KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1558 - 2024/1658
- Esas no
- 2023/1558
- Karar no
- 2024/1658
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2023
- Numarası
- 2016/873 Esas - 2023/676 Karar
- Başvuran davacı
- ...- ...
- Vekili
- Av. ...
- Başvuran davalı
- ...-
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
Av. ... Av. ... Av. ...
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 11.08.2023 - 29.08.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 03.10.2023
KARAR TARİHİ : 10.10.2024
YAZIM TARİHİ : 10.10.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
22.01.2012 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı halk otobüsüne, davalı Axa Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın arkadan çarpması sonucu yaralandığını, olayın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, olayla ilgili Kocaeli 2. ASCM'nin 2012/726 sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığını, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını 6832444 sayılı hasar dosyası ile 08.12.2014 tarihinde davacıya 50.343,31 TL ödeme yapıldığını,
zararın çok daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL iş kaybı - maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren, işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Axa Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın 21.10.2011 ila 21.10.2012 tarihleri arasında 46352209 numaralı Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesiyle sigortalandığını, kusur ve maluliyet durumunun tespit edilmesi ve devamında uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, kaza ile ilgili şirkete müracaat sırasında gerekli belgelerin (sağlık kurulu raporu, ücret belgesi gibi evrakların) ibrazı gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını ve SGK tarafından ödenmesi gerektiğini, işgücü kaybı teminatının 225.000,00 TL olduğunu, davacıya 08.12.2014 tarihinde 50.343,31 TL ödeme yapıldığını, ödemelerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Gebze 5. ASCM 2012/463 Talimat sayılı dosyasında ve 11.09.2012 tarihli duruşmada olay nedeniyle belinde kırıklar meydana geldiğini, kimseden şikâyetçi olmadığından hukuk mahkemesinde dava açamayacağını, davacının hakkını kötüye kullandığını, maluliyet oranı olarak bildirilen %42 oranının ve manevi tazminat isteğinin de fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile; Maddi tazminat talebinin dava tarihinden önce ödeme nedeniyle reddine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı Axa sigorta aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Dosyaya sunulan 02.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının maluliyetinin olmadığı gerekçesiyle geçmiş dönem hesabı, gelecek aktif dönem hesabı ve gelecek pasif dönem hesaplamalarında haksız olarak alacağın olmadığına ilişkin görüş bildirildiğini, kazada davacının belinin kırıldığını, omurga kemiğinde iki adet kırık meydana geldiğini, aradan geçen zamana rağmen ağırılarının devam ettiğini ve ağır bir işte çalışamadığını, Çankırı Devlet Hastanesinin 05.07.2012 tarihli sağlık kurulu raporuna göre vücut fonksiyon kayıp oranının %42' olduğunu, ancak davalı şirketin davacının aldığı hasarın karşılığı %15 malul kalacağı kabul edildiğini,
ATK'nun maluliyet oranını belirlerken fahiş derece de düşük belirlediğini, raporlardaki çelişki giderilmeden ilk derece mahkemesince karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde.
Hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, yapılan yargılama sonunda davacı açısından sürekli maluliyet tayini gerektiren bir yaralanmanın söz konusu olmadığı ve davacının kaza tarihinden sonra 6 ay içerisinde normal yaşantısına dönebileceğinin ortaya çıktığını, aktüerya bilirkişi raporuna göre davacının uğradığı maddi zararın miktarının 4.254,48 TL olduğunu, davacıya diğer davalı sigorta şirketi tarafından 50.343,31 TL'lik ödeme yapıldığını, yani davacının maddi zararının fazlasıyla karşılanmış olduğunu ve bu gerekçeyle reddedildiğini,
davacının 17.09.2019 tarihli celsede ATK faturalarının yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, ancak davacının fatura bedellerini yatırmadığını, davacıya 04.02.2020 tarihli 13. Celsede kanuna aykırı bir şekilde ikinci defa kesin süre verildiğini, davacı vekiline ikincisinin kanuna aykırı olacak şekilde süre verilmesine rağmen davacı vekili kesin süreye riayet etmediğinden davanın reddi gerekirden davanın devam olunmasının doğru olmadığını, davacının gerek soruşturma ve gerekse de kovuşturma sürecinde davalıdan şikayetçi olmadığını, ceza davasına katılamadığını,
üstelik kazadan yaklaşık 8 ay sonra ceza yargılamasında da açıkça karşılanmasını istediği bir zararının olmadığını beyan ettiğini, davacının bu beyanları ile şahsi tazminat haklarından TCK b 73/b.7 maddesi gereği feragat ettiğinin açık olduğunu, bir an için davacının o dönem için sağlıklı değerlendirme yapamadığı ve öngörülmezlik nedeniyle böyle bir beyanda bulunduğu düşünülse dahi davanın KTK 11/2.
Maddesi gereğince reddi gerektiğini, davacının tazminat talep hakkı olduğu kabul edilmese dahi bu hakkı açıkça kötüye kullandığını, sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine açılan rücu davasının derdest olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasına ve davalı aleyhine açılan davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, 22.01.2012 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüse davalı ...'ün sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın çarpması sonucu davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza dosyasında davacının davalıdan şikayetçi olmadığı, davalı sürücünün asli kusuruna göre cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinde alınan raporda kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Yine hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ve 2. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan maluliyet raporlarına göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İş göremezlik raporunun olay tarihi olan 22/01/2012 tarihinde yürürlükte bulunan 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin esas alındığı ve dosyadaki tıbbi evraklara göre sürekli iş göremezliğe neden olarak bir araz bulunmadığının belirlendiği, davacının sürekli iş göremezlik bulunduğunu ispat edemediği,
olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tarafların sosyal ekonomik durumları ve manevi tazminata ilişkin ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmış, taraf vekillerinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1558, K. 2024/1658, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama