KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Dosya no
- 2024/1671
- Karar no
- 2025/1522
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13.06.2024
- Numarası
- 2023/287 Esas - 2024/370 Karar
- Başvuran davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Başvuru tarihi
- 16.07.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 08.10.2024
- İlam yazım tarihi
- 11.09.2025
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.12.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 15 Temmuz Bulvarı istikametinden, Yeni Cami Kavşağı'na seyir halindeyken bahse konu kavşaktan Sakarya Caddesi Salko Cami istikametine doğru sola dönmek istediği esnada aracın ön kısımları ile kendisine çarpması sonucu tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli ve tam kusurlu olduğunu,
kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... tarafından Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğunu, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, huzurdaki davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamında bulunmadığını, ayrıca reşit olmayan bireyler için geçici iş göremezlik ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının asli ve tam kusurlu olduğunu, yaya olan müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, sürücünün beyanları incelendiğinde aynasını kontrol etmeden, tedbirsizce, trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekilde seyrettiğinin açıkça anlaşılacağını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 09.12.2022 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sebebiyle davacının yaralandığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, gerçekleşen kazada davacı yaya %100 kusurlu bulunarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, yalnızca davacı yayaya kural ihlali verilmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda da gerçekleşen kazada davacı yayanın %100 kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamından davacı yayanın kırmızı ışıkta koşarak yolun karşısına geçmeye çalıştığının ve bu nedenle kazanın gerçekleşmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1671, K. 2025/1522, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama