KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/96
- Karar No
- 2024/499
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2024
- Dosya no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/12/2023
- Numarası
- Esas Karar
- İstinaf eden davacı
- —
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- İstinaf kararının karar tarihi
- 28/02/2024
- Yazım tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Davacı tarafından Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile açılan çek iptali davasında 06/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ticari faaliyetleri gereği dava dışı ...A.Ş. ile sözleşme imzalamış ve fuar faaliyetlerine katılma karşılığı olarak da ...A.Ş. ne ... seri numaralı, muhatabı .... A.Ş., basım tarihi 29 Kasım 2022 olan, 31.12.2023 tarihli 141.823,62 TL bedelli çeki düzenlediğini, çekin kargo ile gönderildiğini, ancak çekin karşı tarafa ulaşmadığının belirtildiğini, çekin kargo sürecinde çalınmış veya kaybolmuş olma durumunun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek zayi olan ... seri numaralı çekin iptalini, dava konusu çeke ilişkin tedbiren ilgili bankaya müzekkere yazılarak ödemeden men kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "....Davacının dava konusu etmiş olduğu çek hesabının sahibi olduğu, konunun 6102 sayılı TTK.818/1-s. maddesi yollaması ile aynı kanunun 757.maddesi ve devamı maddelerinde düzenlendiği, anılan kanunun maddelerine göre çek iptali davalarının, lehdar veya hamil tarafından açılması gerektiği, davacının da söz konusu çekin keşidecisi olduğu, keşidecinin çekin iptaline yönelik dava açma (aktif husumet) ehliyetinin bulunmadığı,
dava ehliyetinin bulunmasının 6100 sayılı HMK.114/1-d.maddesi gereğince dava şartlarından olduğu ve aynı kanunun 115.maddesi gereğince dava şartlarının varlığının mahkemece davanın her aşamasında resen araştırılmasının gerektiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/04/2016 tarih ve 2015/10531 Es. 2016/4708 Kar. Sayılı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.04.2016 tarih ve 2015/9669 Es. 2016/4253 Kar.
Sayılı İlamlarının da benzer şekilde olduğu anlaşıldığı ayrıca çeki zayi eden keşideci muhatabı ödemekten men edebilirse de zayi nedeniyle iptal davası açamaz, (Yargıtay 11. HD'nin 18/06/2012 tarihli 2011/5850 Esas, 2012/10727 Karar sayılı ilamı), yine TTK'nın 651. Maddesine göre çek iptali davasının çekin hamilinin açabileceğine ilişkin olduğu, keşidecinin çek iptali davasını açma hakkının bulunmadığına yöneliktir.
"Senedin iptaline karar verilmesini mahkemeden zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerindeki hak sabihi olan lehtarın veya senedin devri halinde yetkili hamilin isteyebileceği (TTK 651/2) sabit olduğundan TTK'nın bu düzenlemesi uyarınca senedi düzenleyerek tedavüle çıkaran "keşidecinin" iptal davası açma hakkı yoktur, (Prof. Dr. Ali Bozer, Prof.
Dr. Celal Gölge Kıymetli Evrak Hukuku Güncellenmiş ve Genişletilmiş 7. Baskı -Ekim 2017 Kitabı) " hükmü ile Adana BAM 9. HD.'nin 28/12/2018 Tarih, 2018/1409, 1132 Karar sayılı ilamı ile "iptal davası açma hakkı, TTK'nın 651. Maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir, iptal kararını alan hamil, TTK'nın 652.
Maddesinde düzenlendiği üzere hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlemesini isteyebilir, iptal davasının amacı budur. Çek keşidecisinin TTK'nın 818/1-s maddesi yollamasıyla TTK'nın 757. maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır" demektedir.
Emsal kararlar göz önüne alındığında iptal davası açma hakkının çeke bağlı alacağı bulunan hamile ait olması nedeniyle davanın usulden reddine..." gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çekin düzenleyen tarafça imzalandıktan sonra lehtara verilmeden kaybolma ihtimalinde, çeki düzenleyenin de iptal davası açabilmesi gerektiğini, çünkü bu durumda düzenleyenin hem çeke varlık kazandıran iradesi çekte yer almakta, hem de bir anlamda düzenleyen çekin hamili konumunda olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde çek nedeniyle olan borcunu ödemekten kaçınma çabasının bulunmadığını, müvekkili şirketin kaybolan çekle aynı olarak çek düzenleyerek .... A.Ş.'ye verdiğini, çekin kaybolması veya çalınmış olması, üçüncü şahısların eline geçmesi halinde hem müvekkili açısından hemde lehtar açısından telafisi mümkün olmayacak zarara yol açabileceğini belirterek istinaf talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çek iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK’nın 651/2 maddesi uyarınca çek iptali davasını ancak yetkili hamil açabilecek olup keşideci bu davayı açamaz. Kıymetli evrakın iptali davası açılabilmesinin ilk koşulu, senedin zayi olması; ikinci koşulu, senette yer alan hakkın halen mevcut olması; üçüncü koşulu, iptal talebinde bulunanın hak sahibi olması; dördüncü koşulu, senet zilyetliğinin yeniden iktisabının mümkün olmaması, beşinci ve son koşulu ise iptali dava edilen senedin kıymetli evrak niteliğini taşımasıdır.
Somut olayda davacının iptalini talep ettiği çekin keşidecisi olduğu, çekin keşidecisi konumunda olan davacının zayi nedeniyle çek iptali davası açma konusunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Aynı yönde Yargıtay 11.HD'nin 2015/3702 Esas 2015/10367 Karar 13/10/2015 tarihli ilamı).
Ancak davada sıfat, maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise, dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir.
Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddi hukuka göre tespit edilir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır.
Taraf sıfatı HMK 114. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmemiş olup, ilk derece mahkemesince aktif husumet ehliyetinin dava şartı olduğu kabulüyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de netice olarak davanın reddi kararının yerinde olduğu, açıklanan nedenlerle istinaf kanun yoluna başvuran davacının dilekçesinde yer verdiği istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı ve kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince davacının istinaf başvuru talebinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/96, K. 2024/499, 28 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama