KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/252
- Karar No
- 2024/1492
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2023
- Numarası
- Esas - Karar
- Davacı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekilleri
- Av. ... & Av. ...
- İstinaf eden davalı
- ... - (T.C. Kimlik No: ...
- Vekili
- Av. ... - [
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/09/2024
- Yazım tarihi
- 30/09/2024
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin, otomobil yedek parça sektöründe faaliyet gösteren .... Otomotiv San. Tic. Ltd.
Şti. firmasının yetkilisi olduğunu, davalının müvekkilinin yanında işçi sıfatıyla çalıştığını, müvekkilinin yanında bir süre çalışması sebebiyle güvendiği davalıya pazarlamacı sıfatıyla işlerini emanet ettiğini, davalının, müvekkiline kendisine ait bir miktar parasının olduğunu, altın ya da dolar alıp sattığında sürekli zarar ettiğini ve bu parayı değerlendiremediğini, kendisinin de para kazanmak istediğini ve satışlardan aldığı primleri arttırmak istediğini belirterek müvekkiline 148.000,00 TL para gönderdiğini, müvekkilinin de bu para ile ucuza toplu mal satın aldığını,
davalının istemi üzerine müvekkili tarafından kendisine lehtarı davalı, borçlusu müvekkili olan, 300.000,00 TL'lik, düzenleme ve vade tarihini hatırlayamadığı senet verdiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği paranın davalının belirlediği hesaba aylık 2.500,00 TL ödeme yapılarak gönderileceğini, kalan bakiyenin 1 yıl sonra tamamen kendisine verileceğini, kendisinin de bu para karşılığı alınan daha uygun fiyatlı malların satışını yaparak primini arttıracağını, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinden 8.000,00 TL para istediğini, bu bedelin düşülmesi sorası kalan 140.000,00 TL'lik kısmın aylık olarak ödenmeye devam ettiğini,
sonrasında müvekkilinin, şirketin muhasebe bilgilerine girerek müşterilere kesilen geçmişe dönük faturaların içeriğine baktığında davalının ilave iskonto yaptığını tespit ettiğini, davalının da istifa etmek zorunda kaldığını, davalıdan teminat senedinin iadesinin de istenildiğini, bunun üzerine davalının senedi yırtarak ofiste çöpe attığını, müvekkilinin şirketteki toplam zararını öğrenmek amacıyla inceleme yaptığını ve 400.000,00 TL'ne yakın miktarda ticari olarak zarara uğradığını fark ettiğini, bu hususu davalıya ilettiğini, davalının ise parasını geri istediğini, müvekkilinin de zararının kendisine verilen paradan daha fazla olduğu,
kalan bakiyeyi ayrıca istediğini beyan ettiğini, daha sonra müvekkilinin bir senet ihbarnamesi aldığını, anılan ihbarnamede 30.06.2022 vadeli, 14.04.2022 düzenleme tarihli, düzenleme yeri Konya, lehtarının davalı, borçlusunun davacı olduğu 300.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin ödeme talep edildiğini, müvekkilinin senedi incelediğinde sahte olduğunu ve senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gibi, senede ilişkin rakam ve yazıların da kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, bu hususta suç duyurusunda da bulunulduğunu ileri sürerek,
müvekkilinin 300.000,00 TL bedelli bonodan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı, davacının yetkilisi olduğu şirkette 17/09/2018 ile 25/05/2022 tarihleri arasında pazarlama personeli olarak çalıştığını, davacının talebi üzerine kendisine güvenerek farklı zamanlarda 302.500,00 TL'ni hesabına gönderdiğini, davacının işleri büyütmek ve kar elde etmek amacıyla kendisinden bu parayı istediğini, davacıdan 300.000,00 TL'lik senet aldığını, senedi kendisinin düzenlediğini ve davacının ise imza attığını, öncesinde senedi kabul etmiş ise de sonrasında senedi kabul etmediğini yeniden hesaplama yapmalarını istediğini söylediğini, davacının kendisine ev ve araba vaadinde bulunduğunu ancak, vaatlerini yerine getirmediğini,
toplamda 500.000,00 TL olacak şekilde 5 adet senet de düzenlediklerini, bunun üzerine davacının önceki senedi yırtmasını söylediğini ancak, davacıya güvenmediği için senedi yırtmadığını, daha sonra davacının işbu senetleri de geri istediğini ve davacıya senetleri iade ettiğini, kendisinden senetleri aldıktan sonra da parayı ödemeyeceğini söylediğini, asılsız iddialarla cebir ve tehditle istifa yazısı imzalattıklarını, davacının iddialarının yerinde olmadığını ve halen kendisine borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, "...Dava, "Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)" davasıdır.
Mahkememizin 21/11/2023 tarihli duruşmasında; karşı dava dosyasının tefrik edilmesine karar verilmesi üzerine, karşı dava Mahkememizin .... Esas sırasına kayıt edilmiştir.
Mahkememizce Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Konya Enerya Gaz Dağıtım A.Ş.'ne, Konya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne, Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne, Türkiye Halk Bankası Konya Bölge Koordinatörlüğü'ne, Selçuklu Belediye Başkanlığı'na, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.'ya, Konya İl Seçim Kurulu'na, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'ne, Meram Tapu Müdürlüğü'ne, Karatay Tapu Müdürlüğü'ne, Selçuklu Tapu Müdürlüğü'ne, T.C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü'ne, Akbank T.A.Ş.'ye Kuveyt Turk Katılım Bankası'na, Konya 6. Noterliği'ne, Konya C. Başsavcılığı'na yazılar yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Somut olayda; davacı tarafından davalıya aralarındaki anlaşma gereği 300.000 TL bono verildiği, taraflar arısındaki anlaşma gereği bononun davalı tarafından yırtılıp çöpe atıldığı, ancak davalı tarafından daha sonra sahte olarak düzenlenen bono nedeniyle davacıya ihtarname gönderildiği, sahte olarak düzenlenen bono nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine yönelik mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, mahkememizce senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının tespitinin yapılması için davalı tarafa davaya konu bonoyu imza incelemesi için mahkememize sunması için iki hafta kesin süre verildiği,
sunmadığı takdirde söz konusu bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığına karar verileceği hususunda usulüne uygun ihtar edildiği, verilen süreye rağmen bononun mahkememize sunulmadığı, mahkememizce bono üzerinde inceleme yapılmasının davanın sonuçlandırılması için elzem olduğu,
bono aslı sunulmadığından ve mahkememizce bono üzerinde inceleme yapılamayacağından, davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının uhdesinde bulunan, 30.06.2022 vade, 14.04.2022 düzenleme tarihli, düzenleme yeri Konya, keşidecisi ..., lehtarı ... olan 300.000,00 TL’lik bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, senet alacaklısının ..... olduğunu, senedin müvekkili uhdesinde bulunmadığından davacının müvekkiline husumet yöneltmesinde hukuki yararının bulunmadığını, mahkemece verilen kesin sürenin hukuki ve fiili duruma aykırı olduğunu, davacının müvekkiline 300.000,00 TL'lik senedi verdiğini kabul etmesine rağmen borçlu olmadığının tespit edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, dava konusunun 14/04/2022 keşide, 30/06/2022 vade tarihli, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan, nakden kaydı bulunan, 300.000,00 TL bedelli senet olduğu, senedin arkasında dava dışı .....'nın isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça, 20/11/2023 tarihli dilekçede, dava konusu senedin çamaşır makinesinde yıkanarak zayi olduğunun beyan edildiği, mahkemece ön inceleme celsesinde, davalıya bononun imza incelemesi için sunulmak üzere kesin süre verilmesine, belirtilen süre içerisinde sunulmadığı takdirde, bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığına karar verileceğinin ihtarına şeklinde ara karar kurulduğu anlaşılmıştır.
Karşı davanın tefrik edildiği, işlemden kaldırılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve istinaf incelemesi neticesinde de Dairemizce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, savcılık dosyasında da senet aslının bulunmadığı, savcılık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Bu durum karşısında, somut uyuşmazlıkta davacı tarafça senetteki imzanın kendisine ait olmadığı iddia edildiğinden ve işbu iddia yönünden senedin aslı üzerinde imza incelemesi yapılması gerektiğinden, davalı tarafından da senet aslı ibraz edilemediğinden mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/252, K. 2024/1492, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama