KÜNYE
T.C. Konya Bam 6. Hukuk Dairesi T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi İstinaf Eden Ve İhtiyati Tedbir/haciz
- Esas No
- 2025/751
- Karar No
- 2025/829
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- ...
- Karar no
- ...
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 17/03/2025
- Numarası
- ... Esas
- Talep eden davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...... Av. ......
- Karşı taraf davalı
- ......
- Vekili
- Av. ...
- Talep
- İhtiyati Tedbir/Haciz
- İstinaf kararının karar tarihi
- 22/05/2025
- Yazım tarihi
- 23/05/2025
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 17/03/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili, 10.03.2025 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesini tekrarla, müvekkilinin yatırım yapmak ve ileride kiraya vermek suretiyle gelir elde etmek amacıyla davalı şirketle 2019 yılında Konya'daki bir inşaat projesinden 2 daire almak üzere ön protokoller imzaladığını ve bedellerini fazlasıyla ödediğini ancak taahhüt edilen kat irtifakı tapuları ve dairelerin teslim edilmediğini, dairelerin 2023 yılında 3. şahıslara devredildiğinin öğrenildiğini,
müvekkilinin üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının sözleşmeleri ifa edilemez hale getirdiğini ve müvekkilinin zararını karşılamadığını, gerek ticari gerekse de maddi anlamda risk altında olanın müvekkili olduğunu, hepsi belgeli olan ve uzun zaman önce yapmış olduğu ödemelerin karşılıksız kaldığını, mahkeme kararı ile dosyaya sunulan teminat mektubunun hala mahkemede olduğunu, bu nedenle yeniden teminat alınmasına lüzum olmaksızın öncelikle ihtiyati tedbir, mümkün olmaması halinde ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının hissedarı, üyesi veya yükümlüsü olduğu S.S. ......
Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifindeki üyelik hisselerine ve bu kooperatifin yüklenici olması halinde kooperatiften olan tüm hak ve alacaklarına, ayrıca kendi adına kayıtlı olması halinde veya kooperatif adına kayıtlı dilekçede belirtilen taşınmazlar ile yine davalı adına kayıtlı taşınmazların tapu kaydına şerh konulmasına, davalıya ait taşınmazların tapu kaydına satışı veya bir başkasına devrini önleyecek şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, bu mümkün olmazsa ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "..Somut olayda ; davacı tarafından, davalı aleyhine, taraflar arasındaki 12/09/2019 ve 24/03/2019 tarihli harici taşınmaz satışına ilişkin 2 ayrı ön protokolün feshi ile bu ön protokollere konu olan 2 adet daire satışından dolayı dairelerin bedelleri karşılığında şimdilik 2.376.186 TL.'nin faizi ile beraber davalıdan tahsiline, bu talep kabul edilmezse davacının 2 daire için yaptığı ödemelerin faizi ile beraber davalıdan tahsili dava ve talep edilmiş, davalı taraf sözleşmelerdeki imzayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf öncelikle ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ise de; tedbir konulması istenilen davalıya ait malvarlıkları, dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir.
Davacının ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan incelemede de, muaccel bir alacağın varlık ve miktarı ile muaccel olmamış alacağın varlığı ve ayrıca muaccel olmamış alacak yönünden ihtiyati haciz verilmesinin şartlarının mevcudiyetine ilişkin olarak, yaklaşık ispat prensiplerine göre gerekli ispat şartları henüz sağlanmamış olduğundan, davacının ihtiyati haciz talebinin de reddine karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda belirtilenin aksine ödenmiş olan ve belgeleri ortaya konulan likit bir alacak olduğunu, sözleşmeyi ifa imkansızlığı haline getiren karşı taraf olup, bu davanın açılmasına bizzat sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bütün satış bedelini ve hatta sonradan zorla alınan fark ödemesini dahi davalının hesaplarına ödediğinin sabit olduğunu, belirsiz alacak davası açılmasının sebebinin ödenen paranın miktarının bilinmemesi değil taşınmazların hali hazır değerinin bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerekliliği olduğunu,
dosyadaki mevcut delil ve belgelerle davanın ispatlandığını, en azından müvekkilinin ödediği bedelin likit kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkilinin ihtiyati tedbir talebinin, mümkün olmaması halinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü yer almaktadır.
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 -Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 -Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; İhtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. maddesinde belirtilen yasal şartlar oluşmadığından zira, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak, ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde şartlarının oluştuğu, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça yaklaşık ispatın da sağlandığı anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır ...
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/751, K. 2025/829, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama