İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1409 K.2025/1141

Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde İzmir 13 İcra Müdürlüğünde 2022 / 12690 Esas numarası ile 462.542.05 TL tutarlı icra takibi yapıldığını, 10.10.2022 tarihinde yapılan takibe 18.10.2022 tarihinde itiraz ettiklerini, itirazları…

Esas2024/1409Karar2025/1141Tarih29 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.006 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Esas no
2024/1409
Karar no
2025/1141
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
04/07/2024
Numarası
2022/981 ESAS - 2024/631 KARAR
Dava konusu
Menfi Tespit
Karar yazım tarihi
29.05.2025
İstem
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.006 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhinde İzmir 13 İcra Müdürlüğünde 2022 / 12690 Esas numarası ile 462.542.05 TL tutarlı icra takibi yapıldığını, 10.10.2022 tarihinde yapılan takibe 18.10.2022 tarihinde itiraz ettiklerini, itirazları neticesinde 18.10.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafça haksız olarak yapılan icra takibi ile birlikte müvekkillerine ait şirketin elektriklerinin kesildiğini, elektrikleri kesilmesi nedeni ile ticari olarak zor günler yaşayan müvekkili haksız takibin uyap sisteminde hala görünüyor olması nedeni ile de kredi kullanamamakta ve ciddi sıkıntı içersin kaldığını,

bahse konu adreste yaklaşık 2 yıldır faaliyet gösterdiğini, bu iki yıllık süreçte elektrik faturalarının düzenli olarak Covid-19 pandesi olmasına rağmen ödendiğini, davalı şirket tarafından müvekkili hakkında düzenlenen usulsüz elektrik kullanımına ilişkin borcun elektriğin kesilmemesi için ödenmek zorunda kaldığını, tüm bunlara rağmen müvekkili şirket hakkında davalı tarafından usulsüz elektrik kullanımına ilişkin 26.9.2022 tarihli ikinci tutanağın düzenlendiğini,

düzenlenen tutanakta dükkan içerisindeki tesisatta kullanılan kablolardan sadece bir adetinin elektrik saatinden geçmeksizin dükkan içerisinde kullanıldığının tutanakla kayıt altına alındığını, müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleşmiş olan bu durumun tesisat hatasından kaynaklandığını, davalı şirkete verilen dilekçe ile durumun açıklandığını ancak tahakkuk ettirilen bedelin indirilmesi yada iptal edilmesinin sağlanamadığını, ikinci kez yapılan tespitle son 6 ay için de bir kuaför salonunda 462.000,00 TL'lik elektrik tüketilemeyeceği ve yapılan tahakukun fahiş derecede olduğunun açık olduğunu,

haksız faizin KDV 'sinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; şimdilik İzmir 13 İcra Müdürlüğünde 2022 / 12690 Esas nolu icra dosyasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesine, müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığı gibi olmasının da mevcut yasalar çerçevesinde mümkün olmadığını, davacı yan her ne kadar müvekkili şirketten 100202158061 sözleşme numarası ile elektrik hizmeti aldığını iddia etmekte ise de müvekkili şirket elektrik hizmeti vermeye yetkili şirket olmadığını, elektrik hizmeti vermeye yetkili ve sorumlu şirketlerin perakende şirketleri olduğunu, davacı yan tarafından kaçak elektrik tespit tutanağının taraflarınca kabul edilmediği,

kaçak elektrik kullanıldığının ve uğranılan zararın ispat yükünün tarafımız üzerinde olduğu beyan ve iddia edilmekle birlikte söz konusu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanca her ne kadar kesilen faturanın fahiş olduğu iddia edilmişse de söz konusu iddianın tamamen haksız olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı yan her ne kadar elektrik faturalarını düzenli olarak ödediğini iddia etse de bahsedilen faturaların elektrik tüketimi karşılığından ...

A.Ş.'ye ödenmesi gereken tutarlar olduğunu, müvekkilinin alacağının haksız eylemden kaynaklandığını, farklı bir kuruma olan borcun ödenmiş olması (ki bu durumda ispatlanmış değil) kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcun ödenmiş sayılması sonucunu doğurmayacağını, davacı yanca her ne kadar kesilen faturanın fahiş olduğu iddia edilmişse de söz konusu iddianın tamamen haksız olup kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin haksız ve keyfi hareket ettiği iddia edilmekteyse de söz konusu iddianın gerçeklikten uzak ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından dava açılmışsa da henüz mahallinde keşif yapılmamış,

uzman bilirkişilerden kaçak kullanım hakkında rapor alınmamış hatta henüz ön inceleme duruşması dahi yapılmadığını, davacı tarafından beyanları dışında davanın esası yönünden iddiasını ispat edici nitelikte herhangi bir belge, bulgu veyahut başkaca bir delil sunulmamış olup ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi gereği davacı yanca taraflarına düzenlenen faturaya itiraz edilmediğinden Kanun'un amir hükmü gereği faturayı kabul ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmişlerdir.

MAHKEME

"...

Davalı kurum tarafından davacıya ait işyerinde kaçak kullanım yapıldığı gerekçesi ile kaçak elektrik tahakkukunun yapıldığı, davacının iş bu davada kaçak elektrik kullanmadığı ve kaçak elektrik kullanmış olsa dahi yapılan tahakkukun hatalı olduğunu iddia ettiği, mahkememizce dava konusu işyerinin nitelikleri, kurulu gücü ve kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, mahallinde keşif yapıldığı, 03/07/2023, 27/12/2023 ve 03/06/2024 tarihli bilirkişi kök ve ek raporlarının alındığı,

03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda saptandığı üzere ve davalı kurum tarafından da dosyaya sunulan belgelere göre davacının harici hat çekmek sureti ile kaçak elektrik kullandığı, bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere davacının söz konusu eyleminin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesine uyduğu, taraflarca 03/06/2024 tarihli rapora itiraz edilmiş ise de davalı tarafından kaçak tespit tutanağında kurulu gücün hatalı belirlendiği, mahkememizce yapılan keşifte bilirkişi tarafından işyerinin kurulu gücünün fiilen tespit edildiği,

ayrıca davalı kurum tarafından yönetmeliğin 44.maddesindeki sıralama gözetilmeksizin ve kullanım faktörü dikkate alınmaksızın dava konusu faturanın kurulu güç üzerinden düzenlendiği, işyerinin niteliğine göre günlük çalışma süresinin 12 saat alınmasının somut olaya uygun olduğu, fiili durum esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, sözleşme gücüne göre değerlendirme yapılamayacağı, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın anılan yönetmeliğin 42, 44, 45 ve 46 maddelerine uygun olduğu,

buna göre davacının takibe dayanak fatura nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıya 172.990,32 TL asıl alacak, 302.73 TL takip öncesi işlemiş faiz ve 54,49 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 173.347,55 TL borçlu olduğu, 289.194,50 TL yönünden ise borçlu olmadığı, söz konusu kaçak elektrik kullanımının davacının abonelik dönemi içerisinde tespit edildiği,

bu sebeple davacının kendi abonelik dönemi içerisinde gerçekleşen kaçak elektrik kullanım eyleminden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, mahkememizce alınan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamı ve işyerinin niteliklerine uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu, tarafların iddia ve savunmalarını karşıladığı,

iddianın ileri sürülüş biçimi ile mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12690 esas sayılı dosyasında davalıya 289.194,51 TL borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Davacı tarafından kötüniyet tazminat talebi talep edilmiş ise de, davaya konu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, davalının haksız ve kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla kötüniyet tazminat talebinin reddi gerekmiştir. " gerekçesi ile; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12690 esas sayılı takip dosyasında 288.100,83 TL asıl alacak, 926,85 TL takip öncesi işlemiş faiz ve 166,83 TL işlemiş faizin kdv'si olmak üzere toplam 289.194,51 TL alacak yönünden davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE" karar vermiştir.

BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ

Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, çalışma saatinin, faiz hesabının ve kaçak elektrik miktarında hata yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı vekili, müvekkil şirketçe tahakkuk ettirilen faturaların doğru hesaplandığını, EPDK mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, yeterli araştırma yapılmadan hükmün kurulduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen tutanağın doğru ve tutarlı olduğu ve müvekkili şirketçe davacıya tahakkuk ettirilen tutarlar içerisinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, tutanağın doğru tanzim edildiği açık bulunmakla birlikte tutanak ile tespiti yapılan hususlarda yanlışlık bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

GEREKÇE

Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı abone adına tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tesbit istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlık; davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine yöneliktir.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) fıkrasında; gerçek veya tüzel kişilerin, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmış olup, kaçak elektrik enerjisi tüketimi halinde tüketim miktarının hesaplanmasına yönelik;

Aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde ise;

“... (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. ...”

Aynı Yönetmeliğin "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45. Maddesinde de;

"(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;

c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat,

ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir.

... (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. ..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Somut olayda; tüm dosya kapsamı itibari ile, 26.09.2022 tarihinde kuaför salonu olarak işletilen davalıya ait iş yerinde, " branjman hattını panonun arkasından ek alarak yukarıda tesbiti yapılan cihazları harici hat üzerinden besleyerek " kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, tutanağa cihazların güç tespitine ilişkin tutanak ve bunlara ilişkin fotoğrafların eklendiği, kaçak tespit tutanağının davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davalı tarafça davacı hakkında 461.091,15 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır.

Davacının eyleminin kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kuşkusuzdur. Buna göre yukarıda belirtilen Yönetmeliğin 44 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların kaçak olarak beslenmiş olması nedeniyle, tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir.

Her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda; "... (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. denilmektedir.

... A.Ş. tarafından kaçak faturasının hesabında kaçak hat üzerinden beslenen cihazların gücü olan 24,60 KW'lık kurulu güç değeri doğrudan esas alınmıştır.

Kurulu güç değeri teorik bir değerdir. Herhangi bir yerdeki tüm cihazların aynı anda ve etiketindeki güç değerinin tümünü çekerek birlikte çalışması mümkün olmadığından elektrikle ilgili tüm hesaplamalarda kurulu güç değeri 0.60 kullanım faktörü ile çarpılarak bulunan bağlantı gücü esas alınır. Örnek olarak davalının iş yerinde 3 adet klima bulunmaktadır.

Bu klimalar istenilen ısı değerine geldiğinde termostat yardımıyla duracak yada inverter yardımıyla 6,3 KW'lık maksimum güç yerine sadece kayıp ısıyı karşılayacak şekilde çok daha küçük güç değerleri çekecektir birden ve etiketlerindeki maksimum güç değerleri ile çalışması mümkün olmadığından tespit edilen bu kurulu güç değerinin 0.60 kullanım faktörü ile çarpılarak bağlantı gücünün bulunması ve bu bağlantı gücünün kaçak tüketim miktarının hesaplanmasında esas alınması gerekmektedir.

Bu nedenle davacının işyerinde tespit edilen elektrikli cihazların hepsinin Nitekim Yönetmeliğin 44.2.b başlıklı bir üst paragrafta tespit edilen kurulu gücün 0.60 kullanım faktörü ile çarpılacağı belirtilmiştir. Bu hususun 44.3 maddesinde (harici hattan kaçak elektrik kullanımı durumunda) tekrar yazılmamış olması uygulamanın tüm kurulu güç üzerinden yapılacağı anlamını taşımamaktadır...." şeklinde belirtilerek hesaplama yapılmış ise de.

Kaçak elektrik bedeli hesabının, mühür altındaki sayaçlardan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak 0.60 kullanım faktörü ile çarpılmaksızın tüketim hesabının yapılması gerekmektedir. Öyle olunca rapor, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, kaçak elektrik tespit tutanağında yer alan ve harici hattan beslenen cihazların kurulu güçlerinin esas alınacağı gözetilerek yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak,

hükme esas alınan bilirkişi raporunu veren bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;

1)Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.2024 tarih, 2022/981 E. - 2024/631 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2)Dairemiz kararı doğrultusunda işin esası hakkında karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının istekleri halinde taraflara iadesine,

4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,

5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,

Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/05/2025 günü oybirliği ile karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1409, K. 2025/1141, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Cevap
  4. Mahkeme
  5. Bildirilen İstinaf Nedeni
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1409
Karar No
2025/1141
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1418 K.2025/536
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1419 K.2025/815
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1426 K.2025/468
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1439 K.2025/578
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1444 K.2025/728
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1459 K.2025/615

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.