KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1577
- Karar No
- 2025/893
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ..... - .....
- Dosya no
- .....
- Karar no
- .....
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2023
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- İstinaf eden davacı
- .....
- Vekili
- Av......
- Davalılar
- 1-........
- Vekilleri
- Av...... & Av.....
Karar Metni
1.940 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
: 2-........ VEKİLİ : Av.....
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
YAZIM TARİHİ : 19/06/2025
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 20/12/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ........ Tic. Ltd.
Şti. ile arasında kredi sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, sözü geçen genel kredi sözleşmesine diğer davalı ........'ın müşterek borçlu ve müteselsilen kefil sıfatıyla imza attığını, bu nedenle davalı ........' ın da asıl borçlu gibi borcun tamamından sorumlu olduğunu, kredi sözleşmesinin edimlerinin bir süre sonra yerine getirilmemesi üzerine Beşiktaş.....Noterliğinin 17/05/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmesine rağmen borcun süresi içerisinde ödenmediğini, müvekkili bankanın alacağının banka kayıtları ile sabit olduğunu,
bu durumun bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, sözleşmedeki edimini yerine getirmeyen borçlu ve kefil aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına kayden ilamsız icra takibine başlandığını, söz konusu takip davalıların yaptığı itiraz üzerine durduğunu, davalıların yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflarınca talep edilen temerrüt faiz oranının yasal dayanağının bulunduğunu, müvekkili bankanın alacağının halen devam etmekte olduğunu ileri sürerek davalıların Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin, takip tarihi itibari ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 2.849.148,08 TL üzerinden devamına, davalılar aleyhine %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kullanmış olduğu krediyi ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullardan dolayı ödenemediğinin doğru olduğunu, itiraz dilekçelerinde de belirttikleri gibi hesap kat ihtarına konu olacağın genel haciz yoluyla takibe konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilleri adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine konulan ipoteklerle alacağın temin edildiğini, bu nedenle kredi alacağının genel yolla takibe konu edilemeyeceğini, davacının gerek müvekkili şirket ve gerekse diğer müvekkili ........ aleyhine Konya....
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattığını, sözü geçen takipte talep edilen banka alacağının da 2.801.944,27 TL olduğunun ortada olduğunu, bu nedenlerle müvekkillerinin borcu temin eden ipoteklerin mevcudiyeti ve İİK 45 madde hükmü de gözetilerek işbu davaya dayanak ilamsız takibe süresi içerisinde yaptıkları itirazın yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "...davacı banka vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada; davalı borçlunun Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalıların %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce toplanan deliller, taraflar arasında düzenlenen GKS, Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve bu dosyadaki takibin dayanağı ipotek resmi senetlerin incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar hakkında davaya konu alacağın tahsili amacıyla aynı zamanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takibe geçildiği, davacı banka lehine verilen taşınmaz ipotek bedellerinin toplamının (2.830.000,00+1.260.000,00) 4.090.000,00 TL olduğu ve söz konusu ipotek bedelleri davamıza konu edilen alacağın üstünde olduğu anlaşılmıştır.
TBK 586. maddesi alacaklıya, müteselsil kefiller yönünden borçlu aleyhine takip veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadan takip yapmaya cevaz vermekte ise de; İİK 45. maddesi gereğince rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslarda olsa bile, alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Taki, rehnin tutarı borcu ödemeye yetsin, alacak rehnin tutarının üzerinde ise, alacaklı kalan alacak yönünden haciz yoluyla takip yapabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davalı asıl borçlu yönünden Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takip ve bu takipteki ipotek bedelleri davaya konu takip dosyasındaki borcu karşılamaya yeterli olduğu halde, İİK 45. Maddesine aykırı olarak davalı asıl borçlu şirket hakkında takip yapıldığı anlaşıldığından bu davalı aleyhine açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosyada toplanan tüm deliller ve bankacı bilirkişi tarafından verilen rapora göre; davalı ........' ın davalı şirket ile düzenlenen GKS yi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı ........' ın asıl borçlu ........ ve Tic. Ltd. Şti.' nin yetkilisi ve ortağı olmasından dolayı TBK 584/3 maddesi gereğince kefaleti için eş rızasının aranmayacağı, bu anlamda bu davalı yönünden geçerli bir kefalet sözleşmesinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Bankacı bilirkişinin raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle adı geçen davalı borçludan taleple bağlılık ilkesi de nazara alındığında. 2.745.900,95 TL asıl alacak, 42.889,72 TL işlemiş temerrüt faizi, 2.144,49 TL faizin %5 BSMV si ve 2.169,60 TL ihtarname masrafı olarak toplamda 2.792.504,76 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından, davacının bu davalı aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile, Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere 2.792.504,76 TL üzerinden takibin devamına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davacının davalı ........Ticaret Limited Şirketi aleyhine açtığı davasının reddine, davacının davalı ........ aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile. Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kayıt ve şartıyla ve davacı bankanın takip tarihindeki talebi de nazara alınarak takibin Davalı ........ yönünden 2.745.300,95 TL asıl alacak, 42.889,42 TL işlemiş faiz, 2.144,49 TL faizin %5 BSMV' si, 2.169,60 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 2.792.504,76 TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa uygulanacak yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
hükmedilen 2.792.504,76 üzerinden %20 oranında hesaplanan 588.500,95 TL icra inkar tazminatının davalı ........' dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, banka ile borçlu firma arasında imzalanan sözleşmede İİK.45 ile ilgili düzenleme mevcut olup borçlu firmanın da bu husus ile ilgili muvafakatinin olduğunu, yani borçlu firma, teminat bulunsa dahi hakkında yapılacak ilamsız takibi kabul ettiğini, şöyle ki; takibe dayanak teşkil eden ve borçlu firmanın da imzaladığı 0175455 nolu kredi genel sözleşmesinin 13. maddesi mezkur takibin hukuka uygunluğuna dayanak teşkil ettiğini, bir başka deyişle ;
davalı firma ve ortak kefili ........'ın firma teminatına alınan gayrimenkulleri öncelikli olarak paraya çevrilmesine muvafakatlerinin bulunduğu yönünde rızalarının olduğunu, sözleşmenin "bankanın her zaman takibe geçme ve tedbir isteme yetkisi " Kenar Başlıklı 13.Maddesinde ;"Kredi taşınır veya taşınmaz rehni ile teminata bağlanmış veya teminat olarak verilmiş senetlerin henüz vadeleri gelmemiş olsa bile alacağının kısmen veya tamamen muacceliyet kazanması halinde.
Banka müşteriye karşı haciz yolu ile veya iflas yolu ile takibe geçebilir.Bankanın ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz talebinde bulunma hakkı saklıdır." denildiğini, borçlu firma, müvekkili kurumdan aldığı krediyi tüm ihtarlara rağmen ödemediğini, başlatılan takip, tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla yapılmış olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte yapılacak her tahsilatın Konya....İcra Müd. ...
E sayılı dosyasına da bildirilecek ve mahsup edileceğini, bu nedenle hakkaniyete aykırı bir durum ya da kamu düzenine aykırılık söz konusu olmadığını, yerel mahkemenin kamu düzeni gerekçesiyle yaptığı resen incelemenin hukuka aykırı oduğunu, ayrıca ipotekli taşınmazların ekspertiz değerinin müvekkili bankanın alacak tutarının altında olduğunu, mahkeme, bu hususlara değinmeden eksik incelemeyle hatalı karar verdiğini, mezkur icra takibinin Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli krediye ilişkin olup, T.C.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile KGF arasında imzalanan protokol gereğince, borç ödenmediğinden KGF adına açıldığını, takip talebinde borçlu firmanın belirtilmesi şart olduğunu, aksi halde fon tarafından tazminat ödemesi yapılmadığını ve bu durumun müvekkili banka ile devletin zarara uğramasına neden olduğunu, ayrıca yerel mahkemenin davanın genişletilmesi yasağını ihlal ettiğini, borçlunun yalnızca genel borca itiraz içeren dilekçesi bulunmasına rağmen, sonradan bildirilen yeni itiraz sebeplerini dikkate alarak karar verdiğini, oysa İİK m.63 ve HMK m.141 gereği,
borçlunun beyan ettiği itiraz sebepleriyle bağlı olduğu ve bunların sonradan genişletilemeyeceğinin açık olduğunu, yine ........ yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, müvekkil banka alacağı eksik ve hatalı hesaplandığını, hesaplamada temerrüt faiz oranı %29,90 olması gerekirken %28,90 olarak alındığını, bu da alacağın düşük çıkmasına neden olduğunu, ayrıca temerrüt tarihi 22.05.2021 olarak kabul edilerek eksik faiz işletildiğini, banka uygulamasına uygun hesaplama yapılmadığını, takip talebindeki veriler doğru olup,
hatalı bilirkişi raporuna dayanan mahkeme kararına itiraz ettiklerini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 03/10/2024 tarihli ek beyan dilekçesi ile de mahkemece davanın reddine karar verilecekse bile davanın usul yönünden reddine karar verilebileceğini, mahkemece usulden inceleme yapılıp esas yönünden karar verilmesinin ve davalı lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını,
uygulamada İcra Hukuk Mahkemesi'nce şikayete konu edildiğinde takibin iptali ile sonuçlanacak bir olay söz konusu iken ticaret mahkemesi alacağın olmadığı yönünde bir inceleme yaparak telafisi güç zararların doğmasına sebep olabileceğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davacı banka ile davalı şirket arasında 04/08/2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limitle genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davalı ........ tarafından kefil sıfatıyla imzalandığı,
Davalı ........
Ltd.Şti adına kayıtlı Konya İli, Çumra İlçesi ........ köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine konulan 2.830.000,00 TL bedelli ipotek ve ........ adına kayıtlı Konya İli, Çumra İlçesi ........ köyü parsel sayılı taşınmaz ...ada ... parsel, ...ada ..... parsel, ...ada ..... parsel ve ... ada... parsel sayılı taşınmazlar üzerine konulan 1.260.000,00 TL bedelli ipotek ile temin edildiği, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirketin 01/11/2019 tarihinde 2.243.534,47 TL kredi kullandığı, kredi ödeme planına göre kredinin yılda bir ödemeli 5 taksitli olarak kullandırıldığı, kredi geri ödeme tutarının 3.353.208,02 TL olduğu,
kullanılan krediye ilişkin ödeme planında temerrüt faizi oranının yıllık %28,60 olarak belirlendiği, kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle davacı bankanın 17/05/2021 tarihli ihtarnameyi gönderdiği, ihtarnameye rağmen kredi borcunun ödenmediği, bunun üzerine davacı bankanın Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, Konya.... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı, davalı kefil ........'ın kefalet borcu rehinle temin edilmediğinden davacı bankanın davalı ........'a karşı icra takibi yapma hakkının bulunduğu, ancak İİK 45 inci maddesi gereğince ehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğinden davacı bankanın davalı ........
Ltd.Şti aleyhine ilamsız icra takibi yapma hakkının bulunmadığı, buna göre mahkemece davalı ........
Ltd.Şti yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı ........ yönünden mahkemece hükme esas alınan ve dairemizce de usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporunda temerrüt tarihlerinin ve alacak kalemlerinin ve alacak kalemlerine uygulanan faiz oranlarının mevzuata ve sözleşme hükümlerine uygun olarak belirlendiği, mahkemece taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun olarak belirlendiği, buna göre davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı,
mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1577, K. 2025/893, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama