KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Esas no
- 2023/752
- Karar no
- 2024/766
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/12/2022
- Numarası
- 2022/17 Esas - 2022/748 Karar
- Başvuran davalı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekilleri
- Av. ...-...
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Av. ...- ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 16.01.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 09.05.2023
KARAR TARİHİ : 18.04.2024
YAZIM TARİHİ : 22.04.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait araç ile davalı şirket tarafından sigortalanan ... plakalı araçlar arasında 01.08.2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracının hasar gördüğünü, pek çok onarım yapıldığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, davacının zararlarının karşılanmış olması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile 20.000,00 TL'nin 100,00 TL'sinin dava tarihi olan 10.01.2022, 19.900,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 12.10.2022'den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait aracın 14 yaşında olduğunu, bilirkişi raporunda aracın önceki hasarlarının tespit edilmediğini, tek uzmanla kusur ve zarar belirleme uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, raporda tespit edilen değer kaybı meblağının hesaplanmasına dair araştırmanın nereden yapıldığına dair hiç bir dayanak gösterilmediğini, raporda belirlenen bedelin oldukça fahiş olduğunu, raporun denetlenebilirlik kriteri bulunmadığını, tek bir bilirkişi tarafından hazırlanan kusur raporunu kabul etmediklerini, kusur durumu için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davalı şirket tarafından sigortalanan aracın %100 kusurlu olduğu yönündeki gerekçesiz tespiti kabul etmediklerini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 01.08.2021 tarihinde, davacıya ait araca, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının aracı hasar görmüştür.
Mahkemece makine mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda, davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu ve davacıya ait araçta 20.000,00 TL değer kaybı oluştuğu belirtilmiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ve mahkemece alınan raporda davalı nezdinde sigortalı araç sürücünün kazada tam kusurlu olduğunun belirtildiği, kazanın oluş şekline göre de arkadan çarpma kuralının ihlali nedeniyle davalı tarafın %100 kusurlu kabul edilmesi heyetimizce de uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin kusur oranına yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Değer kaybına yönelik hesaplamanın, raporda usul ve yasaya uygun şekilde ve Yargıtay güncel içtihatlarına göre yapıldığı, davacının aracının tamir edildiği ve raporda belirlenen değer kaybı bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/752, K. 2024/766, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama