KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 23 Mart 2022
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/930 - 2022/510
- Esas no
- 2021/930
- Karar no
- 2022/510
- Başkan
- ....
- Üye
- ....
- Üye
- ....
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.02.2021
- Numarası
- 2018/395 Esas - 2021/111 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Av. ....
DAVALI : 1 -...
DAVALI
2 -KÖMÜRLER ULUSLARARASI NAKLİYAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 3 -TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 23.05.2021
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.07.2021
KARAR TARİHİ : 23.03.2022
YAZIM TARİHİ : 24.03.2022
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği, dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 21.03.2013 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında davacının ciddi şekilde yaralandığını, yüzünde sabit iz kaldığını, kazayla ilgili araç sürücüsü...'ın bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırıldığını belirterek beyan ederek manevi tazminat talepleri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminat ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Kömürler Uluslararası Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının kaza sebebiyle herhangi bir maluliyetinin bulunmadığını, Ordu Devlet Hastanesi' nden alınan raporda bu hususların tespit edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Halk Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri dahilinde olduğunu, davacının maluliyetinin ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, kazadan sonra davacının davalı şirkete başvurduğunu, başvuru sonucunda davacıya 21.419,00 TL ödeme yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 21.03.2013 tarihinde meydana gelen kazada davacının aracının park halinde durduğu sırada arkadan çarptığını, davacıda kaza sonucunda nazal faktör ve yumuşak doku arızasının yüzünde sabit ize neden olduğunu, buna ilişkin Ordu ATK tarafından rapor düzenlendiğini, raporun dosyaya ibraz edildiğini, davacıya çıplak göz ile bakıldığında yüzünde sabit iz olduğunun belli olduğunu, dosyada alınan Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen raporda heyette plastik cerrahi doktorunun bulunmadığını, davacının maruz kaldığı hususun plastik cerrahiye girdiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 21.03.2013 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın dava dışı polis aracına arkadan çarpması nedeniyle polis aracı yanında olan yaya davacının yaralandığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının maluliyet oranının tespiti için önce Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesinden, itiraz üzerine de Marmara Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporlarda davacının yaralanmasının araz bırakmadan iyileştiği ve iyileşme süresinin bir aya kadar uzayabileceği belirtildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Alınan raporlar kaza tarihinde geçerli olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınmış ve birbiriyle uyumlu olduğundan hükme esas alınması yerindedir ve bu nedenle mahkeme kararı doğru bulunmuştur.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, karada esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/930, K. 2022/510, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama