İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/298 K.2024/1793

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 03/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri…

Esas2024/298Karar2024/1793Tarih8 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.588 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/298
Karar No
2024/1793
Karar tarihi
8 Kasım 2024
Dosya no
....
Karar no
....
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/10/2023
Numarası
....... Esas ....... Karar
İstinaf eden davacı
....... Mühendislik Metal İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.
Vekilleri
Av. ... & Av. ...
İstinaf eden davalı
...
Vekilleri
Av. ... & Av. ...
Dava
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
08/11/2024
Yazım tarihi
12/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.588 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 03/10/2023 tarihinde tesis edilen karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Konya'da üretilen hafif tonaj konteynır ürününün ......./Fas'a taşınması ile ilgili olarak dava dışı ....... Ltd.

Şti. ile 1.480,50 USD karşılığında anlaştığını; ....... şirketinin de söz konusu taşıma işini yaptırmak üzere davalı ....... şirketi ile 1.250 USD karşılığında anlaştığını; davalı ....... firmasının da bu taşıma işini Cosco Shipping isimli bir gemicilik şirketine yaptırmakta olduğunu; müvekkili şirketin anlaştığı ....... firması ve davalı ....... firmasının aracı şirketler olup kar almak suretiyle işlem yaptıklarını; taşıma işine konu konteynırların Konya'dan yüklenerek Mersin limanına gönderildiğini; limandan gemiye yüklenerek .......'ya ulaştığını;

müvekkili şirketin sözleşme gereği ....... firmasına 07/03/2018 tarihinde 1.480,50 USD'lik ödemeyi yaptığını; ürünün Fas'taki müşteri tarafından teslim alınabilmesi için ....... firması ile görüşerek ürünün konşimentosunu istediğini; ancak müvekkili şirketin 20 gün boyunca oyalandığını ve sonunda aracı ....... firması tarafından aranarak 7.500 USD ödeme yapılmasının istendiğini, aksi takdirde konşimentonun teslim edilmeyeceğinin bildirildiğini; davalı firmanın ....... firmasından alacakları olduğunu, kendileri gibi 5-6 firma bulunduğunu;

bu nedenle müvekkili firmadan hisselerine düşen bu miktarı talep ettiklerini, daha sonra bu ödemeyi geri vereceklerini beyan ettiklerini; müvekkilinin bu duruma karşı çıkmasına rağmen ürünün teslim edilebilmesi için 5.500 USD ödemeyi yapmak zorunda kaldığını; davalıya ödeme yapmamış olsaydı ürünün liman deposuna çekileceğini, Türkiye'ye geri iade işlemi başlatılacağını ve müvekkili şirketin zor durumda kalarak depo kirası ve iade işlemlerine ilişkin ödeme yapmak zorunda kalacağını;

davalı şirketin bu durumu koz olarak kullanmak suretiyle ....... firması ile 1.250 USD anlaşmasına rağmen müvekkilinden 5.500 USD tahsil ederek haksız ve hukuka aykırı kazanç elde ettiğini; müvekkilinin ödenen paranın iadesini talep etmesine rağmen davalı şirketin iade etmediğini beyan ederek ....... şirketi ....... firmasına aralarındaki anlaşma gereğince 1.250 USD ödeme yaptıysa müvekkilinin davalı şirkete yapmış olduğu 5.500 USD'nin, ödeme yapmamışsa bu miktarın düşülerek 4.250 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; temsilcisi olduğu şirketin Mersin ilinde ticari faaliyette bulunduğunu; alt taşımacılık sözleşmesi uyarınca yüklemenin Mersin Limanı'nda yapıldığını, bu nedenle sözleşmenin ifa yerinin Mersin olduğunu; ayrıca TTK'nun 890. maddesinde yetkili mahkemenin malın teslim alındığı yer olarak belirtildiğini; gümrük işlemlerinin yapıldığı ve malın teslim alındığı yerin Mersin olması nedeniyle de Mersin mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini; ayrıca davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini;

asıl taşıyıcı firma ile yaptıkları anlaşmanın da 1.250 USD değil 7.500 USD olduğunu; ....... şirketinin kendilerine ödeme yapmaması nedeniyle söz konusu ücretin malı taşıtan davacıdan talep etmelerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını; davacı ile Mersin ofislerinde görüşerek karşılıklı mutabakata vardıklarını ve sözleşme yaptıklarını; taraflar arasında yapılan pazarlık sonucunda 5.500 USD üzerinden anlaşma yapılmış olmasının da herhangi bir baskı ya da müzayaka olmadığını gösterdiğini;

davacı ile yapmış oldukları ve ekte sundukları 28/03/2018 tarihli anlaşma uyarınca davacı tarafın söz konusu bedeli gayrıkabili rücu olarak ödemeyi kabul ettiğini; bu nedenle dava açma hakları olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 05/03/2019 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; ""...davacı ve davalı şirketler arasında yazılı bir taşımacılık sözleşmesi bulunmadığı gibi taşıma işi öncesinde yapılmış şifahi bir sözleşme de bulunmadığı; davacının taşıma işi hususunda dava dışı ....... Ltd.

Şti. ile sözleşme imzaladığı; adı geçen davadışı şirketin alt taşıyıcı olarak davalı şirketle anlaştığı ve davacıya ait yükün taşınması işini davalı şirkete verdiği; davacı ve davalı taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 10/1 maddesinin uygulama alanı olmadığı, bu nedenle HMK'nın 6/1 maddesi uyarınca eldeki davaya bakmakla yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Mersin mahkemeleri olduğu; bir an için şifahi bir sözleşmenin varlığı kabul edilecek olsa dahi bu sözleşmenin ifa yerinin de davacının ikametgahı olan Konya değil yükleme işinin yapıldığı Mersin olabileceği;

bu nedenlerle eldeki davaya bakmakta tek yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu" gerekçesiyle davalı tarafın yasal süresi içerisinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN 25/10/2019 TARİHLİ, ....... ESAS, ....... KARAR SAYILI KALDIRMA KARARI; İlk derece mahkemesinin 05/03/2019 tarihli kararına karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 25/10/2019 Tarihli, ....... Esas, ....... Karar sayılı kararı ile; "Dava, taşıma sözleşmesi sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı tarafça; dava dışı ....... Ldt. Şti. ile taşıma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme uyarınca 1480,50 USD ödemenin 07/03/2018 tarihinde yapıldığını, dava dışı ....... Ltd. Şti.'nin taşıma işini davalı şirkete verdiğini, davalı şirketin de söz konusu taşıma işini Cosmo Shipping isimli bir gemicilik şirketine yaptırdığını, sözleşmeye konu yükün .......'ya vardığını yükün teslim işleminde konişmento belgesi gerektiğinden ....... Ltd.

Şti.'ne ulaşılamaması nedeniyle davalı şirket ile görüşüldüğünü, davalı şirketin konişmento belgesini vermek için 7.500 USD istediğini, müvekkili şirketin yükün teslim işlemlerinin yapılabilmesi için davalı şirketin 5.500 USD ödemek zorunda kaldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin taşıma bedeli 1.250 USD olarak kararlaştırmalarına rağmen 5.500 USD tahsil etmesi sebebiyle fazladan ödenen taşıma bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesinde; dava dışı ....... Ltd.

Şti. ile şirketler arasında alt taşıma sözleşmesi yapıldığı, taşıma işinin sorunsuz bir şekilde tamamlandığı, ancak bu sözleşmede taşıma işinin ifası için belirlenen tutarların ödenmediği, dava dışı asıl taşıyıcı firma ile 1.250 USD üzerinden anlaşma yaptıkları hususunun doğru olmadığını, yapılan anlaşmanın 7.500 USD olduğunu, TTK 891/2 maddesinde taşıyıcının hapis hakkının hüküm altına alındığını, asıl taşıtıcı firma ile yapmış olduğumuz anlaşma gereğince 7.500 USD'nin taraflarına ödenmemesi sebebiyle bu bedeli malı taşıtan davacıdan talep etmelerinin kanuna uygun olduğunu,

TTK hükümlerine göre fiili taşıyıcı olan davalının asıl taşıyıcı ile yapmış olduğu anlaşma gereğince sorumluluğunu yerine getirmesine rağmen asıl taşıyıcının sorumluluğunu yerine getirmemesi sebebiyle malı taşıtan davacının asıl taşıyıcının sorumlu olduğu bedelden pazarlık yaparak 5500 USD üzerinden ödemeyi kabul etmesi sebebiyle davanın reddini talep etmiştir.

Türk Ticaret Kanunu'nun 890. maddesi uyarınca (1) Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir şeklinde düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca malın teslim alındığı yerin Konya olduğu, davalı fiili taşıyıcıya karşı açılacak davada asıl taşıyıcı ....... Ltd. Şti.'nin merkez adresi Karatay/Konya olduğundan, davacının asıl taşıyıcının yerleşim yeri yetkili mahkemesinde fiili taşıyıcıya karşı dava açtığı anlaşıldığından, davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının taraflar arasındaki ihtilaf ile ilgili esasa ilişkin delillerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi" şeklinde karar verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 03/10/2023 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Davacı tarafından Konya'da üretilen Hafif Tonaj Konteynırın ......./Fas ülkesine ihracatına ilişkin taşıma işinin 1.480,50 USD karşığında yapılması hususunda davacı ve dava dışı ....... Loj. Ltd.

Şti arasında taşıma sözleşmesi akdedildiği, davacıya ait ürünlerin taşınması hususunda dava dışı firma ile davalı firma arasında da alt taşıma sözleşmesinin akdedildiği, davacıya ait ürünlerin davalı tarafından Mersin/Türkiye limanından Casablanca/Fas limanına fiilen taşındığı, yabancı ülke gümrüğünde ürünlerin beklediği esnada konişmento(taşınan malların türünü, miktarını ve varış yerini detaylandıran taşıma belgesi) belgesinin yabancı ülke makamlarına ibrazının gerektiği, davacı tarafından konişmento belgesinin temini için fiili taşımayı gerçekleştiren davalı firma ile iletişime geçildiği, davalı firmaca "taşıma sözleşmesinin .......

Firması ile yapılması ve ....... firmasının taşıma ücretini ödemediği" iddiasıyla konişmento belgesinin verilmesinden kaçınıldığı ve akabinde taşıma bedeli de dahil olmak üzere 7.500,00 USD verilmesi halinde belgenin verileceğinin ifade edildiği, ....... ve sevk belgelerinin bulunmaması halinde emtianın alıcısının varış limanında emtiayı teslim alamayacağı, davacının bu satış kapsamında yapmış olduğu tüm navlun v.b. ödemeleri ile emtianın satış bedelini akreditifli satış olmasından dolayı tahsil edemeyeceği, ürünün yabancı ülke gümrüğünde beklemesi ve davalı tarafından fiilen taşınması dolayısıyla geri iade tehlikesi doğduğu,

davacının konişmento belgesini ibraz etmesi için gerekli zamanın kısıtlı olduğu, yukarıda detayı verilen T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin 30/12/2021 Tarih ve ....... Esas-.... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacının müzayaka halinde(zor durumda) bulunduğu, taşımacılık işi yapan tacir/davalının ticari faaliyet alanı itibariyle davacının bu durumunu bilebilecek durum ve pozisyonda olduğu,

taşıma tarihi itibariyle Mersin/Türkiye limanından Casablanca/Fas Limanma yapılan ortalama navlun bedelleri 1.100,00-1.300,00 USD civarında olmasına ortalama navlun bedelinin 4.5 katı tutarında 5.500,00 USD karşılığında konişmento belgesini davacıya teslim ettiği anlaşılmakla karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık olduğu ve 6098 Sayılı TBK'nın 28/1 maddesinde yer bulan aşırı yararlanma(gabin) halinin somut olayda gerçekleştiği, her ne kadar davacı tarafından alt taşıma işinin dava dışı .......

Firması ile davalı firma arasındaki yazışmalar dayanak gösterilmek suretiyle 1.250,00 USD'ye anlaşıldığı iddia edilmiş ise de davalı firmanın dava konusu konusu ürünleri fiilen taşıması ve taraflar arasındaki yazışmalarda sabit olduğu üzere dava dışı ....... firması ile aralarındaki alt taşıma sözleşmesi ilişkisini kabul etmesine rağmen alt taşıma işine ilişkin 1.250,00 USD'lik bedeli kabul etmemesi,

davalının incelenen ticari defterlerinde böyle bir anlaşma ya da ödeme yer almaması karşısında davacının alt taşımanın 1.250,00 USD'ye yapıldığına yönelik iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiş, davacı tarafından üretilen ürünlerin taşınması için dava dışı firmayla 1.480,50 USD üzerinden anlaşılmış olması karşısında,

fiilen taşımayı gerçekleştiren davalı firma açısından da somut olay adaleti ve hakkaniyet gereği bu tutar Mahkememizce taşıma bedeli olarak kabul edilerek davacının terditli talebinden ikincisinin kısmen kabulü ile 4.019,50 USD'nin dava tarihi olan 30/07/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinde açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davacının terditli talebinden ikincisinin kısmen kabulü ile.

4.019,50 USD'nin dava tarihi olan 30/07/2018 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Amerikan Doları cinsinde açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ....... firmasına ödeme yaptığının sabit olduğunu, müvekkil şirket, dava dışı ....... firmasına 1.250 USD ödeme yaptığını ve bu durumun belgelerle sabitlendiğini, bilirkişi raporlarına göre, müvekkilinin .......'a 5.621,60 TL (1.480,50 USD) ödediğini, davalı, taşımaya ilişkin navlun ücretlerinin asıl taşıyıcı .......'a ödendiğini belgelediğini, davalının, başka bir alacak nedeniyle hapis hakkını kullanamayacağını ve bu durumun kanuna aykırı olduğunu ayrıca müvekkilinin, ....... firması tarafından ödenmediği iddia edilen 1.480,50 USD'yi ödemek zorunda bırakıldığını,

bilirkişi raporunda, davalı ....... şirketinin, dava dışı ....... firmasından 19 fatura karşılığı 142.627,70 TL alacağının bulunduğunu ancak herhangi bir tahsilat kaydının olmadığını, ancak buna rağmen ....... şirketinin, ....... ile çalışmaya devam ettiğinin bildirildiğini buna göre davalı ....... şirketi tarafından ....... firmasıyla danışıklı şekilde hareket ettiği, ....... firması tarafından alınan taşıma işlerinin ....... şirketine yönlendirildiği, ....... firması tarafından taşıma işine ilişkin müşterilerden tahsilatlar yapıldığı halde ....... şirketine ödeme yapılmadığı,

davalı ....... firmasının taşıma işini yaptığı son aşamada cebren ve muzayaka halinde müşterilerden mükerrer tahsilat yaptığı, ....... firmasının batırılmak suretiyle yeni bir şirket olan ....... firması üzerinden aynı sistemin devam ettirildiği hususlarının sabit olduğunu, bu itibarla ....... firmasının taşıma işiyle ilgili tahsilat yapmasını temin eden ancak tahsil edilen bedelleri ....... şirketinden almak yerine son aşamada müşteriden mükerrer olarak tahsil eden ....... şirketinin, ....... şirketiyle de aynı cari üzerinden aynı sisteme devam etmekle açıkça Dürüstlük Kuralına aykırı davrandığını,

dolayısıyla Türk Medeni Kanunu 2-3 maddeleri gereği davalı ....... firmasının taşıma işi nedeniyle ödeme almadığı savunmasının dinlenemeyeceğini, öncesinde ....... ve akabinde ....... şirketi ile aynı sistemle müşterilerden mükerrer tahsilat yapılmasına neden olan ....... firmasının kötü niyetli olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davalarının tümüyle kabulünü talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yeterli araştırma yapılmadığını ve taleplerin dikkate alınmadan karar verildiğini, 27.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin 2017-2022 yıllarındaki ticari defterlerinin TTK'ya uygun tutulduğu, 2022 yılında E-Defter uygulamasına geçildiği için noter tasdik şerhlerinin bulunmadığı, dava dışı Tasfiye Halinde ....... Lojistik LTD.

ŞTİ.'nin 2017 yılındaki defterleri usulüne uygun tutulduğu ancak sonraki yıllardaki defterler bilirkişi incelemesine sunulmadığı, müvekkili şirketin ticari defterlerinin zamanında tasdik edildiğini, bu nedenle müvekkili lehine delil olma özelliğini taşıdığı, ayrıca dava dışı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenememesi nedeniyle uyumlu olup olmadığının tespit edilemediği,

müvekkili şirket tarafından, davacı tarafa 28.03.2018 tarihli 5.500,00 USD (22.228,80 TL) tutarında fatura düzenlediğini ancak davacı tarafın, ticari defterlerine bu faturayı 21.851,50 TL olarak kaydını yaptığı, 29.03.2018'de davacı tarafından müvekkili şirkete 5.500,00 USD (21.946,65 TL) tutarında EFT ödemesi yapıldığı, müvekkilinin kayıtlarında ise 21.962,05 TL olarak göründüğü, dava dışı tarafın 2018-2022 yılları ticari defterlerine ulaşılamadığından, herhangi bir fatura veya ödeme kaydının tespiti yapılamadığı ayrıca 07.03.2018 tarihli 1.480,50 USD =5.621,60 TL tutarlı faturanın davacı tarafın defterine kaydedilmediği,

müvekkili şirketin, 14 fatura karşılığı dava dışı firmadan tdavaya konu aşıma işi dolayısıyla 142.627,70 TL alacaklı olduğ hususlarının tespitine yer verildiğini, müvekkili şirketin davacıyla arasında sözleşmesel bir ilişki söz konusu olmayıp, müvekkili şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir hak ve yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı tarafın ....... firmasına ödediği bedelin akıbeti ve hangi konşimentoya ilişkin ödemenin yapıldığının araştırılması gerektiğini, davacı taraf, müzayaka halinin varlığını iddia ederek müvekkiline karşı işbu davayı ikame etmişse de;

müzayaka halinin varlığından söz etmenin mümkün olmadığını, müzayakanın ölçüsü malvarlığı değil, ekonomik varlığı tehdit eden tehlike olup; tacirlerin yalnızca yapılacak işi ifa etmede zorluk yaşamasından ya da o sözleşme hükümlerini ifa sırasında ödeme güçlüğüne düşmesinden hareketle müzayaka hali içerisinde olduğu sonucuna varılmayacağını, bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini ancak müzayaka halinin var olup olmadığı hususunda bir tespite yer verilmediğini, müvekkili şirketin, ....... firmasının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediği için ....... üzerindeki hapis hakkını kullandığını,

davacı tarafın ....... firmasına ödenen bedelin akıbetinin araştırılması gerektiğini, hangi konşimentoya ilişkin ödeme yapıldığı ve ödemenin iade gelip gelmediği konusunun detaylı olarak araştırılmadan yapılan tespitlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; taşıma sözleşmesinden dolayı fiili taşıyıca ödenen navlun bedelinin aşırı yararlanma iddiasına dayalı tamamen ya da kısmen iadesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davalının davacıya navlun faturası düzenlediği davalının bu durumda taşıma ilişkisinin tarafı olduğu,

ancak gönderilen malın varış limanına ulaşması ve malın teslim alınması için konşimentonun gerekli olması nedeniyle davacının zor durumda kalmasından dolayı emsal bedelin çok üzerinde olan 5.500 USD navlun bedelini ödemeyi kabul ettiği ve davalıya ödediği, bu durumda TBK'nın 28. maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma şartlarının oluştuğu, davacının hak düşürücü süre içerisinde talepte bulunduğu, dava dışı ....... şirketinin davalıyla taşıma işi için 1.250,00 USD'ye anlaştıklarına dair davacı tarafından bir delil getirilemediği,

buna göre davalının, davacının dava dışı ....... şirketi ile anlaştığı bedel kadar navlun bedeli alması gerektiğinin somut olaya uygun olacağı değerlendirilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacının dava dışı ....... şirketine deniz taşıması için ödediği navlun bedelini ....... şirketinden talep hakkının saklı olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Tarafların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,

2-Taraflardan alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4-İstinafa başvuran taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır ....

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/298, K. 2024/1793, 8 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/298
Karar No
2024/1793
Tarih
8 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/298 K.2024/873
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/298 K.2024/1036
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/299 K.2024/640
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/299 K.2024/856
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/299 K.2024/1131
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/300 K.2024/1797

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.