İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/801 K.2024/1214

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 23/10/2019 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine…

Esas2024/801Karar2024/1214Tarih27 Haziran 2024Okuma11 dk · 2.269 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Esas No
2024/801
Karar No
2024/1214
Karar tarihi
27 Haziran 2024
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
—
Dosya no
2
Karar no
2
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/10/2019
Numarası
Esas Karar
İstinaf eden davacı
—
Vekili
Av.
Davalı
...... (T.C. Kimlik No:
Vekili
Av.
Dava
İtirazın İptali
İstinaf kararının karar tarihi
27/06/2024
Yazım tarihi
28/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.269 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 23/10/2019 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucunda verilen 19/04/2022 tarih 2.... Esas - .... Karar sayılı kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2024 tarih 2.... Esas - 2.... Karar sayılı ilamıyla bozularak dairemize iade edildiği anlaşılmakla, dosya incelendi;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Nalçacı/KONYA şubesi ile dava dışı ..... Pazarlama İnşaat Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, davalının kullandırılan kredinin tamamından sorumlu olduğunu, asıl borçlunun kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine asıl borçlu ve kefillerine gönderilen Beşiktaş ..

Noterliğinin 10/04/2018 tarih... yevmiye sayılı noter kat ihtarnamesi ile kredi sözleşmesinin kat edildiğini, yine borcun ödenmemesi üzerine Konya .. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası üzerinden giriştikleri icra takibine davalının asıl alacak ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğundan bahisle davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu miktarın tamamının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08/01/2015 tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin ortaklığından hisselerini devrederek ayrıldığını, bu hususun ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini, müvekkilinin ortak olduğu dönemde 2004, 2011, 2012 ve 2013 yıllarında şirketin 4 adet genel kredi sözleşmesi imzalayarak kredi kullandığını, müvekkilinin 2004 ve 2011 yılında imzalanan kredi sözleşmelerinde kefil sıfatı ile imzalarının bulunduğunu ve bu kredilerin tamamının da ödenerek kredi borçlarının söndürüldüğünü, takip ve dava konusu kredi alacağının zamanaşımına uğraması nedeniyle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,

bu olmadığında müvekkilinin imzalarının olduğu 2004 ve 2011 yılındaki kredi sözleşmelerinden dolayı bir borç ve sorumluluğunun kalmaması, takip ve dava konusu kredinin müvekkilinin imzalarının olduğu kredi sözleşmelerine dayalı olmaması, müvekkilinin imzalarının olduğu 2004 ve 2011 yıllarına ait kredi sözleşmelerinde de kefalet limitinin belirli olmaması nedeniyle sözleşmenin müvekkili açısından geçersiz olması, müşterek borçlu ve müteselsil kefil ibaresinin olmaması, sözleşmelere sonradan eklemeler yapıldığının açık olması, 2012 ve 2013 yıllarında imzalanan sözleşmelerde de müvekkilinin hiçbir imzasının olmaması,

imzaların olmadığı sözleşmelerin önceki sözleşmelerden bağımsız nitelikte olması nedenleriyle müvekkili hakkındaki davanın reddine ve kötü niyetli icra takibi yapan davacının %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince; "... Takip ve dava konusu edilen krediler davalının imzalarının olmadığı 31/08/2012 ve 29/11/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak dava dışı asıl borçlu ..... Pazarlama İnşaat Ltd. Şti. ye dayalı olarak kullandırıldığından ve davalı ...... in bu sözleşmelerden kefil veya müşterek borçlu veya müteselsil kefil vs. adı altında kendisini borç ve sorumluluk altına sokacak bir imzası olmadığından ve 14/10/2004 ve 15/05/2011 tarihli kredi sözleşmelerinden dolayı asıl borçlunun herhangi bir borç ve sorumluluğunun da kalmadığı, bu sözleşmelerden dolayı sonradan imzalanmış olan yeni kredi sözleşmelerine sorumluluk da atfedilemeyeceğinden, sorumluluğu olmayan davalıya karşı açılmış olan işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Takip ve dava konusu krediler, davalının imzalarının bulunduğu ödenip söndürülmüş kredilerle ilgili olmadığından, yasal anlamda basiretli olması gereken hatta basiretli tacirlere nazaran daha da basiretli davranması gereken davacı bankanın sorumlu olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği kredi sözleşmelerine atfen davalıya karşı icra takibine girişmesi haksız olduğu gibi hakkın kötüye kullanımı derecesinde kötü niyetlidir de. Bu nedenlerle haksız olduğunun yanı sıra kötü niyetli olduğu da anlaşılan davacı alacaklı bankanın takip konusu miktarın %20 si oranında kötü niyet tazminatına (haksız takip tazminatına) mahkumiyetine ...." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararına konu edilen ve tortusuz kapatıldığı belirtilen ......'in sorumlu olmayacağı iddia edilen risklerin zaten hiç bir zaman icra takibine alacak konusu edilmediğini, gerekçeli karara konu edilen bilirkişi raporunda risklerin ...... tarafından kefil sıfatı ile imzalanan 14/10/2004 ve 15/05/2011 tarihli Genel Kredi sözleşmesine dayanılarak açılmadığının belirtildiği,

ancak bunun kabulünün mümkün olmadığını, kefil ......'in sorumluluğundan bahsedilememesi için takibe dayanak teşkil eden genel kredi sözleşmelerinde borç sıfırlamasının yapılmış olması gerektiğini, davaya konu edilen sözleşmelerin "sözleşmenin uygulama alanı" başlıklı 2. Maddesine göre davalı kefil ......'in imzaladığı davaya konu diğer sözleşmeler arasında bağlantı bulunduğunu, yerel mahkeme kararında itirazın iptali isteminin reddi ile müvekkil bankanın usul ve yasaya aykırı olarak kötü niyet tazminatına hükmedildiğini,

kabul anlamına gelmemek şartıyla dava ret olacaksa bile kötü niyet tazminatı verilmesinin Bankacılık Kanunu'na aykırı olduğunu, belirterek istinaf talep ettiği görülmüştür.

Dairemizin 19/04/2022 tarih .... E. ... K sayılı kararının özeti: Dairemizce "... Dava konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırılmış olduğunun belirlenmesi gerektiği, zira, kredilerin davacının kefaletinin bulunduğu genel kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırıldığının saptanması halinde cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmesinde borcun bir şekilde sıfırlanmış olması kefaletin sona ermesini gerektirmediği,

aynı sözleşme çerçevesinde yeniden kredi kullandırılması halinde kefil ya da kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrüdlerinin hukuki sonuçları ile sınırlı olma kaydıyla sorumlu olduklarının kabulü gerekeceği, ancak dava konusu kredilerin, davalının kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılmış olduğunun saptanması halinde ise davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği, genel ilkesi dikkate alındığında, her ne kadar davacı banka vekili tarafından davalının imzasının olmadığı sözleşmelerin, davalı tarafından imzalanan sözleşmelerin devamı niteliğinde olduğu ve bu kredilerin sıfırlanmadığı ileri sürülmüşse de,

takibe konu edilen sözleşmelerin bağımsız olarak tanzim edilen farklı sözleşmeler olduğu, ilk sözleşmeye atıf içermediği gibi kefillerinin de başka kişiler olduğu, bu kapsamda asıl borçlu ve bankanın yeni bir sözleşme yapma iradelerinin bulunduğunun kabulünün gerekeceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda, tüm sözleşmelerin, ödemelerin ayrıntılı olarak incelendiği, davalının kefil olarak imzasının bulunduğu kredilerin tortusuz şekilde kapatıldığı, takibe konu kredilerin davalının imzasının bulunmadığı farklı krediler olduğunun bildirildiği, raporun denetime elverişli ve açıklayıcı olduğu,

bilirkişi raporu dikkate alınarak, takip konusu kredi alacağından davalının sorumluğunun bulunmadığına dair ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu, bu yönde davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği ancak davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerek İİK 67/2.maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatı şartlarının somut olayda bulunmaması gerekse 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138/1.maddesi (Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde,

2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz) hükmü dikkate alındığında yerinde olmadığı, bu nedenle davacının, aleyhlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince esas hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle ..." gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Dairemizce verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2024 tarih, .... E. .... K. Sayılı ilamıyla özetle; "... 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Bölge Adliye Mahkemesince 2004 sayılı Kanunu'nun 67 nci maddesinde düzenlenen kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı ve de 5411 sayılı Kanun'un 138 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Fonun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz..." hükmü gereğince davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Ancak, davacı bankanın, davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmelerine dayanarak icra takibi başlattığı dosya kapsamı ile sabittir. Ayrıca davacı banka alacağı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 138 inci maddesi uyarınca Fon alacağı niteliğine haiz olmadığından somut olayda bu hukuki düzenlemenin uygulanma olanağı yoktur.

Bu durumda davacı banka 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca Bölge Adliye mahkemesi davalı lehine vekâlet ücreti takdir ederken ilk derece mahkeme kararı tarihine göre karar vermiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21 inci maddesine göre avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm kurulduğuna göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması nedeniyle kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. ..." gerekçesiyle davacının temyiz itirazlarının reddine, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Yargıtay bozma ilamından sonra Dairemizce yapılan yargılamada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Dava; genel kredi sözleşmesine kefaletten kaynaklı alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava dışı ..... İnş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti.'nin davacı bankadan kullandığı ticari kredilere ilişkin sözleşmelerde, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, dava dışı kredi kullanan şirketin kredi borcunu ödememesi nedeniyle borçlu şirket ile davalı ve diğer kefiller hakkında Konya .. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı icra dosyasıyla yapılan takibe davalının itirazı üzerine, itirazın iptali davası açılmış, mahkemece yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları neticesinde, davanın reddine, davalı lehine %20 oranında kötüniyet tazminatı verilemesine karar verilmiş, davacı bankaca da, davanın reddine ilişkin verilen karar yönünden ve aleyhlerine hükmedilen kötü niyet tazminatı yönünden istinaf başvuru yapıldığı, istinafın süresinde olduğu, istinaf harçlarının ikmal edildiği görülmüştür.

Öncelikle takip konusu edilen kredi alacaklarının 31/08/2012 tarihli ve 29/11/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı, dava dışı borçlu ..... İnş.Tur.San.Tic.Ltd.Şti. İle alacaklı banka arasında 14/101/2004, 15/05/2011, 31/08/2012 ve 29/11/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davalı ......'in ise 14/04/2004 tarihli kredi sözleşmesi ile .....ve ..... nolu riskler ile 15//05/2011 tarihli kredi genel sözleşmesi ile ....ve .... nolu risklerden sorumlu tutulduğu, belirtilen sözleşmelerle kullanılan kredi alacaklarının takip ve dava konusu edilmediği tarafların kabulünde olup, bu husus uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık esas itibariyle, takip konusu 31/08/2012 tarihli ve 29/11/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinden dolayı, bu tarihlerden önce 14/04/2004 tarihli ve 15//05/2011 tarihli kredi genel sözleşmesinde davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer alan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davalının imzaladığı sözleşmelerin, imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 484. maddesine uygun olarak kefalet tesis edilmiştir. 6098 sayılı TBK 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 sayılı TBK'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 2. maddesinde, TBK'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı hükme bağlanmış olup bu düzenlemeler kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallar bakımından geçerlidir.

Dava konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırılmış olduğunun belirlenmesi gerektiği, zira, kredilerin davacının kefaletinin bulunduğu genel kredi sözleşmesine dayanılarak kullandırıldığının saptanması halinde cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmesinde borcun bir şekilde sıfırlanmış olması kefaletin sona ermesini gerektirmediği,

aynı sözleşme çerçevesinde yeniden kredi kullandırılması halinde kefil ya da kefillerin kefalet limiti ve kendi temerrüdlerinin hukuki sonuçları ile sınırlı olma kaydıyla sorumlu olduklarının kabulü gerekeceği, ancak dava konusu kredilerin, davalının kefaletinin bulunmadığı kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılmış olduğunun saptanması halinde ise davalının sorumluluğundan söz edilemeyeceği, genel ilkesi dikkate alındığında, her ne kadar davacı banka vekili tarafından davalının imzasının olmadığı sözleşmelerin, davalı tarafından imzalanan sözleşmelerin devamı niteliğinde olduğu ve bu kredilerin sıfırlanmadığı ileri sürülmüşse de,

takibe konu edilen sözleşmelerin bağımsız olarak tanzim edilen farklı sözleşmeler olduğu, ilk sözleşmeye atıf içermediği gibi kefillerinin de başka kişiler olduğu, bu kapsamda asıl borçlu ve bankanın yeni bir sözleşme yapma iradelerinin bulunduğunun kabulünün gerekeceği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda, tüm sözleşmelerin, ödemelerin ayrıntılı olarak incelendiği, davalının kefil olarak imzasının bulunduğu kredilerin tortusuz şekilde kapatıldığı, takibe konu kredilerin davalının imzasının bulunmadığı farklı krediler olduğunun bildirildiği, raporun denetime elverişli ve açıklayıcı olduğu,

bilirkişi raporu dikkate alınarak, takip konusu kredi alacağından davalının sorumluğunun bulunmadığına dair ve davacı banka 2004 sayılı İİK'nın 67/2.maddesi gereği icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar veren ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu,

bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacının yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.03.2021 tarih ... Esas ...

Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi Yargıtay bozmasından sonra duruşma açılarak karar verilmesi durumunda istinaf vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Davacı ..... Bankası'nın istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,

1- Davacı banka harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan 44,40 TL istinaf karar harcı ve 121,30 TL istinaf başvuru harcının talep halinde davacıya iadesine,

2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

3- Davacı harçtan muaf olduğundan, davalı tarafından yatırılan 397,80 TL temyiz başvuru harcı harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

4- Davalı tarafından yapılan temyiz aşamasında yapılan 120,50 TL posta ve tebligat giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

B) Davanın REDDİNE,

-Dava konusu 1.512.856,80 TL nin %20 si oranı olan 302.571,36 TL nin kötü niyet tazminatı olarak davacıdan alınarak davalı ...... 'e verilmesine,

1- Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

2- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 193.028,54 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Konya .. İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,

5-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,

C-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,

D-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzünde, verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 27/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/801, K. 2024/1214, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/801
Karar No
2024/1214
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/801 K.2024/726
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/802 K.2024/1211
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/802 K.2024/849
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/804 K.2024/1052
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/804 K.2024/1255
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/804 K.2024/1010

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.