KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1700
- Karar No
- 2025/1310
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ek karar tarihi
- 22/05/2025
- Numarası
- ... Esas - ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- Müteveffa ...'nin mirasçıları;
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
YAZIM TARİHİ : 23/10/2025
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 22/05/2025 tarihinde tesis edilen ek karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...... adına yönetici ve temsilcilerinin din istismarı yaparak izinsiz ve kaçak yollarla örgütlenerek döviz bazında paralar topladıklarını, kendilerini de maddi ve manevi olarak mağdur bıraktıklarını, davalı ...... yöneticileri hakkında Konya...Ağır Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini, yöneticilerinin Sermaye Piyasası Kurulunun ilgili maddelerini ihlal ederek usulsüz bir şekilde para topladığını, kendilerine şirket ortağı olduklarına ilişkin verilen hisse senedi adı altındaki belgelerinde kanunen geçersiz olup resmi geçerliliğinin bulunmadığını,
237.627,00 Alman markı ......'dan, 16.605,00 Alman markı da ...'dan olmak üzere toplam 254.232,00 Alman markının davalı ......'e verdiklerini, paraları verirken yöneticilerin sözlü olarak istedikleri zaman parayı geri alabileceklerini söylediklerini, sözleriyle kendilerine inandırıp güven sağladıklarını, kendilerini kanun ve yönetmeliklerle ilgili bilgi verilmediğini ve bu şekilde dolandırıldıklarını, kendilerine ne ana parayı ne de kar payının verilmediğini, kendilerine verilen hisse senedi bedeli ile ödemiş oldukları paranın da tutmadığını,
Almanya'nın değişik şehirlerinde yüksek kar payları verileceği vadiyle insanların kandırıldığını ve para toplandığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL olarak dava açmış iseler de vermiş oldukları 254.232,00 Alman markının Türk Lirası karşılığı olan 350.331,70 TL'nin göz önünde bulundurulmasını, bu paranın yasal faizi ile beraber hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 28/03/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden talep miktarını 16.706,35 TL olarak belirtmiştir.
Davalı mirasçılar vekili duruşmadaki beyanında müvekkilleri yönünden davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 12/12/2024 TARİHLİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İstinaf kaldırma kararı gereği dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz ... esas sayılı sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememiz ... esas sayılı dosyasının 11/12/2024 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile;
"1-Dosyanın davalı ... mirasçıları yönünden tefrik edilerek mahkememiz yeni esas sırasına kaydedilmesine ve yeni esaslı dosyada istinaf mahkemesi kararında belirtilmiş olan dava şartı eksikliğine ilişkin olarak dosya üzerinden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen tefrik ara kararı ile dosya davalı ... mirasçıları yönünden tefrik edilerek 11/12/2024 tarihinde mahkememiz yukarıda yazılı ... esasına kaydedilmiştir.
İstinaf mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava tarihinden önce davalı ...'nin vefat ettiği anlaşılmakla taraf ehliyeti dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın, HMK'nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı eksikliğinden usulden reddine, AAÜT'ye göre 22.737,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile mirasçılara verilmesine
karar verilmiştir.
TALEP
Davacı 22/05/2025 tarihli tavzih dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karara ilişkin Avukat ... tarafından herhangi bir bilgi verilmediğini, dava değeri 16.706,35 TL olmasına rağmen davalı tarafa 22.737,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek mahkemece verilen kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 22/05/2025 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,".... hüküm fıkrasıyla dava taraflarına tanınan hak ve borçların daraltılıp genişletilemeyeceği, talep eden vekilinin söz konusu talebinin ancak karara karşı süresinde yapılacak istinaf/temyiz başvurusu ile üst mahkemelerce değerlendirilebileceği anlaşılmakla, talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacı ...'un tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın usulden reddine karar verildiğini, dava değeri 16.706,35 TL olmasına rağmen davalı tarafa 22.737,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemece verilen ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve davalı taraf lehine 22.737,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği bu kararın taraf vekillerine usulüne uygun tebliğ edildiği ve tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine kararın 28/01/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın Hükmün Tavzihi hakkındaki 305. maddesinde “(1)Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” hükmüne yer verilmiş olup, tavzih yoluyla davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin değiştirilemeyeceği, bu hususun ancak istinaf konusu yapılabileceği, davacının da süresinde istinaf talebinde bulunmadığı anlaşılmakla davacının tavzih talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1700, K. 2025/1310, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama