KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/52
- Karar No
- 2024/1260
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2024
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- —
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2023
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 03/07/2024
- Yazım tarihi
- 04/07/2024
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2.... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 03/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunması nedeniyle aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı şirket siparişlerini davalı şirketin elektronik postası ve internet sitesindeki sipariş sistemini kullanarak verdiğini, bu siparişler ile yapılan ödemeler cari hesaba tam, gerçek usul ve yasaya uygun olarak işlendiğini, ödemelerin davacı şirket tarafından banka aracılığıyla ya da çek ile yapıldığını, davacı şirketin son olarak yaptığı 6 Milyon TL'lik siparişin bir kısmı davalı şirket tarafından teslim edilmek suretiyle ifa edildiğini,
kalan kısım ise davalı şirket yetkilileri tarafından davacı şirket ile yapılan görüşme sonunda, maliyetlerin aşırı arttığı gerekçesi ile siparişler iptal edilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davacı şirket tarafından siparişlerin karşılığı olarak verilen çekler davalı tarafından iade edilmek istendiğini, davacı şirket sözleşmenin devam etmesi sebebiyle böyle bir teklifi kabul etmediğini, akabinde davacı şirket tarafından Konya ..
Noterliği'nden 27/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketten aynen ifanın sağlanmasının talep edildiğini, davalı şirket, davacı şirketin böyle bir talebi ve muvafakati olmamasına rağmen 27/12/2021 tarihinde Kadıköy ... Noterliğine her biri 100.000 TL olan 5 çeki iptal kaşesi vurulmuş şekilde tevdi edildiğini, davacı şirketin böyle bir talebi ve muvafakati olmamasına rağmen 30.12.2021 tarihinde 519.041,77 TL'yi davacı şirkete ait T.
İş Bankası A.Ş.'deki ....... ıban numaralı hesaba ödendiğini, davalı şirket tarafından ihtara karşılık olarak. Kartal... Noterliğinden 31/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı cevap ihtarnamesinde; ödemelerin iade edildiği, herhangi bir borcun bulunmadığının beyan edildiğini, davacı şirket tarafından cevaben Konya ..
Noterliğinden 06/01/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarname ile davalı şirketin edimlerini ifa etmesi gerektiği hususunun ihtar edildiğini, ancak ihtarnamelere rağmen davalı şirketin ifada bulunmadığını, davalının, davacı şirket tarafından siparişler karşılığı verdiği çekleri notere tevdi etmesi,
davacı şirketin üzerine düşen edim borcu olan bedeli ödemiş olması durumunu değiştirmeyeceğini, davanın kabulü ile ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki 1.000 TL uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal/kısa vadeli avans faiz üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kural olarak taraflar arasında anlaşma olmadıkça davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketin ticari merkezi Sakarya'da bulunduğundan Sakarya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında yapılan yazılı bir sözleşme olmadığını, ancak mail ortamında yapılan yazışmalara göre davalı şirketçe üretilen malların davacı tarafından verilen siparişler ile üretilerek teslim edilmesi şeklinde yazışma yapıldığını,
taraflar arasında birim fiyat konusunda yazılı anlaşma olmadığı gibi davacı tarafından yapılan ödemeye istinaden üretilebilen mallar kendisine teslim edilmediğini, burada davacı siparişine göre malların üretilip gönderildiğini, talep olmadıkça ödeme yapılsa dahi bir malın üretilip verilmediğini, üretim tarihine göre bedellerin mahsup edildiğini, davacı tarafından zaman zaman bazı siparişlerin iptal edildiğini, dövizdeki ani artışlar, enerji fiyatlarına yapılan %123 zam davalı tarafından üretilen malların maliyetinin aşırı şekilde artışına neden olduğunu,
davacı bu artışlara rağmen davalıdan daha önce verilen sipariş bedelleri ile aynı bedeller karşılığında malların teslimini istediğini, sipariş verilen malların aynı bedelde üretilerek teslimi mümkün olmamasına rağmen davacı talebinde ısrar ettiğini, davalı tarafından bu nedenle aynı bedelle mal tesliminde ısrar eden davacının parasını iade etmek zorunda kaldığını, 519.041,77 TL nakit olarak davacı hesabına yatırıldığını, ayrıca 500.000 TL değerinde çeklerin davacıya iade edildiğini, çek ve paranın iadesinden sonra davacı taraf,
ihtar çekmek suretiyle ve ihtarda belirtilen malları ve fiyatları belirtilerek davalıdan söz konusu emtiaların yine de aynı bedelle teslimi istenmiş ise de söz konusu talebi hukuka uygun olmadığından yerine getirilemediğini, davalının davacıya ait parayı ve henüz ödenmemiş çekleri iade etmesi doğru ve olması gereken olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacı ile davalı arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davacı tarafından sipariş edilen malların üretilerek davacıya teslim edildiği, ancak davaya konu edilen bir kısım malların siparişine rağmen malların teslim edilmediğinden bahisle, davacının yeni mal alması durumunda uğrayacağı zararın giderilmesine yönelik mahkememizde alacak davası açıldığı, davacı ve davalı tarafın iddia ve savunmaları ile dosyaya eklenen deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki cari ilişkiye bağlı olarak mal siparişi üzerine ödemelerden tahsilat yapıldığı,
davacının sonradan verdiği sipariş nedeniyle davalının daha önceki koşullar ile mal teslimini yerine getirileceğine ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı, ticari hayatın gereği olarak, üretimi yapılan malın maliyetlerinin her zaman değişebileceği, fiyat değişiklikleri durumunda davalının edimini yerine getirmesinin kendisinden beklenemeyeceği, kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkide sipariş üzerine üretim yapıldığı, dolayısıyla üretim yapıldığı dönemdeki fiyatların tespitinin üretim yapan ile birlikte alıcının bir araya gelerek anlaşmasına bağlı olduğu,
davacının talebinin davalı tarafından karşılanmamasının, davalının sözleşmenin eski koşullar ile devam edilmeyeceğine yönelik iradenin ortaya konulması anlamına geleceği, dolayısı ile davalının cari hesap ilişkisi kapsamında davacıdan daha önce aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği, davalının aldığı parayı iade etmesinin, sözleşme yapılmaması iradesinin ortaya konulduğunun delili niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkememizce davacı tarafa, davaya konu malların teslimi hususunda anlaştıklarına ilişkin yemin teklifinde bulunulup bulunulmayacağı hatırlatılmasına rağmen,
davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmadığı da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine...." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının gerekçeli olmadığını, yerel mahkeme tarafından deliller toplanmadan ve dosyaya sunulan deliller değerlendirilmeden usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini, müvekkili şirketin son olarak yaptığı 6 Milyon TL'lik siparişin bir kısmının davalı şirket tarafından teslim edilmek suretiyle ifa edildiğini, kalan kısmın ise davalı şirket yetkilileri tarafından müvekkil şirket ile yapılan görüşme sonunda, maliyetlerin aşırı arttığı gerekçesi ile siparişler iptal edilerek sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini,
davalı şirketin maliyetlerin artması sebebiyle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshederek çekleri iade etmesi geçerli ve hukukî olmadığını, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun somut olayda söz konusu olmadığını, kanunun sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması talep edilmeksizin doğrudan fesih hakkı vermediğini, uyarlamaya veya feshe karar verme yetkisinin hâkime ait olduğunu, davalı şirketin borcunu ifa etmediğini açıkça ikrar ettiğini, davalı şirket borcunu ikrar ettikten sonra enerji fiyatlarına yapılan %123 zammı ifa etmeme gerekçesi olarak gösterdiğini,
TBK'nın m.125 gereği edimin ifa edilmemesinden kaynaklanan 1.000 TL (zarar belirli olmadığı için daha sonra artırma hakkı saklı kalmak üzere belirsiz alacak) zarara dava tarihinden itibaren yasal/kısa vadeli avans faizi üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte müvekkili şirket lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; alacak istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı,
davacının davalıya verdiği çekler karşılığında davalı tarafından siparişlerin teslim edilmediği belirterek uğradığı zararın tazminini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çeklerin verildiği tarihteki fiyatın mı yoksa siparişin verildiği tarihteki fiyatın mı esas alınacağı hususunda olduğu, davalının davacının verdiği sipariş üzerine üretim yaptığı, taraflar arasında çeklerin verildiği tarihteki fiyatın esas alınacağına dair bir sözleşmenin bulunmadığı, buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı,
mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava; alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında alım satım akdine dayalı hukuki ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın; alım satım akdi taraflarından hangisinin temerrüde düştüğü konusunda olduğu, dosyadaki mevcut delillerin TBK'nın 207 vd. Maddelerindeki hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği,
Somut olayda; davacının, sipariş ettiği malların bedeli olarak 6.000.000,00 TL'yi davalı tarafa verdiği, bir kısım malların davacıya teslim edildiği ancak bir kısmının teslim edilmediği konusu tartışmasızdır.
İlk derece mahkemesince deliller esastan değerlendirilirken; alıcının herhangi bir temerrüdü söz konusu değilken, satıcının, bedelini aldığı malların maliyetinin artmasını gerekçe göstererek, geçerli olmayan sebebe dayanarak, satıcının akitten dönmesini haklı fesih olarak değerlendirip, davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığından, davacının istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun ilk derece mahkemesinin temerrüdün tespiti ile ilgili hatalı değerlendirmesini gözardı ederek, davacı alıcının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi görüşüne katılmıyorum.
Başkan e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/52, K. 2024/1260, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama