İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/714 K.2024/2047

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye…

Esas2024/714Karar2024/2047Tarih26 Aralık 2024Okuma10 dk · 2.061 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/714
Karar No
2024/2047
Karar tarihi
26 Aralık 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
—
Karar no
—
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/02/2024
Numarası
Esas - Karar
İstinaf eden davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
—
Vekili
Av.
İhbar olunan
—
Dava
Menfi Tespit
İstinaf kararının karar tarihi
26/12/2024
Yazım tarihi
26/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.061 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı şirketin ise elektrik dağıtım şirketi olduğunu, müvekkili şirketin ürettiği elektriği davalı şirketin kurulu tesisleri üzerinden geçirerek devlete sattığını, müvekkilinin, davalı şirketin tesislerini kullanması nedeniyle davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediğini, son dönemde davalı şirketin müvekkili şirketten fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı talep ettiğini,

davalının 2018 yılı öncesinde devreye alınan güneş enerji santrallerinin dağıtım bedeli katkı payını müvekkili şirkete önceden haber vermeksizin 5 katından fazla artış yaptığını, bu artışın müvekkilinin projelerinin kredilendirilmesinde büyük zorluklara sebep olduğunu, müvekkilinin ürettiği elektriği davalı gibi EDAŞ'lar yoluyla satmak zorunda olduğundan davalının bu durumu kendisi lehine fahiş ve haksız bir kar elde etmek için kullandığını beyan ederek müvekkilinin fazlaya dair her türlü yasal hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının müvekkilden talep ettiği şimdilik 1.000,00 TL tutarında dağıtım bedeli katkı payı borcunun olmadığının;

davalının dağıtım bedeli katkı payında yaptığı artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının; günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak adil bir dağıtım bedeli katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin ve bu hususlarla bağlantılı olarak davacının davalıya (GES'in dağıtım bedeli katkı payının 5,6882krş/kwh'tan 28,2765krş/kwh'a yükseltildiği tarihten itibaren) fazla ödeme yapıp yapmadığı ile yapmış ise bunun miktarının ne kadar olduğunun tespitine, davacının fazla ödeme yapmasının ve hak kaybı yaşamasının engellenmesi için davacının yapacağı ödeme işlemlerinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada idari yargının görevli olduğunu, davacının arabuluculuktan kaçınmak için davasını menfi tespit davası olarak açtığını, davacının görevli tedarik şirketi tarafından yapılan iş ve işlemlere, işlemin kendilere bildirim tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde itiraz edebileceğini, davacının görevli tedarik şirketine itiraz etmeden doğrudan dava açmasının mümkün olmayacağını, davanın EPDK tarafından onaylanan tarifeye dayalı olarak yapılan faturalandırmalara karşı açılmış bulunduğundan husumetin EPDK 'ya yöneltilmesi gerektiğini,

davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmayacağını, dava dilekçesinde talep sonucunun açık şekilde gösterilmediğini, mahkemenin EPDK'nın yerine geçerek dağıtım bedeli katkı payı belirleyemeyeceğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının lisanssız güneş enerjisi santrali işletmecisi olduğunu, lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi ayrımı olduğunu, dağıtım tarifelerinin sadece birim fiyat karşılığı elektrik bedeli olmadığı,

esasen dağıtım faaliyetlerinin ne şekilde finanse edileceğinin EPDK tarafından planlandığını, dava konusu uyuşmazlıkta bağlantı anlaşmalarının EPDK tarafından ve üzerinde değişiklik yapılmamak kaydıyla tip olarak belirlendiğini, bununla birlikte sözleşmenin müzakereye açık bir sözleşme olmadığını, bu sözleşmenin iltihaki sözleşme olduğunu, iltihaki sözleşmelerinin bir kamu hizmeti ifa ettiğini hukuken veya fiili olarak tekel durumu arz eden ve tüketicinin bağlanması gereken standart hükümleri içeren ve tüketicilerin olduğu gibi bağlanmak mecburiyetinde olduğu sözleşme olduğunu,

müvekkilinin anılan sözleşmeler üzerinde değişiklik yapma hak ve yetkisinin olmadığını, işlemlerini EPDK kararlarına göre gerçekleştirdiğini, dava öncesinde temerrüdün söz konusu olmadığını, davacının faiz talebinin hukuki bir dayanağının olmadığını, davadan asıl maksadın istirdat olması karşısında arabuluculuğa ve şirkete ön başvuruya ilişkin dava şartlarının yerine getirilmemiş olması, müvekkilinin sadece EPDK kararlarını uygulamış olması ve davacının taleplerinin tümünün haksız olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 24/11/2022 Tarih,.... Esas .... Karar Sayılı Karar Özeti: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...açılmış olan davanın menfi tespit davası olduğu anlaşılmış, davacının kısmi olarak davayı açtığı gözlemlenmiş, davalı vekilinin zamanında cevap dilekçesi sunmuş olduğu ve özellikle usule ilişkin itirazlarını öne sürdüğü, öncelikli olarak usuli itirazlarının karşılanmasını talep ettiği anlaşılarak davalının öncelikli olarak yargı yolu uyuşmazlığı itirazı mahkememizce değerlendirilerek Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, kanaatiyle davalının bu yönündeki usule itirazının reddine karar verilmiştir.

Davalının husumet yönünden itirazı yine mahkememizce incelenerek reddine karar verilmiş olup davalının arabuluculuk başvurusu olmadığına yönelik yapmış olduğu itirazın mahkememizce değerlendirildiğinde menfi tespit davalarında arabuluculuk şartının aranmadığı gerekçesiyle bu yönüyle yapılan itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir.

Yine davalı tarafından da hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep etmeye yönelik itirazı mahkememizce değerlendirildiğinde davanın özü itibariyle davacı ile davalı arasında yapılan hizmet sözleşmesinden kaynaklanan davacının davalıya ödemekle yükümlü olduğu,

hizmet bedelindeki artışın fahiş olması nedeniyle ortaya çıkan taraflar arasındaki ödemeye ilişkin bedelin artmasına yönelik sözleşmedeki bedeli artırma işlemine yönelik açılan davada 24/11/2022 tarihli celsede davacı vekilinin kendi beyanlarıyla söz konusu tarife artışı nedeniyle mevcut bir borçlarının olmadığı kendilerinden daha önce talep edilen zamlı bedelin itirazı kayıtla ödendiği dolayısıyla davalı kuruma herhangi bir borcu olmadığı gibi aynı zamanda söz konusu hizmet sözleşmesindeki tarifenin artırılmasına yönelikte Danıştay'da davalarının mevcut olduğu dikkate alındığında toplanan bütün deliller davacının beyanları göz önüne

alınarak öncelikli olarak ortada mevcut bir zararın bulunmaması; bulunmuş ise söz konusu bedelin ödenmiş olması nedeniyle tespit davası yerine istirdat davası açılması gereği dikkate alındığında ve bunlardan daha da önemlisi olarak taraflara arasındaki yapılan sözleşmenin içeriğinde bulunan hizmet bedeli tarifesinin davalı kurumca değil yasal mercilerce düzenlenip talep edildiği , yasamız gereğince geçerli olan bir kanunun iptal edilinceye kadar yürürlüktü olduğu ve karine teşkil ettiği,

ve bununla beraber söz konusu tarifeye karşı Danıştayda da iptale yönelik dava açıldığından davacının davasını mahkememizde açmasında hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda farklı noktalarıyla özellikle eda davası açma imkanı varken tespit davası açması aynı zamanda açılmış bir idari davanın bulunması nedeniyle HMK'nın 114/1 maddesi gereğince dava şartları sıralanmakla söz konusu maddenin h bendi uyarınca dava açmada hukuki yararın bulunmadığı özellikle mahkememizin idari denetime yönelik karar alamayacağı gibi söz konusu idari işlemlerin ve bunlara yönelik iptal ve kabul kararlarının idari mahkemelerince verilen kararlarca tespit olunacağından..." gerekçesiyle davacının davasının HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddine, karar verilmiştir.

Dairemizin 17/02/2023 Tarih, ... Esas, .... Karar Sayılı Kaldırma Kararı: İlk derece mahkemesinin 24/11/2022 tarihli kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Dairemizin 17/02/2023 tarihli ... Esas, ....

Karar sayılı kararı ile; "...Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında bağlantı sistem kullanım anlaşması yapıldığı, davacının bu sözleşme kapsamında davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediği anlaşılmakta olup davacı taraf, davalının fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı talep ettiğini ileri sürerek dağıtım bedeli katkı payındaki artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, adil bir katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmektedir.

Davacının bu talepleri bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza (çekişme) yaratıldığını iddia ederek muarazanın giderilmesini talep ettiği sonucuna varılmaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 29.09.2004 tarih, 2004/13-417 E.-2004/442 K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere; muarazanın men'i(çekişmenin önlenmesi) davaları, usul hukuku anlamında tespit değil, eda davası niteliğindedir.

Bu tür davalarda hem muarazanın(çekişmenin) varlığının tespiti ve hem de onun önlenmesi (men'i) talep edilir. Bu durumda mahkemece davacının talebi hakkında davanın esası hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle;

Davacının istinaf talebinin kabulü ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih, ... Esas .... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 15/02/2024 TARİH, .... ESAS .....

KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre taraflar arasında bağlantı sistem kullanım anlaşması yapıldığı, davacının bu sözleşme kapsamında davalıya dağıtım bedeli katkı payı ödediği anlaşılmakta olup davacı taraf, davalının fahiş ve haksız dağıtım bedeli katkı payı talep ettiğini ileri sürerek dağıtım bedeli katkı payındaki artışın yasalara ve sözleşmeye uygun olup olmadığının, adil bir katkı payı miktarının ne kadar olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmektedir.

Davacının bu talepleri bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, davalı tarafça dağıtım bedeli katkı payı miktarı hususunda muaraza (çekişme) yaratıldığını iddia ederek muarazanın giderilmesini talep ettiği anlaşılmakla, Mahkememizce de hükme esas alınan 27/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere davalı elektrik dağıtım şirketi tarafından uygulanmaya başlanan dağıtım bedeli katkı payının sözleşme ve yasalara uygun olduğu,

Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğde, dağıtım tarifesini etkileyen tüm unsurların hesaplamalara dâhil edilmiş olması sebebiyle, dağıtım tarifesinin günün ekonomik koşulları ve diğer hususlar dikkate alınarak oluşturulduğu, aksinin davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılarak davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda üreticilerden dağıtım bedeli alınması gerektiği belirtildiğini, ancak, lisanslı GES üreticiler ile Lisanssız GES üreticiler arasında enerjinin üretiliş yöntemi açısından bir fark bulunmadığını, müvekkil şirketin ürettiği enerjide kullandığı üretim teknolojisi açısından üretilen enerjinin nakline ait bir maliyet farklılaşmasına sebebiyet vermediğini,

bu yüzden üretilen elektriğin dağıtım sistemine getirdiği yük açısından da lisanslı ile lisansız tesisler arasında bir fark bulunmadığını, müvekkili şirket yönünden ilgili mevzuat ve tarifelerin mahkeme tarafından yanlış yorumlandığını, lisansız üreticilerin belli bir miktara kadar elektrik üretim kapasitesine sahip tesis kurmalarına izin verildiğini, dolayısıyla lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere göre daha küçük işletmeler, lisanssız yatırımların lisanslı yatırımlara göre daha düşük bütçeli yatırımlar olduğunu, 1 MW üretim kapasiteli bir tesis ile 100 MW üretim kapasiteli bir tesisin aynı yatırım kriterlerine tabi tutulmasının,

küçük işletmelerin birim üretim maliyetlerinin büyük işletmelere göre daha fazla olmasına sebep olacağını, bu durumun ise küçük işletmeleri verimsiz ve karsız bir yatırıma dönüştüreceğini, böyle bir durumda da küçük sermayeli müteşebbisler lisanssız üretim tesisi kuramayacaklarını, kanun koyucunun müvekkil şirket gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim yapan tesisleri teşvik etmeyi, bu itibarla da onların lehine belli tarife avantajları sağlamayı amaçladığını, müvekkili şirkete ilişkin indirimli tarife uygulaması doğrudan doğruya kanun koyucunun iradesine ve yasal güvencelere dayandığını,

bu hususların mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, muarazanın önlenmesi talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı,

toplanan delillere ve özellikle Dairemizce usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan "Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Kullanım Anlaşması" sözleşmesinde dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatı ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, anlaşma ile mevzuat ve mevzuat değişikliklerinin geçerli olduğunun kabul edildiği, Lisanslı ve Lisanssız GES'lerde üretilen enerji bedellerinin EPDK tarafından belirlendiği, davalı şirketin enerji fiyatını belirleme yetkisinin bulunmadığı, sadece EPDK'nın belirlediği birim fiyatlar üzerinden fatura tahakkuk etme yetkisinin bulunduğu,

EPDK'nın ilgili kararları gereği Lisanslı ve Lisanssız GES'lerin ürettiği enerji bedellerinin birim fiyatlarının farklı olduğu, davacının da aralarında bulunduğu lisansız üreticiler tarafından lisansız üreticilerden alınacak dağıtım katkı bedelinin dayanağını oluşturan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 31/12/2021 tarih ve 31706 6. Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan,

30/12/2021 tarih ve 10699 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararıyla değiştirilen Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinin 2. Fıkrasının iptali talebi ile açılan davanın Danıştay 13. Dairesinin 28/12/2022 Tarih ve .... esas, .... karar sayılı kararıyla reddedildiği, sözkonusu karara karşı yapılan temyiz başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu ...

Esas, ....Karar sayılı kararı ile Danıştay 13. Hukuk Dairesi kararının onanmasına karar verildiği, EPDK kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalının yapmış olduğu faturalandırma işlemlerinde fazladan yapılmış tahakkukun bulunmadığı, genel işlem koşuluna aykırılığın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından,

davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,

2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 26/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/714, K. 2024/2047, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/714
Karar No
2024/2047
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/714 K.2024/1089
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/715 K.2024/816
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/715 K.2024/3567
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/715 K.2024/772
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/715 K.2024/1247
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/715 K.2024/825

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.