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" hükmünü haizdir.
Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir.
Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir.
(Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih, 2014/15047 E- 2015/1168 K. sayılı ilamı )
İhtiyati tedbir kurumu genel olarak da HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü,
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü,
Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerek TTK'nın 636. maddesi gerekse de HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı,
kaldı ki yargılama sırasında durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemece HMK'nın 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebileceği ve bu itibarla, mahkemece ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, karşı taraf davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
karşı taraf davalının itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasına dair yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan . Üye . Üye . Katip . · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1266, K. 2024/1617, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama