KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1398
- Karar No
- 2025/761
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/07/2024
- Numarası
- ... Esas- ... Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- İstinaf eden davalı
- ...
- Vekilleri
- Av...& Av...
- Dava
- Alacak
- İstinaf kararının karar tarihi
- 08/05/2025
- Yazım tarihi
- 09/05/2025
Karar Metni
1.361 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas -... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 04/08/2021 tarihinde imzalanan sözleşme ile 01/08/2021-31/07/2022 tarihleri arasında 12 aylık ...... tesisat numarasına %7 indirim oranı ile elektrik faturası düzenleneceği hususunda anlaşma sağlandığını, davalı şirketin sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ettiğini ve müvekkiline feshe ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, sözleşme uyarınca taraflardan birinin fesih ya da uyarlama talebinde bulunması halinde karşı tarafa bildirimde bulunması gerektiğini,
davalının işbu bildirim şartını yerine getirmeksizin sözleşmeyi feshettiğini ve sözleşmeye aykırı olarak 2022/1 ve 2022/2 dönem faturaları düzenlediğini, müvekkili şirketin otelcilik faaliyetinde bulunması nedeniyle elektrik kesintisi yaşanmaması için davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturaları ödemek zorunda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşme 12 aylık olmasına rağmen davalının elektrik birim fiyatını ileri sürerek sözleşmeyi haklı bir sebep olmaksızın feshettiğini, 2022 yılının 1. ve 2. ayında faturalara %7 indirim uygulamadığını ve müvekkili şirketten sözleşme şartlarına aykırı olarak elektrik faturası tahsil ettiğini ileri sürerek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte şimdilik 100,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 31.638,72 TL'ne yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. maddesi uyarınca 2021 yılında yaşanan kuraklık ve arz miktarındaki düşüş ile birlikte elektriğe olan oldukça arttığını e elektrik piyasasında olağan dışı artışlar meydana geldiğini, bu yaşanan olağan dışı duruma istinaden davacının 01.11.2021 tarihinde serbest tüketici portföyünden çıkarıldığını, bu nedenle bu tarihten itibaren davacıya tahakkuk edilen faturalara sözleşme hükümlerinin uygulanmadığını,
davacı tarafça her ne kadar kendisine fesih ile ilgili bildirim bulunmadığını iddia etse de anılan sözleşme maddesinde bildirim yapılacağının açıkça öngörülmediğini, feshin bildirime tabi olduğunun düzenlenmediğini ancak, buna rağmen davacıya gerekli bildirimlerin de yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "..Somut olayda; davacı ile davalı arasında 04/08/2021 tarihinde imzalanan sözleşme ile 01/08/2022-31/07/2022 tarihleri arasında %7 indirim oranı ile elektrik faturası düzenleneceği hususunda anlaşma sağlandığı, davalı tarafça süresinden önce sözleşmenin feshedildiğinden bahisle, mahkememizde fazla tahsil edilen ücretin iadesine yönelik dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davada ihtilaf konusunun; sözleşmeye aykırı olarak elektrik ücretinde artışın yapılıp yapılamayacağı, davacıya, satın aldığı elektrik tarifesi üzerinden indirim uygulanıp uygulanmayacağı ile davalıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığıdır. Mahkememizce ihtilaf konusu hususlarda rapor düzenlenmesi için alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda.
EPDK tarafından yapılan artışlar ile uyumlu olarak sözleşmenin 01/11/2021 tarihinde feshedildiği, hem feshin hem de fesih sonrası tarife değişikliğinin bildirimsiz yapılmasının mümkün olmadığı, bahsedilen artış haklı sebep sayılmazsa ya da fesih usulüne uygun yapılmamış kabul edilirse davacının davalıdan 2022/1 ve 2 faturaları nedeniyle 313.026,98 TL alacağının olacağı, bahsedilen artış haklı sebep sayılıp fakat sözleşmedeki %7'lik indirim mevcut faturalara uygulanacak olursa davacının davalıdan 2022/1 ve 2 faturaları nedeniyle 31.638,72 TL alacağının olduğu, yönünde tespitte bulunulmuştur.
Mahkememizce her ne kadar EPDK tarafından yapılan artışlar ile uyumlu olarak elektrik birim fiyatında yapılan ücretin artırımı haklı olarak görünse de, davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak davacıya bildirimde bulunulmamış olması nedeniyle sözleşmeyi haksız olarak feshettiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca elektrik birim fiyatındaki artışın makul olduğu kabul edilse bile, sözleşme gereği davalının %7 indirim yapmaktan kaçınamayacağı açıktır.
Açıklanan nedenler ile, sözleşmeye aykırı olarak fesih yapılması nedeniyle davacının. 2022/1 ve 2 faturalarına bağlı olarak, yapılan fazla tahsilat nedeniyle 313.026,98 TL alacağı olduğu sonucuna varılmış, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiş..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 31.638,72 TL’nin dava tarihi olan 22/07/2022’den itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, 2021 yılında yaşanan kuraklık ve arz miktarındaki düşüş ile birlikte elektriğe olan talebin oldukça arttığını ve elektrik piyasasında olağan dışı artış meydana geldiğini, bilirkişi raporunda da iade edildiği üzere birim fiyatların %162,02 artıştan etkilendiğini, bu yaşanan olağan dışı duruma istinaden davacının 01.11.2021 tarihinde serbest tüketici portföyünden çıkarıldığını, bu nedenle bu tarihten itibaren davacıya tahakkuk ettirilen faturalara sözleşme hükümlerinin uygulanmadığını, sözleşmenin 4. maddesinde bildirim yapılacağının da öngörülmediğini,
bu nedenle feshin bildirilmesi gerektiği yönündeki bilirkişi raporundaki tespitleri kabul etmediklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, mahkemece rapora yapılan itirazların nazara alınmadığını, feshin haklı nedene dayandığını ve usulüne uygun yapıldığını, mahkemece feshin usulüne uygun olmadığının kabulü halinde ise, bilirkişi tarafından yapılan ilk hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını zira,
taraflar arasında akdedilen anlaşma uyarınca tarife üzerinden %7 indirim sağlanacak olup sözleşme içerisinde o günün tarifesi üzerinden %7 indirim yapılarak belirtilmiş olmasının fiyatın sabit kalacağı anlamına gelmediğini, sözleşme hükümleri nazara alındığında fiyatın sabit kalmasının amaçlanmadığının görüleceğini, sözleşmenin eki olarak kabul edilen cayma formundan da bu hususun açıkça görüldüğünü yani fatura üzerindeki tarife üzerinden %7 indirim yapılacağının akdedildiğini, mahkemece feshin haksız olduğu değerlendirilse dahi sabit fiyat üzerinden yapılan hesaplamanın dikkate alınmaması gerektiğini ileri sürerek,
mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça, davalının sözleşmeyi haksız olarak ve herhangi bir bildirimde bulunmadan feshettiği ve sözleşmeye aykırı davranarak fazladan faturalandırma yaptığı iddia edilmiş, davalı tarafça yukarıda belirtilen sözleşme uyarıca birim fiyatlarda artış nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshi hakkını kullandığı ve işbu fesih için bildirim yapılmasına da gerek olmadığı ve bu nedenle davacıya sözleşme uyarınca indirimli bedel üzerinden faturalandırma yapılmadığı savunulmuştur.
Taraflar arasında akdedilen ve uyuşmazlık konusu olmayan 04.08.2021 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde '' Tedarikçi işbu sözleşmenin imzalanmasından sonraki bir tarihte meydana gelebilecek üretim kaynak tedarik maliyetindeki artışlar, EPDK tarafından düzenlenen satış tarifesinde doğrudan ya da dolaylı olarak yapılacak değişiklikler, TRY/USD kuru sözleşmenin imzalandığı tarihteki TRY/USD kuruna göre artış gösterdiği takdirde veya Merkez Bankası bankalarca açılan kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranının artışlarına göre tüketiciye sözleşmede belirtilen iletişim bilgilerini kullanarak satış fiyatında değişiklik yapılmış yeni sözleşme önerme veya portföyden çıkarma hakkını saklı tutar. Bu hüküm, tüketimi düşük serbest tüketiciler için uygulanmaz.'' hükmü düzenlenmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından birim fiyatlardaki artışın sözleşmenin feshi için haklı bir sebep olabileceği ancak, davalı tarafça davacıya usulüne uygun olarak fesih bildiriminde bulunulması gerektiği, bunun yapılmaması halinde feshin hukuki etki yaratmayacağı ve sözleşmenin önceki haliyle devam edeceği, bahsedilen artış haklı sebep sayılmazsa ya da fesih usulüne uygun yapılmamış kabul edilirse davacının davalıdan 313.026,98 TL alacağının olabileceği, bahsedilen artış haklı sebep sayılmış fakat sözleşmedeki %7'lik indirim mevcut faturalara uygulanacak olursa davacının davalıdan 31.638,72 TL alacağının olacağı kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek mahiyet ve yeterlilikte bulunmadığı kanaatine varıldığından, taraf iddia ve savunmaları ile mevcut deliler kapsamında inceleme ve değerlendirme yapmak ve davalının rapora itirazlarını karşılamak üzere, alanında uzman, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiler dışında yeni bir bilirkişi heyetinden uyuşmazlığı çözmeye ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır ...
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1398, K. 2025/761, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama