İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1314 K.2025/471

2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2024/1314Karar2025/471Tarih25 Mart 2025Okuma16 dk · 3.240 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden

Esas No
2024/1314
Karar No
2025/471
Karar tarihi
25 Mart 2025
Dosya no
...
Karar no
...
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/07/2024
Numarası
... Esas - ... Karar
Davacılar
1- ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.240 kelime·16 dk okuma·8 bölüm

2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 25/03/2025

YAZIM TARİHİ : 28/03/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 17/07/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ın inşaat müteahhitliği ile uğraşmakta olup, ...... San. Tic. Ltd.

Şti.’nin yetkili temsilcisi olduğunu, şirket adına yapmış olduğu bir inşaat projesinde şirketin paraya sıkıştığı için önceden tanıdığı davalıdan borç istediğini, davalının borç para veremeyeceğini bildirdiğini ancak yapılmakta olan müteahhitlik işine ortak olursa öyle para verebileceğini söylediğini, çaresiz kalan müvekkilinin tüm işi kendisinin üstlenmesine rağmen sadece para verecek olan davalının ortaklık teklifini kabul ettiğini, belirli bir hissede anlaşılan bu ortaklık sonucunda davalının ...

Bankası Gölbaşı Şubesi’nde bulunan Iban nolu hesabından 09/06/2018 tarihinde 24.000,00 TL demir alan yere ödeme yaptığını, 12/06/2018 tarihinde 25.600,00 TL ... hesabına havale, 2.000,00 TL elden ...’a nakit, 25/06/2018 tarihinde ... hesabına 25.000,00 TL, 29/06/2018 tarihinde ... hesabına 53.000,00 TL, 08/08/2018 tarihinde inşaatta çalışan işçilere ödenmek üzere 130.000,00 TL, 27/08/2018 tarihide 48.000,00 TL demir alınan yere, 27/08/2018 tarihinde 14.000,00 TL beton alınan yere ödeme yaptığını, davalının bu ortaklık girişiminde toplamda 321.600,00 TL ödeme yaptığını,

ancak daha sonra ödeme yapmayan davalının ortaklıktan vazgeçtiğini söyleyerek parasını istemeye başladığını, 17/08/2019 tarihinde de davalının Akşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan kambiyo senetlerini müvekkiline zorla imzalattığını, senetlerin yanında protokoller de imzalattığını ve nakit olarak bu paranın verildiğini yazdırdığını, davalının takibe dayanak yapılan senetlerde belirtilen tutarlarda bir parayı müvekkillerine vermediğini, davalının toplamda 321.000,00 TL’lik bir borca karşılık zararı olduğu iddiası ile 1.100,000 TL bedelli senetleri imzalattığını,

müvekkillerinin davalıyı şikayet ettikleri birden fazla savcılık dosyası bulunduğunu belirterek; davacıların Akşehir İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasından ve dayanak senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, bunun mümkün olmaması halinde 321.600,00 TL haricindeki senet bedelleri için borçlu olmadıklarının tespitine, davalı kötü niyetli olduğundan %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların takibin iptaline yönelik Akşehir İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... esas sayılı davasını açtıklarını, açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, her iki davacının da takibe konu senetlerdeki imzalara itirazda bulunmadıklarını, hatta her iki senet için ayrı ayrı protokoller düzenlediklerini, davacı tarafın borcun kısmen bulunmadığını iddia etmesine rağmen bu iddiasını destekleyecek herhangi bir yazılı belgeye dayanmadığını, dava konusu senetleri düzenleyen kişinin davacı ... olduğunu,

müvekkilinin herhangi bir ortaklığının söz konusu olmadığı gibi senetlere tehdit vs ile imza attırdığı şeklindeki iddiaların da gerçeği yansıtmadığını, senetlerin tanzim tarihinden dava tarihine kadar 3 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir hukuki itirazda da bulunulmadığını, tanık dinletilmesine muvafakatleri olmadığını belirterek davanın reddine, davalının kötüniyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 15/03/2023 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; " Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Öte yandan dava konusu bonoların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yolundaki iddiaların da davacılar tarafça kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/8135 E-11787 K. sayılı ilamı)

Bu sebeple iş bu davada ispat yükü davacılar üzerindedir. Davacı taraf, bonoların bedelsiz olduğunu ve zor kullanılarak düzenlettirildiğini ispat yükü altındadır.

Dava konusu bonoların yağma suçu işlenmek suretiyle düzenlettirildiği yönündeki suçlamalar üzerine başlatılan Akşehir C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyası davacılarının müştekisi olduğu, şüphelisinin mahkememiz dosyası davalısı olduğu, davalı hakkında senet yağması suçlamasıyla başlatılan soruşturmada ... karar sayılı 21/12/2021 tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın sulh ceza hakimliğinin de incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacıların iddiası, tehdit ve cebir vakıalarını içerdiğinden dosyada tanık dinlenmesi mümkün ise de, dinlenecek tanıkların bonoların düzenlendiği aşamaya şahit olması halinde beyanlarının bir önem kazanacağı izahtan varestedir.

Davacılar vekili, tanık beyanına ilişkin olarak söz aldığı 11/01/2023 tarihindeki duruşmada aynen " ...dosyaya bildirmiş olduğumuz tanıklar dava dilekçesinde belirttiğimiz bonoların zorla imzalatılması olayına tanık değillerdir, bildirdiğimiz tanıklar dava tarafları arasındaki hukuki ilişkinin ne şekilde başladığını ve nasıl devam ettiğini bizzat bilen ve senetlerin neden düzenlendiği hakkında bilgisi olan kişilerdir, tanıklarımızın dinlenmesini talep ederiz," şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Tanık deliline dayanan taraf dinletmek istediği tanığın hangi konuya ilişkin ve hangi olgunun ispatına ilişkin bilgi sahibi olduğunu açıklamak mecburiyetinde olup davacı vekili açıklamasını yukarıda alıntılanan şekilde yapmıştır. Yukarıda ifade edilen Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere bir hukuki ilişkinin senede bağlanması halinde aksi ancak yazılı delille ispat edilebilir.

Tehdit ve cebir hadiselerine ilişkin bilgileri olmayan ve ancak hukuki ilişkinin ispatı konusunda dinletilmek istenen tanık beyanları dosyaya etki etmeyeceğinden ve bu konuda tanık dinlenilmesine davalı taraf kendilerine sorulmasına rağmen açıkça rıza göstermediğinden tanık dinletme talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan her ne kadar davacılar vekili dosyaya sunulu Whatsapp yazışmalarında dava konusu bonolara ilişkin bir takım ifadelerinin olduğunu ve bu ifadelerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu yazışmalarda somut olarak dava konusu bonolara dair ve bu bonoların zor kullanılarak imzalatıldığına dair bir ifade geçmediği anlaşıldığından davacılar vekilinin yazılı delil başlangıcına matuf iddiaları da yerinde görülmemiştir.

Davacılar vekili ayrıca isticvap talebinde bulunmuş ise de, yerleşik yargıtay uygulamasına göre bono içeriğinin aksine davacının iddialarının doğrulanması için isticvap deliline başvurulamayacağından ve bu konuda olsa olsa taraf yemini deliline başvurulabileceğinden isticvap talebi de yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, dosyada yemin deliline dayanmadığından, kaldı ki davacının iddiaları suç unsuru içermekle bu hususta yemin deliline de dayanılamayacağından, davacılara yemin delilinin hatırlatılması lüzumu duyulmamıştır.

Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/285 esas, 2019/5221 karar sayılı 20/11/2019 tarihli kararı; " TBK'nın 207/2 maddesine göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, satıcı ve alıcı edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, bu ilkenin aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, bu bonoların kural olarak borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, takip konusu bonoların ihdas nedeninin malen yazılı olması,

bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden bu durumda davacının, karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını kesin delille kanıtlaması gerektiği, bono vasfında kıymetli evrakta, borcun ancak aynı değerde yazılı bir delille ya da kesin delil niteliğindeki yemin delili ile kanıtlanması gerektiği, davalı tarafa davaya konu senetlerin mal karşılığı veya niçin alındığının sorulmasına ilişkin isticvap talebinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin isticvap talebinin reddi kararının usule uygun olduğu..." şeklindedir.

Öte yandan davacı tarafça, dosyaya bildirilen bir takım ses kayıtları ile dava konusu bonolardaki alacağın hükümsüzlüğü ispatlanmaya çalışılmış ise de, karşı tarafın rızası hilafına alınan ses kaydı emsal yüksek yargı kararları gereğince hukuka aykırı olarak elde edilen delil olduğundan ve davalının bu kayıtlara rızası olmadığından, söz konusu deliller mahkememizce değerlendirmeye ve incelemeye alınmamıştır. (Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2019/3384 Esas 2022/1072 Karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/1323 Esas 2021/1566 Karar)

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacıların, yukarıda açıklanan ispat koşulları çerçevesinde davasını ispatlayamadığı, soruşturma dosyasının takipsizlikle neticelendiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davaya konu icra takibi teminat yatırılmak suretiyle fiilen durdurulmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmemiştir" şeklinde karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 01/03/2024 TARİHLİ, 2023/833 ESAS, 2024/526 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI. İlk derece mahkemesinin 15/03/2023 tarihli kararına karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 01/03/2024 tarihli 2023/833 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararı ile; "...492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesine göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir.

Aynı kanunun 32. Maddesinde ise; "yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamayacağı belirtilmiştir. Harç alınması, kamu düzenine ilişkin hususlardan olup mahkemece re'sen gözetilmelidir. Dava konusu somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde Akşehir Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ve takip dayanağı senetler nedeniyle borçlu olmadığını talep etmiştir. Takip dayanağı senet bedellerin toplamı 1.100.000, TL olup, Akşehir İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı davacıdan toplam 1.341,540,41 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Buna göre mahkemece davacıya talebi açıklattırılması ve davacının talebinin icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunun anlaşılması halinde icra dosyasında talep edilen alacak miktarı olan 1.341.540,41 TL üzerinden harç alınmalıdır.

Ancak davacı taraf dava dilekçesinde dava değerini 1.100.000,00 TL olarak göstermiş ve mahkemece bu miktar üzerinden harç tamamlatılmıştır.

Mahkemece davacı tarafa talebi açıklatılarak davacının talebinin davacının talebinin icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunun anlaşılması halinde eksik harcı tamamlamak üzere usulüne uygun olarak süre verilmesi ve Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri gereğince işlem yapılması gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, esasa ilişkin diğer sebepler incelenmeksizin HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 17/07/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.

Menfi tespit davasında da anılan yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).

Öte yandan dava konusu bonoların sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yolundaki iddiaların da davacılar tarafça kanıtlanması gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2014/8135 E-11787 K. sayılı ilamı)

Bu sebeple iş bu davada ispat yükü davacılar üzerindedir. Davacı taraf, bonoların bedelsiz olduğunu ve zor kullanılarak düzenlettirildiğini ispat yükü altındadır.

Dava konusu bonoların yağma suçu işlenmek suretiyle düzenlettirildiği yönündeki suçlamalar üzerine başlatılan Akşehir C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyası davacılarının müştekisi olduğu, şüphelisinin mahkememiz dosyası davalısı olduğu, davalı hakkında senet yağması suçlamasıyla başlatılan soruşturmada ... karar sayılı 21/12/2021 tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın sulh ceza hakimliğinin de incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacıların iddiası, tehdit ve cebir vakıalarını içerdiğinden dosyada tanık dinlenmesi mümkün ise de, dinlenecek tanıkların bonoların düzenlendiği aşamaya şahit olması halinde beyanlarının bir önem kazanacağı izahtan varestedir.

Davacılar vekili, tanık beyanına ilişkin olarak söz aldığı 11/01/2023 tarihindeki duruşmada aynen " ...dosyaya bildirmiş olduğumuz tanıklar dava dilekçesinde belirttiğimiz bonoların zorla imzalatılması olayına tanık değillerdir, bildirdiğimiz tanıklar dava tarafları arasındaki hukuki ilişkinin ne şekilde başladığını ve nasıl devam ettiğini bizzat bilen ve senetlerin neden düzenlendiği hakkında bilgisi olan kişilerdir, tanıklarımızın dinlenmesini talep ederiz," şeklinde açıklamada bulunmuştur.

Tanık deliline dayanan taraf dinletmek istediği tanığın hangi konuya ilişkin ve hangi olgunun ispatına ilişkin bilgi sahibi olduğunu açıklamak mecburiyetinde olup davacı vekili açıklamasını yukarıda alıntılanan şekilde yapmıştır. Yukarıda ifade edilen Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı üzere bir hukuki ilişkinin senede bağlanması halinde aksi ancak yazılı delille ispat edilebilir.

Tehdit ve cebir hadiselerine ilişkin bilgileri olmayan ve ancak hukuki ilişkinin ispatı konusunda dinletilmek istenen tanık beyanları dosyaya etki etmeyeceğinden ve bu konuda tanık dinlenilmesine davalı taraf kendilerine sorulmasına rağmen açıkça rıza göstermediğinden tanık dinletme talebi mahkememizce yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan her ne kadar davacılar vekili dosyaya sunulu Whatsapp yazışmalarında dava konusu bonolara ilişkin bir takım ifadelerinin olduğunu ve bu ifadelerin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu ileri sürmüş ise de, söz konusu yazışmalarda somut olarak dava konusu bonolara dair ve bu bonoların zor kullanılarak imzalatıldığına dair bir ifade geçmediği anlaşıldığından davacılar vekilinin yazılı delil başlangıcına matuf iddiaları da yerinde görülmemiştir.

Davacılar vekili ayrıca isticvap talebinde bulunmuş ise de, yerleşik yargıtay uygulamasına göre bono içeriğinin aksine davacının iddialarının doğrulanması için isticvap deliline başvurulamayacağından ve bu konuda olsa olsa taraf yemini deliline başvurulabileceğinden isticvap talebi de yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, dosyada yemin deliline dayanmadığından, kaldı ki davacının iddiaları suç unsuru içermekle bu hususta yemin deliline de dayanılamayacağından, davacılara yemin delilinin hatırlatılması lüzumu duyulmamıştır.

Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/285 esas, 2019/5221 karar sayılı 20/11/2019 tarihli kararı; " TBK'nın 207/2 maddesine göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, satıcı ve alıcı edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, bu ilkenin aksini iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, bu bonoların kural olarak borcun ödenmesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, takip konusu bonoların ihdas nedeninin malen yazılı olması,

bedelin mal teslimi suretiyle ödendiğine karine teşkil ettiğinden bu durumda davacının, karinenin aksine olarak malın teslim edilmediği iddiasını kesin delille kanıtlaması gerektiği, bono vasfında kıymetli evrakta, borcun ancak aynı değerde yazılı bir delille ya da kesin delil niteliğindeki yemin delili ile kanıtlanması gerektiği, davalı tarafa davaya konu senetlerin mal karşılığı veya niçin alındığının sorulmasına ilişkin isticvap talebinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin isticvap talebinin reddi kararının usule uygun olduğu..." şeklindedir.

Öte yandan davacı tarafça, dosyaya bildirilen bir takım ses kayıtları ile dava konusu bonolardaki alacağın hükümsüzlüğü ispatlanmaya çalışılmış ise de, karşı tarafın rızası hilafına alınan ses kaydı emsal yüksek yargı kararları gereğince hukuka aykırı olarak elde edilen delil olduğundan ve davalının bu kayıtlara rızası olmadığından, söz konusu deliller mahkememizce değerlendirmeye ve incelemeye alınmamıştır. (Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi 2019/3384 Esas 2022/1072 Karar, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2021/1323 Esas 2021/1566 Karar)

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacıların, yukarıda açıklanan ispat koşulları çerçevesinde davasını ispatlayamadığı, soruşturma dosyasının takipsizlikle neticelendiği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davaya konu icra takibi teminat yatırılmak suretiyle fiilen durdurulmadığından davalı yararına tazminata hükmedilmemiştir..." gerekçesiyle, davanın reddine, yasal koşulları oluşmadığından davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemenin dar yetkili mahkeme gibi yargılamayı sürdürdüğünü, senet karşısında ispatın ancak yazılı delil ile ispatlanabileceği üzerine yargılamaya devam edildiğini, davalının bizzat emniyet müdürlüğünde soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde alacağının 900.000,00 TL olduğuna dair ikrarı, beyanı olmasına rağmen mahkemece bu duruma itibar edilmediğini, borcun ortaya çıkış sebebine istinaden tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini, davalının müvekkili ...'ın müteahhitlik işine ortak olduğunu,

buna ilişkin yazılı mesaj kayıtları ve savcılık dosyalarının delil olarak sunulduğunu, mahkemece bunlara itibar edilmediğini, senedin alınmasına sebep olan olaylar konusunda tanık dinletilmesi, senedin gerçekte bir borç içerip içermediğinin anlaşılması açısından önem arz ettiğini, görüşme mesaj kayıtlarının sadece tehditle senet alınıp alınmadığı konusu irdelenerek değerlendirildiğini, gerçekte taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ortaya çıkmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, dava konusu senetlerin taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden davalının ayrılmak istemesinden dolayı alındığını,

davalının borcun sebebini ispat etmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacılar, davalının davacı ... tarafından yapılan bir inşaat projesine ortak olmak amacıyla 321.600,00TL ödeme yaptığını, daha sonra ortaklıktan vazgeçip parasını geri istediğini , daha sonra Akşehir İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra dosyasında takip dayanağı olan 17/08/2019 tanzim, 15/10/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli ve 17/08/2019 tanzim, 15/10/2019 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bonoların zorla imzalatıldığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ise davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, zorla senet alınmasının sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır.

