KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1627
- Karar No
- 2025/1358
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/09/2024
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/11/2025
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
1.420 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 18/09/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu bonolarda bulunan imzaların müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin yetkilisinin ........ olduğunu, bu kişinin imzaları ile senet üzerinde bulunan hiçbir imza tutmadığı gibi senet üzerinde 3 borçlunun bulunduğunu ve her borçlunun 2 imza attığını, senet üzerinde bulunan imzaların ........ ve ........'a ait olduğunu, bu kişilerin de kendi adına imza attığını, müvekkili şirket adına atılan bir imza olmadığını, müvekkili şirketin alacaklı görünen şahsa hiçbir borcunun bulunmadığını beyan ederek müvekkilinin Konya ....
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip konusu senetlerin dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki bahsi geçen senetlerden vadesinin geçtiğini ve ödenmediğini, bu sözleşmeyi yapan ........'ın müvekkilinin rahmetli kayınpederi olduğunu, müvekkilinin düğün altınlarını kayınpederine sağlığında borç olarak verdiğini ve karşılığında bu senetlerin alındığını, bu tasarrufi işlemler yapılırken müvekkilinin orada olmadığını, bu sözleşme ve senetlerin çok sonra müvekkiline verildiğini, müvekkilin bu senetlerdeki imzalar konusunda bu nedenle bilgisinin bulunmadığını, ancak yine şirket kaşeli ve imzalı önceki senetlerin ödenmiş olmasının,
müvekkilinde bir şüphe uyandırmadığını, müvekkilinin, iş bu dava karşısında ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacağını, Savcılık dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ticaret sicil gazeteleri nezdinde yaptıkları araştırmada, bu şirketin geçmişte ........ isimli kişiye ait olduğunu tespit ettiklerini, bu kişinin borçlular ........ ve ........ ile fiili bir irtibatının / organik bağının olduğunu, davacının imzaya itiraz davasını Konya ....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla açtığını, huzurdaki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, davacının kötüniyetli itirazı sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297.
Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile ........ Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından sadece davacı yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı yan icra - inkar tazminatı talep etmiş olmakla.
HMK 26 (taleple bağlılık ilkesi) gereği tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde imza incelemesine esas evrak asıllarının ilgili birimlere iadesine dair vicdani kanaatle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ........ Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından sadece davacı yönünden borçlu olmadığının tespitine, davacı yan icra - inkar tazminatı talep etmiş olmakla.
HMK 26 (taleple bağlılık ilkesi) gereği tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığı tespit edildiğini ancak tazminat taleplerinin reddedildiğini, tazminat talebinin reddine gerekçe olarak ise müvekkili borçlu olduğu için talep edebileceği tazminatın icra inkar değil kötüniyet tazminatı olabileceği, taleple bağlılık ilkesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davada kötüniyet tazminatı talep şartları mevcut olup müvekkili lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının tazminat talepleri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davalı tarafından davacı şirket ile dava dışı ........ ve ........ hakkında Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile toplam 6 adet bonoya dayalı olarak asıl alacak 180.000,00 TL olmak üzere toplam 191.906,71 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin bonolarda keşideci olarak yer aldığı, davalının ise bonolarda lehtar konumunda olduğu, davacı şirketin bonolardaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını iddia ederek davalıya borçlu olmadığının tespitini ve asıl alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu'ndan imza incelemesi ile ilgili alınan rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği,
davacının tazminat talebinin ise davacının icra inkar tazminatı talep ettiği, borçlu lehine hükmedilebilecek tazminatın icra inkar tazminatı olmadığı, taleple bağlılık kuralı gereğince kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği, davacının reddedilen tazminat talebin yönünden istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5.maddesinde menfi tespit davası ile ilgili olarak: ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz '' düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı eldeki menfi tespit davasında tazminat talebinde bulunmuş olup, dava dilekçesinde talep ettiği tazminatın icra inkar tazminatı olduğunu belirtmesi davacının tazminat talebinin İİK'nın 72/5.maddesi gereğince değerlendirilmesine engel değildir.
Çünkü hukuki nitelendirme hakime ait olup, davacının tazminat talebinin İİK'nın 72/5.maddesi gereğince talep edilen tazminat olduğu değerlendirilmelidir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi uyarınca, menfi tespit davasının kabulü halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerekir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için de, takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir.Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Bu hususu ispat yükü borçludadır. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötüniyetli değilse, aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilemez.
Somut olayda dava konusu bonolarda davacı şirket keşideci, davalı da lehtar konumunda olduğu için davalı, bonolardaki imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Bu sebeple davalının, imzaların davacıya ait olmadığını bilerek davacı hakkında icra takibine geçmiş olması nedeniyle icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir.
Bu sebeple mahkemece, davacının asıl alacak üzerinden talepte bulunduğu da nazara alınarak davacı lehine İİK'nın 72/5.maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1627, K. 2025/1358, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama