KÜNYE
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1752
- Karar No
- 2026/698
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2026
- T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- ... - ...
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Üye
- ..... (...
- Katip
- ..... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2025
- Numarası
- ... Esas ... Karar
- İstinaf eden davacı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Davalı
- ........
- Vekili
- Av.....
- Dava
- Menfi Tespit
- İstinaf kararının karar tarihi
- 12/05/2026
- Yazım tarihi
- 12/05/2026
Karar Metni
1.507 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 25/09/2025 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin karşı taraf şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe dayanak evrak olarak davalı alacaklı tarafın çek vasfında olmayan evrakın taraflarınca alakası olmayan fatura ve Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı ibraz edildiğini, müvekkilinin il dışında bulunması nedeniyle mevcut takibe itiraz edememesi nedeniyle takibin kesinleştiğini, davalı alacaklının haciz işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili tarafa tebliğ olunan ödeme emrinde ... D.İş Esas-...
D.İş Karar nolu dosyada vekalet ücretinin 4.700,00 TL, 30/10/2023 tarihli fatura ve karşılığında alınan 575,00 TL tutarlı ........ seri nolu ........ çeki 575.000,00 TL, D.İş dosyasındaki ihtiyati haciz masrafı 1.192,90TL, 25/01/2024- 25/03/2024 işlemiş faiz belirttiğini, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan ihtiyati haciz kararında borçlu tarafın müvekkili şirket olmadığını, bu nedenle takip dayanağı kararının müvekkili ile bir ilgisinin bulunmamasına karşın müvekkili firma da ihtiyati haciz talebinde belirtilen diğer alacak kalemlerinden sorumlu tutularak dosyaya borçlu olarak kaydedildiğini, ödeme emrinin bu noktada hatalı ve sakat bulunduğunu, 575.000,00 TL tutarlı fatura ve çek bedelinden müvekkilinin sorumluluğuna gidilmek istenildiğini, bu durumda hatalı olduğunu, davalı/alacaklı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe dayanak olarak konulan çekin,
çek vasfında bulunmadığını, huzurda bulunan davada ispat külfetinin davalı/alacaklı üzerinde bulunduğunu, davalı taraf kötüniyetli olup, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla müvekkilinin uğraması muhtemel telafisi imkansız zararların önüne geçmek adına öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete uygun teminat bedeli karşılığında Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
D.İş sayılı dosyası kapsamında verilen tedbir kararının devamına, olmadığı takdirde ise mahkeme tarafından takdiren teminatsız olmadığı takdirde ise uygun bir teminat karşılığında Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya kapsamında yapılacak tahsilatın alacaklı tarafa ödenmemesine, Konya ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosya kapsamında borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilin dava dışı ........'ndan olan alacağına ilişkin olarak keşidecisi davacı ........ olan ........ Kahramanmaraş Şubesine ait keşide yeri Kahramanmaraş, keşide tarihi 25.01.2024 olan 575.000,00 -TL bedelli çekin müvekkiline teslim edildiğini, ancak davalı müvekkilinin alacağı ödenmediğini ve borçlular hakkında Konya ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, başlatılan takipte borçluya tebligat yapıldığını ve takip itiraz edilmeksizin davacı borçlu yönünden kesinleştiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle davacının faaliyet gösterdiği adreslere hacze gidilmişse de davacı taraf borcu ödeme yerine kötü niyetli olarak huzurdaki menfi tespit davasını ikame ettiğini, müvekkilinin dava dışı ........ ile 575.000,00 -TL bedelde perde sistemleri alım satımı konusunda anlaştıklarını, dava dışı borçlu ........ borcuna karşılık davaya konu çeki ciro yoluya müvekkiline teslim ettiğini, davalı müvekkili tarafından söz konusu çekin ........
A.Ş. nezdinde işleme konulduğunu ve aynı zamanda davalı müvekkili tarafından aynı şirkete munzam senedin teslim edildiğini, ........ A.Ş. tarafından munzam senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu ve davalı müvekkili tarafından dosya borcunun ödendiğini, müvekkilinin, dosya borcunun ödenmesi akabinde davaya konu çeki ........
A.Ş.'den geri aldığını ancak söz konusu şirketin geç teslimi nedeniyle, 10 günlük çek ibraz süresi geçmiş olması sebebiyle muhatap bankaya ibraz edemediğini, davacının müvekkili bu kez alacağının tahsili amacıyla öncelikle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunmuş akabinde ise çek ve faturaya dayalı Konya ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takipte davacıya ödeme emri gönderildiğini, davaya konu çekin davacı tarafça keşide edilmiş olması sebebiyle takibe itiraz edildiğini ve takibin kesinleştiğini, kesinleşen takipte borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarının haczedildiğini ve fiilen faaliyetlerini sürdürdüğü adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davacı tarafın ise kötü niyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, davacı taraf her ne kadar çekten kaynaklı borcu olmadığını belirtmişse de çek ve çekte bulunan imzaları inkar etmediğini,
çekin kendisi tarafından düzenlendiğini açıkça ikrar ettiğini, davacı taraf, davaya konu çekin kendisi tarafından düzenlendiğini ve çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğunu açıkça kabul ettiğini, davalı müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, davacı ve dava dışı ........ arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafın iddialarının aksine çekte elle yazılan miktarın maddi hata niteliğinde olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli olarak borcun ödenmemesi adına maddi hataya sebebiyet verdiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmesinde hukuki yarar bulunmadığını,
ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte borçlu bulunmadığını yazılı belge ve delillerle ispatlayamadığını, iddialarını ispatlayamayan davacının davasının reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla tazminat ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince; "....Takip alacaklısı/davalının yetkili hamil olduğu, çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacı keşidecinin kural olarak hamil davalıya karşı ileri sürülebilmesi için kötüniyetle iktisabının ispatı gerektiği, sunulan delillerin tek başına kötüniyeti ispata yeterli olmadığı, bu nedenlerle lehtar ile olan temel ilişkiye dayalı kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceği değerlendirilmekle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebin reddi...." gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla D.İş dosyası kapsamında alınan ihtiyati haciz kararında borçlu tarafın müvekkili şirket olmadığını, ispat külfetinin davalı/alacaklı üzerinde olduğunu, yerel mahkemece ibraz olunmamış çek hakkında çek vasfına haciz evrak kararı verildiğini, davalı taraf kötüniyetli olup kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davayı kabul davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir (HMK m. 308). Davayı kabul, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davalı vekilinin 11/05/2025 havale tarihli dilekçesiyle davayı kabul ettiği, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davalı vekilinin vekaletnamesinde davayı kabule ilişkin özel bir kısım bulunduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davayı kabul mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davacının istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından; davalının davayı kabul beyanı nazara alınarak, ayrıca davacı vekilinin davalıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı beyanı da dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak davalının davayı kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Üye ... · e-imzalıdır Katip ... · e-imzalıdır .....
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1752, K. 2026/698, 12 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama