KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1585 - 2024/1715
- Esas no
- 2024/1585
- Karar no
- 2024/1715
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 18.07.2024
- Numarası
- 2024/340 Esas
- Başvuran davacı
- ...-...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3- TÜRK NİPPON SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 07.08.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.10.2024
KARAR TARİHİ : 17.10.2024
YAZIM TARİHİ : 17.10.2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde.
14.10.2021 tarihinde saat 18.08 sıralarında ... mevkiinde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki, diğer davalı ...'a ait, davalı sigorta şirketinin ise ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, yaya olan davacı ...'a çarpması neticesinde meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu ve konuya ilişkin ceza davasının kesinleştiğini beyanla, meydana gelen kaza sebebiyle davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesini talep ve dava etmiş,
manevi tazminat bakımından sürücünün sorumluluğuna gidilecek oluşu nazara alınarak davalı ... ve davalı ... adına kayıtlı olduğu tespit edilecek vasıta ve gayrimenkuller, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257. maddesi uyarınca takdiren teminatsız olarak İhtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın belirsiz alacak olarak açıldığı ve 200,00 TL gösterildiği, 15.000,00 TL'de manevi tazminat istendiği, böylece dava değerinin tutarı gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, dava değerinin miktarı itibariyle verilecek ihtiyati haczin menfaatler dengesini ihlal edeceği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin 18.07.2024 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
18.07.2024 tarihli ara kararda "...gösterilen dava değerinin toplam 15.200 TL olduğu ve bu rakamın asgari ücretin dahi altında kalması itibariyle ihtiyati haciz kararına konu edilmesinin ihtiyati haciz müessesinin amacına aykırılık oluşturacağı gibi menfaatler dengesinin ihlal edileceği değerlendirilmekle..." şeklinde gerekçe ile ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair karar verilmiş ve anılan karar 24.07.2024 tarihinde taraflara tebliğ edilmiş olduğunu, gelinen aşamada dava dosyası kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi şartları mevcut iken yukarıda yer verilen gerekçe ile taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ikame edilen maddi ve manevi tazminat davasının değerinin asgari ücret tutarının altında kalmasının ihtiyati haciz talebinin reddine dayanak oluşturması ihtiyati haciz müessesesinin amacına aykırı olduğunu, dosyaya sundukları delillerle yakın ispat koşulunun gerçekleştiğini, yerel mahkemece ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkemenin 18.07.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere, ihtiyati haciz 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir.
Buna göre, davacıların talebinin trafik kazasından kaynaklanan haksız fiil nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerine yönelik olduğu, olay tarihi itibariyle alacak muaccel olduğundan anılan tazminatların eldeki dava ile istenebilir olduğu, davacı tarafın alacağının dava dilekçesinde belirtilen tutardan öte yapılacak yargılama ile belirli hale geleceği dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, alacağın varlığının kesin ispatının bu aşamada gerekli olmadığı,
bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı ve yanılgılı gerekçelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinaf olunan arar kararın kaldırılmasına ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince takdiren 5000 TL teminat karşılığında kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1585, K. 2024/1715, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama