KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 1. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1.HUKUK Dairesi Bölgeadliyemahkemesi
- Mercii
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2024/1137
- Karar no
- 2024/1023
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2024
- Numarası
- 2024/154 Esas - 2024/191 Karar
- Davacı
- HEREKE MADEN İŞLETMELERİ A. Ş.
- Vekili
- Av. ... - [16051-50776-47926] UETS
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekilleri
- Av. ... - [16892-98183-17645] UETS
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Av. ... - [16395-93476-36570] UETS
DAVANIN KONUSU
Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale İade, Ecrimisil
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
İLAM YAZIM TARİHİ : 10/07/2024
"Davalı vekili"nin istinaf başvurusu üzerine Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/154 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararı ile dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Hereke Küllüktepe mevkiinde bulunan S.79547 sayılı II (a) grubu işletme ruhsatlı sahanın ruhsat sahibi olduğunu, davalı ... şirketine ait demir çelik üretimi ile iştigal eden bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkiline ait taş ocağının sınırında katı atıkların düzenli depolanması ve madencilik faaliyeti sona eren alanların doldurulması için atık bertaraf ve düzenleme depolama tesisi kurduğunu,
müvekkili şirketin ruhsat sahası içerisinde verilen olur kapsamında gerekli aplikasyonlarını yaptırdığını ve hemen bitişiğinde bulunan Çolakoğlu şirketi firmasına ait geri dolgu imalatlarının bir kısmını nizinli ruhsat sahasına taştığını tespit ettiğini, ilgili firmaya gerekli yazıları yazarak düzletme talep ettiğini, sorun çözümü için herhangi olumlu bir adım atmadığını beyanla tüm hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin ruhsatlı taş ocağı sahasına haksız müdahalenin menine, el atmanın önlenmesine, el atılan alana dökülen katı atık malzemelerinin kaldırılmasına, sahanın eski hale getirilmesine,
işgal nedeniyle 5.000,00 TL ecrimisilin her dönem için tahakkuk etmiş ecrismil alacağının dönem sonlarından itibaren kademeli avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/154 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararı ile; davanın HMK.m.114/1-c ve m.115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "mevcut uyuşmazlığın TTK'nun 4.maddesi uyarınca ticari bir dava olduğunu, tarafların şirket olması hasebiyle huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, yerel mahkemenin yanılgılı değerlendirme yaptığını" şeklindeki istinaf sebepleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; elatmanın önlenmesi, eski hale iade ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Dava dosyasının istinaf kanun yolu incelemesi HMK'nun 355. maddesi gereğince sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Bilindiği üzere, 6102 sayılı Ticaret Kanunu m.5/1 maddesi gereğince Asliye ticaret mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir.
Bilindiği üzere 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar "ticari dava" olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında asliye ticaret mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, "mutlak ticari davalar" ve "nispi ticari davalar" olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
O halde gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Öte yandan, görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması gerekli bir usul kuralıdır.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tüm dosya kapsamı değerlendiğinde, eldeki davanın mülkiyet hakkına dayalı olarak değil davacı şirketin ... sayılı II(a) grubu işletme ruhsatlı maden sahasına müdahale edildiği iddiasına dayandığı, dolayısıyla uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerine ilişkin bulunduğu, tarafların tacir sıfatının bulunduğu, bu şekilde her iki tarafın da ticari işletme ile ilgili iddiaları ve savunmalarının bulunuyor olması nazara alındığında açılan davadaki uyuşmazlık ticari dava niteliğindedir.
Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan; davanın, özel yetkili mahkeme sıfatıyla asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır. · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır. · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1137, K. 2024/1023, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama