KÜNYE
T.C. Sakarya Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/1935
- Karar no
- 2025/1846
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2024
- Numarası
- 2022/658 Esas - 2024/157 Karar
- Başvuran davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
- Başvuru tarihi
- 12/08/2024
- İstinafa geliş tarihi
- 20/11/2024
- Yazım tarihi
- 17/10/2025
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 02.04.2022 tarihinde müvekkiline ait 41... plakalı araç ile davalı ... şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesiyle sigortalı 41... plakalı aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda.
41... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının bu kazadan ötürü değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, bu sebeplerle araçta meydana gelen değer kaybı zararı, kullanılmış eş değer parça kullanımından kaynaklanan maddi zarar ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklanan maddi zarar nedeniyle 100,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ... ile zarara neden olan tüm kusurlu kişilerden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aracındaki hasar için Seyidoğlu Otomotiv tedarik firmasına 7,311.62 TL ve davacıya 1.500 TL ödeme yapıldığını, araçtaki değer kaybı için 5.100,00 TL ödeme yapıldığını, işbu ödemelerin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacı tarafından iddia edilen aracı kullanamamasından doğan zararın da mahrumiyete bağlı dolaylı zarar niteliğinde olmasından dolayı teminat dışında kalan haller kapsamında olduğunu, davacı her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, işbu sebeple faiz talebinin reddinin gerektiğini, bu sebeplerle davanın yetkili mahkemede görülmesine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 31/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; 50,00 TL olan değer kaybı nedeniyle maddi tazminat taleplerini (5.100,00 TL'nin mahsubuyla) 14.850,00 TL arttırarak toplamda 14.900,00 TL'ye, 50,00 TL olan eş değer parça kullanımı nedeniyle uğranılan hasar zararının 8.298,71 TL arttırılarak 8.348,71 TL'ye yükselttiklerini beyan edip, eşdeğer parça kullanımından kaynaklı maddi zararın davalının temerrüdü tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 14.900,00 TL değer kaybı tazminat tutarı ile 8.298,71 TL eş değer parça nedeniyle uğranan zarar tutarından ibaret toplam 23.198,71 TL tazminat tutarının 28/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte ve poliçede yer alan limit dahilinde davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, kazanç kaybına yönelik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dosyada tespit edilen tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, ödemeler tenzil edilmediği için hatalı şekilde hüküm verildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin hasar bedeli ödemesi hesaplamadan eksik tenzil edilmiş olup, eksik tenzil edilen tutarın rapora yaptıkları itirazlarında belirtmelerine rağmen karara esas alındığını, hatalı hesaplamanın düzeltilerek karar verilmesi gerektiğini, HMK'ya göre taraflardan her birinin, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde,
yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebileceğini, bu sebeplerle ek kararın kaldırılarak istinaf başvurularının kabulü ile müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin değerlendirilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın, 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) HMK'nın 341/2 maddesi gereğince "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." Buradaki değer, 6763 Sayılı Kanunun 47. maddesi uyarınca yeniden değerleme oranlarına göre arttırıldığında 2024 yılı 28.2500,00 TL olmuştur.
İncelenen dosyada mahkemece asıl kararda kabul edilen toplam tazminat miktarı 2024 yılı için kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından asıl davaya ilişkin karar kesindir. İstinaf edilen 05.04.2024 tarihli ek karar ise asıl kararın tabi olduğu yasa yoluna tabi olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesin bir karara ilişkin olması nedeniyle HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1935, K. 2025/1846, 17 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama