KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Y Oluna
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/1780 - 2025/1511
- Esas no
- 2024/1780
- Karar no
- 2025/1511
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2024
- Numarası
- 2022/577 Esas - 2024/391 Karar
- Başvuran davalı
- 1 -TÜRK TELEKOMÜNİKASYON ANONİM ŞİRKETİ -
- Vekili
- Av...
- Davalı
- 2 -AKTUĞ LOJİSTİK YAPI DEKORASYON İTHALAT İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Mevlana Mah. Kıbrıs Cad. No: 20A Ataşehir/ İSTANBUL
- Vekili
- Av...
- Davalı
- 3 -AXA SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - Kılıçali Paşa Mah. Meclis-İ Mebusan Cad. Axa Oyak Genel Müdürlüğü Kapı No: 15 Daire No:1 Beyoğlu/ İSTANBUL
- Vekili
- Av...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av..
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 16/08/2024
- İstinafa geliş tarihi
- 15/10/2024
- Yazım tarihi
- 11/09/2025
Karar Metni
1.429 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 15.07.2022 tarihinde Aktuğ Lojistik Yapı ve Dekorasyon İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti'nin maliki olduğu, AXA Sigorta A.Ş tarafından trafik sigortalı ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... yarı römork, Kocaeli İli, Derince İlçesi, Günay Sokakta seyir halinde iken diğer davalı Türk Telekominikasyon A.Ş.
Tarafından yapılan telefon kablolarına takıldığını, takılma nedeniyle telefon direklerinin davacının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın üzerine devrildiğini ve aracının hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağında davacının kusursuz olduğunun tespit edildiğini,
davacının aracında meydana gelen hasarın onarımı nedeniyle 35.448,19 TL ödediğini ve davacının aracının kaza tarihine kadar hiçbir kazaya karışmadığını ve orjinal nitelikte olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 4.900,00 TL hasar onarım bedeli ile 100,00 TL değer kaybının 15.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 20.05.2024 tarihli dilekçesi ile hasar onarım bedeli taleplerini 35.448,19 TL, değer kaybı tazminatı taleplerini 80.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı AXA Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından olay yerinde bulunan telefon kablolarının zeminden yüksekliği ile ilgili mevzuata uyulmadığından sigortalı araç sürücüsünün kablolara takıldığını, bu sebeple sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç için gerçek zarar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, değer kaybı bedelinin belirlenebilmesi için birden fazla kriterin incelenmesi ve bu incelemenin alanında uzman ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talebinin haksız olduğunu, hüküm altına alınacak tazminat bedeli için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili cevap dilekçesinde; olayda iddia edildiği gibi kaza sebebiyle araç hasar görmüşse ve bu hasar ilişkin onarım bedeli olarak 35.448,19 TL ödeme yapılmışsa artık yapılan masrafların hayatın olağan akışı gereği belli yani likit olduğundan açılacak davanın değeri veya miktarı biliniyor yahut belirlenebiliyor ise belirsiz alacak davası açılamayacağını, husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu olayla davalı şirketin periyodik denetimleri ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını,
kaza mahallinde yapılan incelemelerde davalıya ait menhol kapaklarının 2014 ve 2019 yıllarında meydanda görünmesine rağmen sonraki yol çalışmaları sırasında asfaltın altında kaldığını, ancak yolda 20-30 cm yükseltme yapıldığını ve bu yükseltmenin de mevcut kablo yükseltisini etkilediğini, dava konusu olayda diğer davalı Aktuğ Lojistik Yapı Dekorasyon İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketine ait ... plakalı aracın şoförünün söz konusu meskun mevkide seyrederken hızını yol trafik görüş ve aracın teknik özelliklerine göre ayarlayıp ayarlayamadığının araştırılması gerektiğini,
davayı kabul etmemekle birlikte uzun süredir kullanılan aracın gerçek değer kaybının ve kazayla illiyet bağının da belirlenmesi için aracın daha önceki hasar geçmişi ve niteliği kilometresi marka ve model bilgisi üretim yılı pazar değeri ve meydana gelen hasarın niteliğinin de incelenmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne, 80.000,00 TL değer kaybı 35.448,19 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 115.448,19 TL’nin davalı Aktuğ Lojistik Yapı ve Dekorasyon İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti ve Türk Telekominikasyon A.Ş’den 15.07.2022 tarihinden itibaren davalı Axa Sigorta A.Ş yönünden poliçede yer alan limit dahilinde 03.09.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Türk Telekominikasyon A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Türk Telekominikasyon A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda hasara ilişkin onarım bedeli olarak 35.448,19 TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, yapılan masraflar belli yani likit olduğundan davanın belirsiz alacak davası değil kısmi alacak davası olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmadığını, davacının davası kısmi dava ise, saklı tutulan alacak için zamanaşımı işlemeye devam etiğinden bu hususun incelenmesi gerektiğini, ıslah yolu ile talep edilen miktar için faizin başlangıç tarihinin ıslah tarihi olacağını,
davalı şirketin havai hatlarını ve yer altı altyapısını teknik şartnamelere uygun yaptığını, denetlediğini, gerekli tedbirleri aldığını, bir durum karşısında ivedi aksiyon alarak gerekli müdahalelerde bulunduğunu, ancak dava konusu olayda davalı şirketin gerekli tedbirleri alıp almaması yada hattı uygun çekip çekmemesi ile ilgili olmadığını, davacı tarafın tüm tanıklarının beyanlarında, tırın girmesinin yasak olduğu mezkur kaza mahalline diğer davalıya ait tırın girerek dorsesini davalı şirkete ait kablolara takması sonucu meydana geldiğini ortaya koyduğunu,
kazaya sebebiyet veren yarı römorkun zeminden yüksekliği ölçüldüğünde 4,15 metre çıktığını, yani normal dorsesinden yüksek olduğunu, olay yerine gelen polisler tarafından bu hususun tutanağa geçirildiğini, buna rağmen davalı şirkete kusur atfedilmesi ve zarardan sorumlu tutulmasının hukuken mesnetsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, trafik güvenliği açısından soruna sebep olacak bir durumun varlığında, bu ve benzeri olayların meydana gelmemesi için cadde bakım ve onarımından sorumlu olan ilgili belediyenin görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini,
kaza sonrası yapılan araştırmalarda kazanın meydana geldiği adreste dava dışı İSU Genel Müdürlüğü'nün müteahhit firması Karacayol İnş. Mad. Tur. Mak. San. Tic. Ltd.
Şti. nin çalışma yaptığı, firmanın çalışmalar sırasında kendi iş makinaları ile davalı şirkete ait kablolara temas ettiği bu temas sonrasında kazaya konu direği yerinden oynatarak yana yatmasına neden olduğu ve iş makinası ile direği düzeltmeye çalıştığını, ancak tam yapamadıklarının olayın görgü tanıklarının beyanlarından öğrenildiğini, uzun süredir (2007 yılı) kullanılan aracın gerçek değer kaybının ve kazayla illiyet bağının doğru belirlenip belirlenmediğinin de denetlenmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve mesnetsiz davanın davalı şirket yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 15.07.2022 tarihinde, davalıların maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın davalı Türk Telekominikasyon Şirketine ait telefon kablolarına takılması sonucu devrilen direğin park halindeki davacıya ait aracın üzerine düşmesi sonucu davacının aracı hasar görmüştür.
Davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası ya da kısmi dava olarak açılmasının mümkün olduğu, haksız fiilden kaynaklanan alacak haksız fiilin işlendiği tarih itibariyle muaccel hale geleceğinden kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olduğundan davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalılara kural ihlali verilmiştir.Mahkemece makine mühendisi bilirkişi heyetiden alınan kusur raporuna göre gerçekleşen kazada davada davalı şirket sürücüsünün % 83,3 oranında davalı kurumun % 16,7 oranında kusurlu bulunmuştur. Kaza tespit tutanağı ile uyumlu heyet raporunda belirlenen kusur oranı heyetimizce de oluşa uygun bulunduğundan davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ayrıca davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiği, bilirkişi raporunda hasar gören parçaların piyasa fiyatlarına ve davacının sunduğu faturalara uygun olduğundan anılan yönleri itibariyle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş olup davalının anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalı Türk Telekom A.Ş vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1780, K. 2025/1511, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama