KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/237
- Karar No
- 2024/1554
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- İstinaf eden davacı
- ... - T.C Kimlik No: ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- Davalı/müteveffa
- ... (T.C Kimlik No:...)'ın mirasçıları
Karar Metni
1.876 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
: 1- ... - T.C Kimlik No: ... : 2- ... - T.C Kimlik No: ... : 3- ... - T.C Kimlik No:... : 4- ... - T.C Kimlik No:... : 5- ... - T.C Kimlik No:... : 6- ... - T.C Kimlik No:... VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 08/10/2024
YAZIM TARİHİ : 10/10/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 06/12/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-alacaklı tarafça müvekkili aleyhine Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Konya ..İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu takiplerin iptali ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için iş bu davayı açtıklarını, Konya .. İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyasından alacaklı tarafın müvekkili aleyhine 05/02/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduğunu, 05/02/2016 tarihinde başlayan takipte 22/05/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, 22/05/2017 tarihinde yapılan işlemin de müvekkilinin sadece kimlik bilgilerinin sorulmasından ibaret olduğunu, söz konusu işlemin cebri icrayı devam ettirmeye yönelik bir haciz işlemini olmadığını, bu nedenle işlemin zamanaşımı kesen sebeplerden de olmadığını,
hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bonoda ciranta olan müvekkili hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan geçtiğini, Konya .. İcra Müdürlüğünün ....
Esas sayılı dosyasından ise iptal sebeplerinin takibe konu bonolar nedeniyle alacaklı tarafça ödememe protestosu çekilmediğini, bu nedenle lehtar/ciranta konumundaki müvekkili yönünden takibin iptalinin gerektiğini, söz konusu icra dosyasına konu senedin incelenmesi neticesinde müvekkilinin icraya konu senette lehtar konumunda olduğunu ve alacaklı olduğunu iddia eden ...'dan söz konusu senedi ciro yoluyla temlik aldıklarını, müvekkili ile ilgili senette ciranta olarak borçlu sıfatına haiz olduğunu, fakat davalı tarafça dava konusu senet sebebiyle herhangi bir protesto çekilmediğini,
protesto çekilmediği için müvekkilinin icraya konu senet dolaysıyla bir borcunun bulunmadığını, takibin zamanaşımına uğradığını, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyası ile takibin 21/12/2015 tarihinde başlatıldığını, 02/06/2017 tarihine kadar müvekkili aleyhine hiç bir işlem yapılmadığını, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dosyada alacaklı tarafın 1 yıl boyunca hacze yönelik işlem yapmadığını, bonoda ciranta olan müvekkilinin hakkında takibe devam edilebilmesi için gereken 1 yıllık sürenin çoktan dolduğunu, yine Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....
Esas sayılı dosyası yönünden iptal sebeplerinin ise alacaklı tarafın bahsi geçen dosya ile müvekkili aleyhine 13/10/2015 tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu senetlerde lehtar/ciranta konumunda olduğunu, hamilin ciranta konumundaki müvekkiline takip yapabilmesi için 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, bu nedenlerle bahsi geçen icra dairelerine ait dosyalardan icra takiplerinin iptaline ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yan 10.000,00 TL üzerinden nispi harç yatırmış olup, eksik olan harcın tamamlanması gerektiğini, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasından zamanaşımının bir defi olduğunu ve mahkemece resen dikkate alınamayacağını, zamanaşımı definin İİK uyarınca ödeme emrinin tebliğinden sonra 5 gün içinde yapılmasının gerektiğini, davacı tarafça Konya ..
İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyası için açmış oldukları Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı takibin iptali davasının reddedildiğini, yine davacı tarafça Konya .. İcra Müdürlüğü'nün 2.... Esas sayılı takip dosyası için açmış oldukları Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ....
Esas sayılı takibin iptali davasının da reddedildiğini, ayrıca takibini 06/06/2017 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşmeden sonra 1 yıllık zamanaşımının henüz dolmadığını, takibin kesinleşmesinden sonraki zamanaşımı definde bulunulamayacağını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddi ile %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Yüksek Yargıtay 19. HD'nin 2013/8068, 2013/11349, 18/06/2013 tarihli kararı ile yine ayın dairenin 20/03/2000 tarihli, 68/1964, 10/07/2006 tarihli, 11/921/7515 sayılı emsal kararı da dikkate alındığında somut olayımızda; zamanaşımı nedeniyle açılmış bir menfi tespit davası var. Zamanaşımı bilindiği üzere bir defidir ve bu nedenle de bu yöndeki irade beyanının ileri sürülmesi gerekir.
Takip sırasında alacaklıya karşı ileri sürülmeyen zaman aşımı definin salt bu sebepten kaynaklı zaman aşımının dolduğu gerekçesi ile menfi tespit davasını açmasına imkan bulunmadığı anlaşılmakla gerek öğreti gerekse emsal Yargıtay Kararları da dikkate alınarak ve yine davalı vekilinin tazminat talebi yönünden, takip durdurulmadığından, bu hali ile de davacı yanın dava açmasını hak arama özgürlüğü kapsamında değerlendirmekle ayrıca protesto olmayan bonolar yönünden davalı alacaklı temel ilişki yönünden alacağını ispat edememiştir.
Bu durumda (Y. 19. HD: 2016/14210 E. - 2018/616 K. Sayılı ilamında dikkate alındığında) dava konusu icra dosyalarından protestosuz olan bonolar yönünden davacının davasının kabulüne sair bonolar yönünden kısmen kabul kısmen reddine dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının, davalı aleyhine terditli olarak açtığı menfi tespit davasının zaman aşımı yönünden Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... ve ....
Esas sayılı dosyaları ile Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyalarından açmış olduğu menfi tespit davasının ayrı ayrı reddine, davacının ikinci talebi olan protestosuz bonolar yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ile davalı arasında hüküm ifade etmek üzere Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından davalı - alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davalı vekilinin tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava anlaşılamamakta olup, nitelendirmenin hatalı olması nedeniyle haklı davalarının reddine karar verildiğini, iş bu dava konusunun takibe konu senetlerin kanun gereği zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo vasfını kaybetmesi ve dolayısıyla kambiyo vasfını kaybeden senetler nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip yapılamayacağına ve dolayısıyla usul ve mevzuata aykırı başlatılan takiplerin iptal edilmesi gerektiğine ilişkin olduğunu, bu nedenle söz konusu takibin iptali gerektiğini, nitekim yerleşik yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu,
senetlerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle genel mahkemelerde açılan menfi tespit davalarında inceleme yapıldığı ve hatta bu gerekçeyle mahkeme kararları verilerek bu kararların yargıtay denetiminden geçerek onandığını, takibe konu senetler bu uyuşmazlık noktasında incelendiğinde;
senetlerin müvekkili yönünden kanunen zamanaşımı sürelerinin dolduğu ve dolayısıyla kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, ancak delil başlangıcı niteliğinde bir belge olabileceğinin açık bir şekilde anlaşıldığını, bu nedenle kambiyo vasfını yitiren bir senet nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla takip yapılamayacağından dava konusu takiplerin iptali gerekeceğinin açık olduğunu, yazılı ve sözlü beyanlarındaki arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece resen takdir edilecek hususlara binaen haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 15.02.2010 tarih 2009/3953 Esas 2010/1526 Karar sayılı ilamında "....İİK.’nun 72. maddeye dayalı olarak açılan davalarda alacaklı veya borçlunun takip hukukuna ilişkin itirazları değil, borcun varlığına yönelik itirazlar incelenerek değerlendirilir.
Somut olayda davalı alacaklı tarafından icra takibinin 1 yıl süre ile takipsiz bırakılmasının ve daha sonra yenilenmesinin borcun varlığı ile bir ilgisi olmayıp, icra hukukuna yönelik bir uyuşmazlıktır.
Bu durumda mahkemece, davacının İİK.’nun 72. maddesi kapsamında takip dayanağı bono ile borçlu olup olmadığının tespiti gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir...." hususunun belirtildiği, aynı doğrultuda (03.10.2013 tarih 2013/9593 Esas 2013/15221 Karar , 18.06.2013 tarih 2013/8068 Esas 2013/11349 Karar ve 05.02.2008 tarih 2007/5724 Esas 2008/767 Karar sayılı ilamları)
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 07.02.2017 tarih 2016/1697 Esas 2017/873 Karar sayılı ilamında "....Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu takibe dayanak senette davacının lehtar ciranta olduğu, davalının kambiyo yolu ile takip yapabilmesi için 6762 sayılı TTK'nın 690. maddesinin yollaması ile 642. maddesi uyarınca senet lehtarı olan davacıya protesto çekmesi zorunlu olduğu, aksi takdirde müracaat hakkının kaybolacağı, davalının takip yapmadan önce ödememe protestosu çektiğine dair dosyada belge bulunmadığı,
davalının ödememe protestosu çekmediğinden lehtar ciranta davacıya karşı müracaat hakkının düştüğü, davalının kambiyo senedinden kaynaklanan takip hakkı düşmüş bulunduğundan davacının dava konusu senet nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına..." hususunun belirtildiği,
Davacının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile Konya. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında takibe konulan senetlerde lehtar ciranta olduğunu, senetlerin takip sırasında zamanaşımına uğradığını, ayrıca Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu senetler nedeniyle protesto çekilmediğini belirterek borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, takip konusu senetlerin takip sırasında zamanaşımına uğradığından bahisle menfi tespit davası açılamayacağı, Konya .. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında takibe konulan senetlerde proteste çekilmediği, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.01.2016 tarih ... Esas ...
Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi menfi tespit davalarında birbiriyle çelişmeyen birden çok sebebe dayanılabileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesince Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarında davanın reddine karar verilmesi doğru ise de Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası yönünden terditli dava varmış gibi zamanaşımı yönünden reddine, protesto çekilmemesi yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince davanın kısmen kabulü ile; davacının Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takipten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının Konya ..
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları yönünden açtığı davanın reddine, davalıların tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine şeklinde yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/237, K. 2024/1554, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama