KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2024
- Esas no
- 2022/1650
- Karar no
- 2024/109
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15.03.2022
- Numarası
- 2020/221 Esas - 2022/181 Karar
- Başvuran davalı
- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
- Vekili
- Av. ...-...
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davacı
- ... -...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 28.04.2022
- İstinafa geliş tarihi
- 29.09.2022
- Yazım tarihi
- 12.01.2024
Karar Metni
1.944 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde;16.06.2019 tarihinde ... ili ... ilçesinde davacının hamile vaziyette yolcu olarak bulunduğu davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde davacının ağır şekilde yaralanması sonucu karnındaki bebeğini kaybettiğini, kolluk kuvvetince düzenlenen tutanakta da anlaşıldığı üzere davacı tarafın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı annenin cenin olan çocuğunu ileride uzun yıllar sürecek desteğinden yoksun kaldığını, kaza yapan ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle geçerli davalı Doğa Sigorta Şirketi tarafından ...
POLİÇE numarası ile trafik (ZMSS) poliçesi düzenlendiğini, davacının murisi çocuğunun ölümü ile uğradığı zarar dolaylı ya da yansıma yoluyla zarar olmayıp doğrudan zarar kapsamında olduğunu, davacının tedavilerini özel hastanelerde yaptırdığını, Yargıtay uygulamaları gereğince, 2011 yılından sonra trafik kazası kaynaklı tedavilerde yapılan harcamaların SGK‘dan tahsili edilebildiğini, açıklanan nedenlerle;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 500,00 TL maddi tazminatın (ekonomik geleceğin sarsılması ,sürekli/geçici iş görmezlik ve iş gücü kaybına ilişkin kazanç kaybı) kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalı Sigorta Şirketi’nden tahsiline (poliçe de yazılı limitle sınırlı kalmak kaydıyla) fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihi itibariyle 500,00 TL Sağlık hizmet bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı Doğa Sigorta vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirkete 11.10.2018-11.10.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı müteselsil sorumluluğunun davalının kusuru oranında olmak üzere, poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00 TL olduğunu, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, davacı tarafın anne karnında vefat eden cenin için destekten yoksun kalma tazminatı talep etmesinin mümkün olmadığını,
anne karnına düşmüş olsa da cenin sağ doğmadıkça kişilik kazanamayacağını, kişilik kazanamaması sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatına esas olabilecek bir konumda da olamayacağını, cenin sağ doğmadığı sürece destekliğinden de söz edilemeyeceği için trafik kazası sonucu vefat eden bebek için destekten yoksun kalma tazminatının talep edilemeyeceği, sağlık giderleri açısından sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davalı şirketin tazminata ilişkin sorumluluğundan bahsedebilmek için, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini,
bu durumda da tazminat sorumluluğu sigortalı araç sürücünün kusuru oranında ve elbette ki poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını talep ettiğini, karşı tarafça sunulan tek taraflı kusur raporuna itiraz ettiğini, somut olayda, davacıların takılması zorunlu olan emniyet kemerini takıp takmadığı kaza zaptında belli olmadığı için tespit edilemediğini, davacıların takılması zorunlu olan emniyet kemerini taktığını ispat etmesi gerektiğini,
emniyet kemerinin takılmaması halinde olayda müterafik kusur durumunun mevcut olduğunun kabul edilmesi ve kusur oranı nispetinde hesaplanacak tazminattan tenzilat yapılması gerektiğini, sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren (8) işgünü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumlulukları da bulunmadığını belirterek davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı kurum arasında bir haksız fiil ilişkisi bulunduğunu, uyuşmazlığın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1 ve 7/3 maddeleri ile 5510 sayılı kanunun 101.
Maddesi uyarınca iş mahkemesince çözümlenmesi gerektiğini, davacı adına davalı kuruma herhangi bir talebi olmadığını, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu, bu konuda davalı kuruma başvurusu bulunmadığını, faiz taleplerinin fahiş ve haksız olup davalı kuruma yönetilen davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı kurumun ödeyeceği miktarın saptanıp davacıya fatura edilen masrafların makul miktarlarda olup olmadığının tespiti için uzman bilirkişi heyetten rapor aldırılması gerektiğini belirterek yargılamada yapılacak diğer savunmalar ile birlikte haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, 360.000,00 TL maddi tazminatın 04.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere), 11.834,47 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Kocaeli 1.Ticaret mahkemesinin 15.03.2022 tarih 2020/221 Esas, 2022/181 K. sayılı ilamındaki, yargılama giderlerine ilişkin hükmün kaldırılarak, 748 TL ATK masrafı ve 1267 TL tamamlama harç tutarı olmak üzere toplam 2.015,00 TL yargı gideri ilave edilmek suretiyle yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacı ve davalı kurum arasında bir haksız fiil ilişkisi bulunmadığını, trafik kazası sonucu yapılan sağlık harcamalarının karşılanması prosedürü doğrudan 5510 sayılı Kanunun ve buna göre çıkarılan yönetmeliklerin uygulanması ile ilgili olduğunu, yerel mahkemece alınan hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu, davacı adına davalı kuruma herhangi bir talebin de olmadığını, davalı kurumun hukuken sorumlu olduğu başkaca bir tedavi gideri olmadığını, davalı kurumun ödeyeceği miktarın doğru saptanmadığını davacıya fatura edilen masrafların da makul miktarlarda olmadığını,
yerel mahkemece bu yöndeki dikkate alınmadan karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının aleyhe olan hususların kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Doğa Sigorta Aş. vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından davalı şirketin sorumlu tutulamaz olduğunu, hususta sorumluluğun sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu, bu nedenle hesaplanan bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu olayda müterafik kusur durumunun araştırılmasını, müterafik kusur için kazada kusurlu olmak değil, kaza sonucu oluşan zararın meydana gelmesinde kusur sahibi olmanın arandığını belirterek, usul ve yasaya aykırı ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım giderleri ve anne karnında ölen cenin nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı Doğa Sigorta A.Ş. vekili 27/06/2022 tarihli dilekçesi ile istinaftan feragat ettiklerini belirtmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin 21/07/2022 tarihli ek kararı ile; davacı vekilinin çıkarılan muhtıraya rağmen başvuru harcı, istinaf karar harcı ve istinaf avansını tamamlamadığından, davalı Doğa sigorta vekilinin ise istinaftan feragat dilekçesi göndermiş olması nedeniyle davacı ... ve davalı Doğa Sigorta A.Ş. Yönünden istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiş ise de istinaf yoluna başvuran davalı Doğa Sigorta A.Ş.'nin istinaf başvurusundan feragat etmesi nedeniyle istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2 maddesi uyarınca feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle sadece davalı SGK vekilinin istinaf itirazları incelenmiştir.
25.02.2011 tarihinde 6111 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiştir.
Bu kanunun 59. maddesi ve geçici madde 1 ile trafik kazası ile sebebi ile kazazedelerin sağlık hizmet bedellerinin, sosyal güvenceleri olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik kurumu tarafından karşılanacağı ve yine bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre.
6111 Sayılı Kanun gereği yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden Sosyal Güvenlik Kurumu, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın sürücüsü sorumludur.
Somut olayda, 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği, davalı SGK'nın sorumlu olduğu tedavi gideri bedellerinin, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporla, dosya kapsamına uygun biçimde saptanmış olması ve bu raporun hükme esas alınmış olması, iş hukukundan kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığından mahkemenin davada görevli olduğu, davanın ceza zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşıldığından davalı SGK vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak somut olayda, davaya konu tedavi giderlerinden sadece özel Cihan Hastanesinin aldığı fark ücret olan 4.063,19 TL'nin ayrıntılı fatura dökümü olduğu, diğer iki hastaneye ait sadece yapılan işlemler mevcut olup, ücret ile ilgili bir belge saptanmadığı, bilirkişi tarafından yapılan işlemler üzerinden hesaplama yapıldığından davalı SGK'nın sadece faturalı olan 4.063,19 TL'den sorumlu tutulması gerekirken tamamından sorumlu tutulması hatalı olup davalı SGK vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
İlk derece mahkemesi kararlarındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davalı sigorta şirketinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı SGK vekilinin istinaf istemlerinin kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış, davalı SGK'nın sadece faturalı olan 4.063,19 TL'den sorumlu tutulması suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/1650, K. 2024/109, 12 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama