KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/57 - 2024/2184
- Esas no
- 2024/57
- Karar no
- 2024/2184
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2023
- Numarası
- 2021/610 Esas - 2023/564 Karar
- Başvuran davacı
- ......................
- Vekili
- Av..................
- Başvuran davalı
- **** **** **** ****
- Vekilleri
- Av. .................
- Davalı
- .......................
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.
- Başvuru tarihi
- 23.11.2023 - 04.12.2023
- İstinafa geliş tarihi
- 09.01.2024
- Yazım tarihi
- 18.12.2024
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2021 tarihinde davalı ...'nın kullandığı ... plakalı aracı ile yaya olan davacıya çarparak, davacının kemik kırığına sebebiyet verecek derecede yaralanmasına sebep olduğunu, trafik ekiplerince tutulan tutanakta davalı sürücünün asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan zorunlu başvurunun olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL(Geçici İş Göremezlik için 400,00 TL, Sürekli İş Göremezlik için 400,00 TL, Hastane Giderleri için 200,00 TL) maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 20.09.2023 tarihli dilekçesi ile davalarını geçici ve sürekli işgöremezlik taleplerini toplam 78.058,88 TL'ye, tedavi giderine ilişkin tazminat taleplerini ise 13.252,70 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı Quick Sigorta vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, poliçe sebebi ile sorumluluklarının araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, maluliyete ilişkin rapor alınması gerektiğini, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik ödendiği tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'nın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile; 64.497,14 TL sürekli iş göremezliğe ilişkin zarar, 13.561,74 TL geçici iş göremezliğe ilişkin zarar, 1512,50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 79.571,38 TL’nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 15.01.2021 tarihinden itibaren davalı Quick Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 15.000 TL’nin kaza tarihi olan 15.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Kaza sonrası olay yerine gelen trafik ekiplerince de tutulan tutanakta davalı sürcünün asli, davacı yayanın ise herhangi bir kusurunun olmadığının anlaşıldığını, ancak yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan kusur raporunda, davacının %25 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, rapora karşı sundukları itirazlarının göz önünde bulundurulmadığını, mahkemece geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin tam kabulü ile,
tedavi giderleri kapsamında kısmı red yönünde karar verildiğini, 15.06.2023 tarihli rapor uyarınca tedavi gideri taleplerinin 13.252,70 TL'ye ıslah edildiğini, sigorta şirketi tarafından sigortalanmış aracın Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamında, sağlık giderleri teminatı olduğunun görüldüğünü, Sigorta şirketinin ve kazaya kusuru ile sebebiyet veren davalının, davacının uğradığı zarar sebebi ile tazmini gereken tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu, bakıcı giderlerinin belgelenmesi mümkün olmayan tedavi giderleri kapsamında olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının düzeltilerek yeniden karar verilmesine,
aksi takdirde kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Quick Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde.
Davacı tarafından dosyaya geçici iş göremezlik süresi olduğu iddia edilen döneme ilişkin herhangi bir işgöremezlik/istirahat raporu sunulmadığını, SGK'ya geçici işgörmezlik ödenip ödenmediği sorulmadığını, davalı şirketin sorumluluğu zmms genel şartları gereğince hiçbir şekilde geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatını ihtiva etmediğini, davacının bakım giderlerinin söz konusu olduğu yönünde bir iddiası ve bu konuda bir tazminat talebi olmadığından bakım giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığını,
davalı sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesine sebebiyet verecek ve kurallara aykırılık teşkil edecek bir davranışta bulunmadığını, kazanın tam olarak gerçekleştiği yeri tespit eden olay yeri tespit tutanağı ve krokisinin olmadığını, yayanın geçtiği yerde ilk geçiş hakkının araçlara ait olan yer olma durumunun dikkate alınmadığını, sürücü ve yayanın eylem ve davranışları KYTK ve buna bağlı yönetmelik hükümlerine dayandırılmadığı gibi yorumsal atıflar yapıldığını, hatalı rapora dayanılarak karar verildiğini, sigortalıya yükletilen kusur oranının yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, 15.01.2021 tarihinde, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın davacı yaya çarpması sonucu davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, sadece kazaya karışan tarafların ifadeleri ve kazanın oluşu ile ilgili iz ve emare olmadığından kaza raporu tanzim edilemediğine ilişkin tutanağın düzenlendiği, şikayet yokluğu sebebiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya üzerinden makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 13.09.2022 tarihli raporda kazanın oluşumunda davacı yayanın % 40 ,davalı sürücünün % 60 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, aynı bilirkişi eşliğinde keşfen alınan raporda ise kazanın oluşumunda davacı yayanın % 25, davalı sürücünün %75 oranında kusurunun olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan maluliyet raporlarına göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının % 2 oranında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakdığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 ay olduğu, 2 ay boyunca bakıma muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığı, davacının davalılardan geçici iş göremezlik zararını talep etmesinin mümkün olduğu,
mahkemece hükmedilen ulaşım ve diğer belgesiz tedavi giderlerinin kadri maruf olup davalı sigorta şirketinin bu zarar kalemlerinden sorumlu tutulmasının da yerinde olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilince ilk derece mahkemesince reddedilen kısım bakımından her ne kadar istinaf talebinde bulunulmuş ise de ; 6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2 maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.), 341/4 maddesinde "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." hükümlerine yer verilmiştir. Buradaki değer, 6763 Sayılı Kanunun 47.maddesi uyarınca yeniden değerleme oranlarına göre arttırıldığında 2023 yılı 17.830,00 TL olmuştur.
İncelenen dosyada; mahkemece davacı lehine 79.571,38 TL maddi tazminata hükmedildiği, 11.740,20 bakıcı gideri ve tedavi gideri talebinin reddedildiği, bu durumda reddedilen maddi tazminat miktarlarının genel hukuk mahkemeleri için karar tarihi olan 2023 yılı itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından istinaf olunan karar davacı yönünden kesindir.Bu nedenle davacı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf isteminin, kesin bir karara ilişkin olması nedeniyle HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/57, K. 2024/2184, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama