KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/1498
- Karar no
- 2024/1584
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2023
- Numarası
- 2022/421 Esas - 2023/320 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ... [16144-41533-09991] UETS
Karar Metni
1.359 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Av. ... [16592-95553-89621] UETS Av. ... [15798-97868-33352] UETS
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... [16177-71177-97175] UETS
DAVALI
AK SİGORTA A.Ş.
VEKİLLERİ
Av. ... - ... Av. ... [16639-36682-15125] UETS Av. ... [16848-48633-18981] UETS
DAVALI : ...
VEKİLLERİ
Av. ... [16432-34378-06759] UETS Av. ... [16943-49347-75929] UETS Av. ... [16194-91383-23073] UETS
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 16.06.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 28.09.2023
KARAR TARİHİ : 02.10.2024
YAZIM TARİHİ : 02.10.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 08.04.2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının yaralandığını bu süreçte çalışamaması ve tedavi sürecinin zor geçmesi nedeniyle manevi yönden zarar gördüğünü, meydana gelen olayda davalının kusurlu olduğunu beyan ederek HMK md. 107 uyarınca fazlaya ilişkin tüm dava ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte;
buna karşılık diğer davalı ...Ş.'den (trafik sigortası teminat İimitleriyle sınırlı olmak üzere) ve diğer davalı ...Ş.'den (yapılacak yargılama sonucunda mahkemenizce tespit edilecek zararın AKSigorta A.Ş. ile yapılmış olan zorunlu trafik sigorta poliçesinde yer alan maddi zarar sorumluluğunu aşan miktarı yönünden) maddi tazminat istemi nedeniyle yapılan ön başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte;
buna karşılık diğer davalı ...Ş.'den ise (Kasko poliçesindeki teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) manevi tazminat istemi nedeniyle yapıları ön başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde;Davanın zamanaşımına uğradığını, olayın oluşumunda davalının sorumlu olmadığını , istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş.vekili cevap dilekçesinde;Davanın zamanaşımı uğradığını, olayın oluşumunda davalının sorumlu olmadığını, istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 17.06.2024 tarihli dilekçesi ile davacı vekili ile akdedilen 17.06.2022 tarihli ibraname çerçevesinde sulh olunduğunu, davacı taraf ile sulh ibranamede belirlenen ödemenin yapılması ile birlikte davadan feragat ve davalı, dava konusu ihtilaf bakımından ibra ettiklerini beyan etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından Maddi tazminat yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihi olan 08.04.2021 tarihinden, davalı ...Ş. Yönünden ise 12.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalı ...Ş. Yönünden Kasko Poliçesindeki limitlerde sınırlı olmak üzere bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat bedelinin somut olay göz önünde bulunduğunda oldukça düşük miktarda olduğunu, Yargıtay'ın genel içtihatları ışığında; manevi tazminat miktarı belirlenirken somut olayın özelliği, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, maluliyet oranı, beden gücü kaybı ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetilmesi gerektiğini, davacının bu süreçte tek başına günlük ihtiyaçlarını dahi yardım almadan gideremeyecek şekilde yatağa bağımlı yaşadığını, kaza sonrasında takılan platinlerin çıkarılması için 14.12.2021 tarihinde bir ameliyat daha olduğunu,
yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının somut olayın gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda oldukça düşük miktarda olup davacının yaşadığı üzüntü, elem ve yıpranmanın yol açtığı manevi zararların giderilmesine elverişli nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 08.04.2021 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıların sürücüsü, zorunlu trafik ve kasko sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda davacı yaralanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinde alınan rapor da davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yine dosyada mevcut maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Bu istemle sınırlı yapılan istinaf incelemesinde;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumların yanında olayın sebebi oluş şekli karşı tarafın haksız tahrik oluşturacak eylemlerinin bulunup bulunmadığı ve varsa mahiyeti ile eylemin ve sonuçlarının mahiyetinin ve özellikle hakkaniyete uygunluğunun gözetilmesi gerekir.
Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, yaralanmanın mahiyeti, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminatların az olduğu, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetli olacağı kanaatine ulaşıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazının kabulü gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarları az bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1498, K. 2024/1584, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama