KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1637 - 2024/1651
- Esas no
- 2023/1637
- Karar no
- 2024/1651
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2023
- Numarası
- 2022/588 Esas - 2023/353 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.332 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Av. ... Av.... Av. ...
İHBAR OLUNAN : AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 20.06.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.10.2023
KARAR TARİHİ : 10.10.2024
YAZIM TARİHİ : 10.10.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.12.2019 tarihinde ... plakalı ve ... plakalı araçların yaptığı kaza nedeniyle yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını beyan ederek; 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 15.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve dava dışı ...'in kusuruyla sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden tahsiline, 70.000,00 TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 15.12.2019 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 05.01.2023 tarihli dilekçeleri ile davalı Doğa Sigorta A.Ş aleyhine açmış oldukları maddi tazminat davasından feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; Davalıya müracaat edilmediğini, sorumluluklarını poliçe limiti ile sınırlı olduğu, kusur durumunun tespitinin gerektiği, bilirkişi raporları alınması gerektiği, mütarafik kusur durumunun göz önüne alınması gerektiği, faiz talebinin yerinde olmadığı savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kazada davalının hiçbir kusurunun olmadığını, davacının maluliyet oranını kabul etmedikleri ve tazminat taleplerinin haksız olduğu savunmaları ile davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile, Davacının davalı Doğa Sigortaya yönelik davasının feragat nedeniyle reddine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının duyduğu elem ve ızdırap göz önüne alındığında düşük olduğunu, davacının kaza geçirerek malul kalmasının davacının ömrünün sonuna dek sürecek bir acı ve ızdırap kaynağı olacağını, davacının 2019 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde yaklaşık 4-4,5 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini, zaman içerisinde paranın satın alım gücünün ciddi oranda düştüğünün manevi tazminatın takdirinde dikkate alınması gereken hususlardan olduğunu, davalı tarafın %100 kusuru nedeniyle davacının kaza geçirdiğinin sabit olduğunu,
davacının elem ve ızdırabını bir nebze olsun giderilebilmesi için ve davacının uyuşmazlığa konu kazada herhangi bir kusurunun olmadığı hususu göz önüne alındığında; davalarının tam kabulüne kararı verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde.
Manevi tazminat talebinin reddedilen miktarı üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kazada dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hızlı gelmek suretiyle hatalı sollama yaparak davalının traktörüne sol arka tarafına çarparak traktörü bağlı römorkun sağ şeritten sol şeride geçmesine neden olduğunu, davacının beyanlarının aksine davalının traktöründe dönerli ışıklı tepe lambası yandığını ve olayın meydana geldiği yerde de yeterli sokak aydınlanmaları ve ışıklandırması bulunduğunu,
dava dışı ...'in hızını azaltmadan asli kusurlu olarak davalının aracına arkadan çarptığını tam ve asli kusurlu olduğunu, yerel mahkeme tarafından davalı şahısın asli kusurlu olarak kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ceza davasındaki bilgi, belge ve raporlar davacı tarafın tazminat taleplerini ispatlar nitelikte, mahiyette ve kuvvette olmadığını, hükme esas alınan kusur oranın da hatalı olduğunu, ayrıca hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin kesinleşmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine,
reddedilen manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 15.12.2019 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki araç ile davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, hem davacının içerisinde bulunduğu araç sürücüsüne hem davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir.Kazaya dair yürütülen ceza dosyasında trafik bilirkişisinden alınan 18.02.2021 ve 26.03.2021 tarihli raporlar ile ATK Trafik İhtisas dairesinden alınan raporda gerçekleşen kazada davalı sürücüsü asli, davacı yolcunun içerisinde bulunduğu araç sürücüsü tali kusurlu bulunmuş ve bu kusur oranına göre verilen ceza kararı istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda da gerçekleşen kazada, dava dışı araç sürücüsünün %30, davalı sürücünün %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacının yaralanmasına sebep kaza 15.12.2019 tarihinde gerçekleşmiş olup kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler için Engelilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğe göre davacının sürekli maluliyet oranını %13,52 geçici iş göremezlik oranını 18 ay olduğu, üç ay başkasının bakımına ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının kazaya karışan dava dışı araçta yolcu konumunda bulunduğudan kusur durumunun müteselsilen sorumlu olanlar arasındaki iç ilişkide değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda yolcu olan davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu kabul edilmesinin yerinde görüldüğü,
olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumları, davacının iyileşme süresi ve manevi tazminata ilişkin ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle taraf vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen red edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T'nin 10/2 maddesi gereğince davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hatalı bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı bulunmuş ise de; anılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davalı lehine A.A.Ü.T 10./2 maddesi uyarınca vekalet ücreti eklenmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1637, K. 2024/1651, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama