İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/228 K.2025/253

2- ........ 3- ........ 4- ........ VEKİLİ : Av......

Esas2025/228Karar2025/253Tarih13 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.019 kelime

KÜNYE

T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden

Esas No
2025/228
Karar No
2025/253
Karar tarihi
13 Şubat 2025
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
.....
Dosya no
.....
Karar no
.....
Başkan
..... (...
Üye
..... (...
Üye
..... (...
Katip
..... (...
İncelenen kararın mahkemesi
Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
18/12/2024
Numarası
... Esas
Davacı
........
Vekili
Av......
Davalılar
1- ........
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.019 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

2- ........ 3- ........ 4- ........ VEKİLİ : Av......

DAVA

Sözleşmenin İptali

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ : 13/02/2025

YAZIM TARİHİ : 13/02/2025

Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan sözleşmenin iptali davasında 18/12/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin farklı zamanlarda ........ Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş'nin toplam %50'sini satın aldığını, şirketin diğer hissedarları olan davalıların, istedikleri maddi desteğe kavuşmaları sonrasında şirket hissedarı ve yetkilisi olan davalı ........ ve diğerlerinin, müvekkili yokmuşcasına faaliyetlerini sürdürerek,

müvekkilinin talep etmesine rağmen işlerden gerektiği şekilde bilgilendirmediklerini, işleri perdelediklerini, müvekkilini ortaklıktan çıkarmak istediklerini, yaşanan sıkıntılar sonrasında müvekkilinin ortaklığın giderilmesi talep ettiğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılma talebi ve davalıların bundan kaçınmak istemesiyle müvekkilinin noter ihtarları neticesinde olağan genel kurul toplanma çağrısına bağlı olarak genel kurul yapılabildiğini ve 05.07.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda 30/07/2019 tarihli hisse devri protokolünün imzalandığını, protokol gereğince

........ Teknolojileri San.ve Tic.

A.Ş.'de davalıların devrettiği pay senetlerinin bedeline karşılık sözleşme ile belirtilen senetlerin düzenlenerek davalılar tarafından müvekkiline verildiğini, taraflar arasında imzalanan 30/07/2019 tarihli hisse devri protokolü gereğince müvekkilinin üstlendiği edimini zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, edimini yerine getiren müvekkilinin protokol gereği terditli olarak sunulan alternatif çözüm yollarından hangisinin benimsendiğinin davalılar tarafından ortaya konulması istediğini ve ifa edilmesi için davalılara Menderes.....

Noterliği'nin 16/07/2021 tarih ve ........ sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalıların sözleşme gereği edimlerini ifa etmedikleri gibi seçenekler ile ilgili tercihlerini de bildirmediklerini, aksine ifadan kaçınmak için yasal hakların kullanılması kisvesi altında, senet vadelerinin yaklaşması ile menfi tespit davası açtıklarını, davaların reddedildiğini, iş bu menfi tespit davası yargılama aşamasında, devredilen hisselerin bedeli karşılığı verilen senetlerin vadeleri geldiği ve davalılarca ödeme yapılmadığı için müvekkilinin davalılar hakkında icra takibi başlattığını,

sonrasında müvekkiline verilen senetlerin ödenmediği ve vadesi geçtiğinden ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, müvekkili ve davalılar arasında imzalanan 30/07/2019 tarihli hisse devri sözleşmesinden dönme haklarını kullanmak için iş bu davayı açtıklarını beyan ederek ........ Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş'nin taşınır taşınmaz tüm mal varlığının ve davalılara ait şirket hisselerinin 3. kişilere devri önleyici ihtiyatî tedbir kararı verilmesini, davalıların ........

Teknolojileri San. ve Tic. A.Ş.'de bulunan hisselerinin ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince 17/10/2024 tarihli ara kararı ile; "... Somut olayda ; davacı taraf, taraflar arasında şirket hisse devri konusunda anlaşma yapıldığını, kendisinin anlaşma gereğince dava dışı şirket hisselerini davalılara devrettiğini, davalıların bu devir karşılığında borçlarını ödemediğini beyan ederek terditli dava açmıştır.

Davacı tarafın terditli ilk talebi dava konusu sözleşmeden davacının döndüğünün tespiti ile dava konusu hisselerin davacıya iadesi ve kâr payı alacağı davası, terditli 2. talep ise dava konusu hisselerin devir tarihi itibariyle tespit edilecek bedellerinin faizi ile birlikte tazmini ve kâr payı alacağı davasıdır.

6100 s. HMK'nin 111/2. maddesine göre, "(2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz."

Dolayısıyla davacının ilk önce terditli ilk talebine göre davanın değerlendirilmesi gerekmiştir. Terditli ilk talep, hisseler yönünden alacak olmayıp dava konusu şirket hisselerinin davacıya iadesi talebi olduğundan, bu hisseler üzerine haciz konulmasında hukuki yarar görülmediği gibi, bu taleple birlikte istenilen kâr payı alacağı yönünden de alacak miktarının bildirilmemesi ve mevcut delil durumuna göre de kâr payı alacağı yönünden vadesi gelmiş veya vadesi gelmese dahi ihtiyati haciz isteme şartları oluşmuş bir alacaktan söz edilemeyeceğinden davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf ayrıca, dava dışı ilgili şirketin bütün malvarlığı ile davalılara ait dava konusu hisselerin 3. kişilere devrini önleyici ihtiyati tedbir kararı verilmesini de istemiştir.

Dava dışı, ........ Teknojileri San ve Tic. A.Ş.'nin bu davada taraf olmadığı, bu davada taraf olmayan bir şirketin haklarını etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği sonucuna varıldığından dava dışı şirkete yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı adına kayıtlı iken davalılara devredilen dava konusu hisselerin aynının terditli ilk talep yönünden dava konusu olduğu sonucuna varıldığından, mevcut delil durumu, tarafların menfaat dengesi ve yaklaşık ispat prensiplerine göre davacının davalılara ait hisselere ilişkin ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığından kabulüne karar vermek gerekmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine, ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, dava dışı ........

Teknojileri San ve Tic. A.Ş.'deki, davacıya ait iken davalılara devredilen ve halen davalılar üzerinde bulunan şirket hisselerinin, iradi olarak 3. kişilere satış ve devrinin 100.000,00 TL nakdi teminat yatırılması halinde tedbiren önlenilmesine, davacının fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalılar vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının adli yardım talebi reddedildiği ve işbu red kararının kesinleşmesi şart bile olmadığı halde ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesindeki rağmen dava başvuru ve peşin nispi karar harçları ikmal edilmeden ve sadece 17.10.2024 tarihinde 704,50 TL miktarındaki ihtiyati tedbir talebi harcı ödenerek 17.10.2024 tarihli ara kararı ile şirket hisselerinin satış ve devrinin önlenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin dava içinde istenildiğini, sadece tedbir harcının ödenmesinin yetmeyeceğini,

tüm dava harçlarını ödendikten sonra bir karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerine devrettiği hisseler hakkında hisse adetleri belirtilerek karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde davacıya aitken davalılara devredilen ve halen davalılar üzerinde bulunan şirket hisselerinin olarak belirtilmesinin ve müvekkillerinin önceki mevcut hisselerinin ayrıştırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

dava dilekçesinde geçen pek çok icra takip dosyası ve dava dosyasının varlığına ve bu dosyalarda da müvekkillerinin asla kabul etmedikleri ve benimsemedikleri hisse devir protokolü başlıklı sözleşmeye ve bonolara dayalı olarak yaklaşık ispattan çok uzak nitelikteki tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme ve bonolar geçerli olsalar bile sözleşme kapsamına göre davacının sözleşmeden geri dönme hakkının bulunmadığını, davacının icra takipleri başlattığını, menfi davalarının görüldüğünü,

icra takiplerinde yaşadığı hukuki ve usul sorunları nedeniyle ve özellikle bonoları zamanaşımına uğrattıktan sonra TBK'daki 125.maddesindeki tercihlerden sözleşmeyi dönme hakkını tercih olarak ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmeye göre bonolar ödenince davacının sözde sözleşmeden doğan haklarının sona ereceğini, bonolar 3 yıllık kambiyo zamanaşımına uğradığından artık davacı sözde sözleşmeye asla yaslanamayacağını ve tercih hakkını asla değiştiremeyeceğini, alacaklının tercihini sonradan değiştiremeyeceğini, aksi halde TBK'nın 125.maddesinin uygulanamayacak hale geleceğini,

kaldı ki tercih sonradan değiştirilebilir denilse bile somut olayda davacının tercih değişikliği objektif ve subjektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan ve bu hususun mahkemelerce re'sen nazara alınması gerektiğinden yaklaşık ispattan çok uzak nitelikteki tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca 100.000,00 TL teminat karşılığının çok düşük olduğunu beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ

Mahkemece; "...Somut olayda; her ne kadar davalılar tarafından 17/10/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararımıza sebep ve teminat yönünden itiraz edilmiş ise de, Mahkememizde görülen bu davanın, dava dışı şirketteki davacıya ait hisselerin davacı tarafından davalılara devrine ilişkin sözleşmeden dönüldüğünün tespiti ile hisselerin davacıya iadesi, terditli olarak da devredilen hisselerin bedelinin tahsili davasıdır.

Terditli ilk talep, dava konusu hisselerin aynına ilişkin olduğundan, davacı tarafından davalılara devredilen hisselerin davalılar tarafından 3. kişilere devredilmesinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiş, tedbir verilmediği zaman terditli ilk talep yönünden davanın kazanılması halinde verilen kararın sonuçsuz kalabileceği de değerlendirilmiş, bu nedenle tedbirin kaldırılması talebi şimdilik kabul edilmemiş, tedbirin mahiyeti itibariyle alınan 100.000 TL.'lik teminat da yeterli görülmüş, delillerin toplanmasından sonra esasa ilişkin hükümle birlikte yeniden değerlendirilmek üzere tedbire itiraz 18/12/2024 tarihli murafaa duruşmasında reddedilmiştir.

Murafaa duruşmasında verilen ret kararının gerekçesini oluşturmak üzere işbu gerekçeli ara kararı hazırlanmış ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davalıların ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının adli yardım talebi reddedildiği ve işbu red kararının kesinleşmesi şart bile olmadığı halde ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesindeki rağmen dava başvuru ve peşin nispi karar harçları ikmal edilmeden ve sadece 17.10.2024 tarihinde 704,50 TL miktarındaki ihtiyati tedbir talebi harcı ödenerek 17.10.2024 tarihli ara kararı ile şirket hisselerinin satış ve devrinin önlenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin dava içinde istenildiğini, sadece tedbir harcının ödenmesinin yetmeyeceğini,

tüm dava harçlarını ödendikten sonra bir karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkillerine devrettiği hisseler hakkında hisse adetleri belirtilerek karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde davacıya aitken davalılara devredilen ve halen davalılar üzerinde bulunan şirket hisselerinin olarak belirtilmesinin ve müvekkillerinin önceki mevcut hisselerinin ayrıştırılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

dava dilekçesinde geçen pek çok icra takip dosyası ve dava dosyasının varlığına ve bu dosyalarda da müvekkillerinin asla kabul etmedikleri ve benimsemedikleri hisse devir protokolü başlıklı sözleşmeye ve bonolara dayalı olarak yaklaşık ispattan çok uzak nitelikteki tedbir talebinin kabulü kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme ve bonolar geçerli olsalar bile sözleşme kapsamına göre davacının sözleşmeden geri dönme hakkının bulunmadığını, davacının icra takipleri başlattığını, menfi davalarının görüldüğünü,

icra takiplerinde yaşadığı hukuki ve usul sorunları nedeniyle ve özellikle bonoları zamanaşımına uğrattıktan sonra TBK'daki 125.maddesindeki tercihlerden sözleşmeyi dönme hakkını tercih olarak ileri sürmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmeye göre bonolar ödenince davacının sözde sözleşmeden doğan haklarının sona ereceğini, bonolar 3 yıllık kambiyo zamanaşımına uğradığından artık davacı sözde sözleşmeye asla yaslanamayacağını ve tercih hakkını asla değiştiremeyeceğini, alacaklının tercihini sonradan değiştiremeyeceğini, aksi halde TBK'nın 125.maddesinin uygulanamayacak hale geleceğini,

kaldı ki tercih sonradan değiştirilebilir denilse bile somut olayda davacının tercih değişikliği objektif ve subjektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan ve bu hususun mahkemelerce re'sen nazara alınması gerektiğinden yaklaşık ispattan çok uzak nitelikteki tedbir talebinin kabulü kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca 100.000,00 TL teminat karşılığının çok düşük olduğunu beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.

Aynı kanunun 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.

Dava dosyasındaki mevcut delillerin incelenmesinde; davacının kabul edilen ihtiyati tedbir talebi yönünden ilk derece mahkemesinin delilleri değerlendirmesi sonucunda varmış olduğu kanaate göre verdiği kararda ve itiraz üzerine verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal koşullarının somut olayda oluştuğu, teminat miktarının da yeterli olduğu, tedbir kararında infazda tereddüte yol açacak bir durum olmadığı, tedbir kararının davacı tarafından davalılara devredilen şirket hisseleriyle ilgili verildiğinin açık olduğu, ihtiyati tedbir talep harcının yatırılmış olduğu,

davalılar tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalıların istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ........ 'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ........ 'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ........ 'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davalı ........ 'dan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7-İstinafa başvuran davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,

8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,

9-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/228, K. 2025/253, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Kararının
  5. Karar Tarihi : 13/02/2025
  6. Yazım Tarihi : 13/02/2025
  7. Dava
  8. İtiraz
  9. İstinaf Edilen Ara Kararın Özeti
  10. İstinaf Sebepleri
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/228
Karar No
2025/253
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/228 K.2025/274
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/228 K.2025/235
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/229 K.2025/172
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/229 K.2025/277
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/229 K.2025/268
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/230 K.2025/162

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.