Borçlu, bononun teminat bonosu olduğu, ödendiği veya bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda kanunda belirtilen istisnai haller dışnda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 E., 2019/4786 K. sayılı- 2017/3521 E., 2019/1844 K. sayılı kararları). Dava konusu somut olayda ispat yükü üzerinde olan davacılar iddialarını ispatlayacak yazılı delil sunmamışlardır. Ancak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "belge" kenar başlıklı 199. Maddesinde "Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı kanunun 202. Maddesinde ise ;

"(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.

(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir" denilmektedir. Bu kanun hükümlerine göre yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunması halinde tanık dinlenmesi mümkündür.

Dava konusu somut olayda davacı taraf, davalı ile adi ortaklık kurduklarını, bu nedenle davacının 321.600,00 TL ödeme yaptığını, daha sonra ortaklıktan vazgeçtiğini söyleyerek parasını geri istemeye başladığını iddia etmiş, davalıyla aralarında geçtiğini iddia ettiği bir kısım whatsapp mesajlarını delil olarak ibraz etmiştir.

Davacı tarafça ibraz edilen ve davalıya ait olduğu ileri sürülen whatsapp mesajlarında davalı tarafından demir ve beton alımı nedeniyle ödeme yapılmasına, inşaatı satmak için yapılan yapılan pazarlık yapılmasına, davalı tarafından davalıya gönderilen paranın miktarına, gönderilen paranın üç katı ile tahsil edileceğine, kazancın paylaşılmasına,

davalının inşaatın 4 katı ile iki çatı katını bitirdiğine dair beyanlar bulunduğu görülmekte olup, sözkonusu whatsapp mesajlarının mailin davalı tarafından davacıya gönderildiğinin anlaşılması halinde "elektronik ortamdaki veri" niteliğindeki mailin davacılar lehine yazılı delil başlangıcı teşkil edeceği açıktır.

Mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 169 vd. maddeleri gereğince davalıya meşruhatlı isticvap davetiyesi çıkarılarak, davacının delil olarak dayandığı whatsapp mesajlarının davalı tarafından gönderilip gönderilmediği hususunda gerekli görüldüğü takdirde bilirkişi raporu alınması, sözkonusu whatsapp mesajlarının davalı tarafından gönderildiği sonuç ve kanaatine varılırsa, sözkonusu whatsapp mesajlarının davacı lehine yazılı delil başlangıcı teşkil ettiği gözetilerek davacı tanıklarının dinlenmesinden sonra oluşacak sonuca göre, taraflar arasında adi ortaklık kurulup kurulmadığı,

uyuşmazlığın adi ortaklık hükümlerine göre çözülmesi gerekip gerekmediği hususu da değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Kabule göre de; Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalının, ... Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 23/11/2020 tarihinde alınan ifadesinde davalı ...'a toplam 900.000,00 TL para verdiğini, davalıların da karşılığında dava konusu senetleri verdiğini beyan ettiği görülmekte olup davalının bu beyanı ikrar niteliğindedir. Mahkemece davalının, dava konusu senetlerden kaynaklanan alacağın 900.000,00 TL olduğu yönündeki ikrarı dikkate alınarak davacıların dava konusu senetlerin 200.000,00 TL'lik kısmından ve bu kısma ilişkin işlemiş faiz alacağından sorumlu olmadığı gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

5-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1314, K. 2025/471, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Kararının
  5. Karar Tarihi : 25/03/2025
  6. Yazım Tarihi : 28/03/2025
  7. Dava
  8. Cevap
  9. İstinaf Sebepleri
  10. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1314
Karar No
2025/471
Tarih
25 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/1315 K.2025/470
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1325 K.2025/411
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1328 K.2025/595
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1329 K.2025/326
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1332 K.2025/262
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1333 K.2025/303

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.