KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/91 - 2024/2292
- Esas no
- 2024/91
- Karar no
- 2024/2292
- Başkan
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Üye
- ...(...
- Katip
- ...(...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2023
- Numarası
- 2020/500 Esas - 2023/527 Karar
- Başvuran davacılar
- 1-...
Karar Metni
3.005 kelime·15 dk okuma·10 bölüm
2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI
ETHİCA SİGORTA A.Ş - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 08.12.2023 - 19.12.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.01.2024
KARAR TARİHİ : 31.12.2024
YAZIM TARİHİ : 31.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, 07.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının kullandığı araç ile davacının aracına çarpması sonucu araçta bulunan sürücü ...'ün ölümüne, yolcu olarak bulunan ..., ..., ... ve ...'ın yaralanmasına neden olduğunu, kazayla ilgili olarak Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/16302 soruşturma numaralı dosyasıyla soruşturmanın devam ettiğini, müteveffanın eşi ...'ün, anne ve babası ile birlikte yaşayan çalışmayan bekar kızı ...'ün ve üniversite öğrencisi ...'ün geçimlerini müteveffanın emekli maaşı ve çiftçilikten elde ettiği gelirleriyle sağladığını,
... plaka sayılı aracın pert-totale ayrıldığını, davacı ...'ın olay esnasında müteveffanın sevk ve idaresindeki araçta bulunduğunu ve kazayı ağır atlattığını, beyin kanaması geçirdiğini, bir süre komada kaldığını, sonrasında hastaneden taburcu olduğu ancak bir tarafının felçli olduğundan yatağa bağlı ve bakıma muhtaç hale geldiğini, davacı ...'ın, kazazede ...'ın eşi, ...'ın kızı olduğunu, davacı ...'ün kazayı yüzündeki kesikler ve burnunda kırık ile,
davacı ...'ün ayakta tedavi görerek atlattıklarını, geçirdikleri kaza ve bunun sonucunda aldıkları yaraların davacılarda travmaya sebep olduğunu, müteveffanın çocukları ..., ..., ... ve eşi ...'ün meydana gelen ölüm sebebiyle çok tabii olarak elem ve kedere sürüklendiğini, davacı ...'ın kazayı basit yaralanmalar ile atlattığını, bu hadisenin kendisinde etkileri kolay silinmeyecek travmaya yol açtığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline,
... için tam iş görmezlik nedeniyle 500,00 TL, bakıcı masrafları nedeniyle 500,00 TL, maluliyet nedeniyle 500,00 TL ve tedavi masrafları nedeniyle 500,00 TL olmak üzere şimdilik harca esas 2.000,00 TL maddi tazminat, ... için ... plakalı aracının pert-totele çıkması nedeniyle şimdilik harca esas 1.000,00 TL maddi tazminat, ...'ün vefat etmesi sebebiyle eşi ... için 100.000,00 TL, kızı ... için 50.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL, oğlu ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 40.000,00 TL, ... için 25.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 100.000,00 TL,
...'ın kazada ağır bir şekilde yaralanması sebebiyle eşi ... için 50.000,00 TL, kızı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davacılardan ..., ... ve ... bakımından maddi talepler artırılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kazada davalının kusurunun bulunmadığını, kazanın müteveffanın kusuru nedeni ile yaşandığını, davacı ... ve ...’ün destekten yoksun kalma talepleri imkanının bulunmadığını, ... bakımından müterafik kusur olduğunu ve hatır taşımasının söz konusu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK m.97 uyarınca sigortaya başvuru yapılmadığını, davalının sorumluluğunun sigorta poliçesinde belirtilen azami limitler ve işleten/ işletenin sorumlu tutulduğu kişilerin kusur oranları ile sınırlı olduğunu, ... için maluliyet tespitinin 20/02/2019 tarihli yönetmelik uyarınca belirleme yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosunun esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ethica Sigorta vekili cevap dilekçesinde, mütevaffanın kazalı aracın sürücüsü olduğundan poliçe teminatı dışında olduğunu, davacıların zarar gören 3. Kişi konumunda olmadıklarını, sigortaya başvurunun yapılmadığını, kazalı araç sürücünün kusurunun olmadığını, maluliyet tespitini 01.06.2015 tarihli genel şartların ekinde esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, davacı ...’ın müterafik kusurunun olduğunu, iş göremezlik ve bakıcı gider taleplerinin teminat dışı olduğunu, ...’ün kazalı aracın işleteni olduğundan taleplerin teminat dışı olduğunu, faiz talebinin kabul edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalı Anadolu Sigorta yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davacı ...'ın aracına ilişkin maddi tazminat yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davacı ... için 23.777,07 TL geçici iş göremezlik, 8.083,60 TL bakıcı gideri, 1.589.508,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ...'den 07.07.2019 tarihinden itibaren, davalı Ethica Sigorta'dan 11.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak ...'a verilmesine;
davacı ... için 521.510,37 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'den 07.07.2019 tarihinden itibaren, davalı Ethica Sigorta'dan 11.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak ...'e verilmesine;
davacı ... için 42.142,96 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... için 07.07.2019 tarihinden itibaren, davalı Ethicha Sigorta'dan 11.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak ...'e verilmesine;
davacı ... için destekten yoksun kalma yönünden 100.000,00 TL yaralanma yönünden 10.000,00 TL, davacı ... destekten yoksun kalma yönünden 50.000,00 TL yaralanma yönünden 10.000,00 TL, davacı ... destekten yoksun kalma yönünden 50.000,00 TL, davacı ... destekten yoksun kalma yönünden 50.000,00 TL, davacı ... yönünden yaralanma için 10.000,00 TL, davacı ... İçin 100.000,00 TL, davacı ... İçin 5.000,00 TL ve davacı ...
İçin 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den 07.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Ethica Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, davalı sürücünün kusurunun hükme esas alınan % 40 oranından daha yüksek olduğunu, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının reddedildiğini, cismani maddi zarar hesaplamasına ilişkin bilirkişi raporunda tazminat miktarının az hesaplandığını, davada işlemiş dönem (bilinen dönem) uzayacağından belirlenecek asgari ücret de dikkate alınarak yeniden işlemiş dönem hesabı yapılmasının gerekeceğini, bu durumda yeni asgari ücret miktarı üzerinden tazminat hesaplaması yapılması gerektiğini, davacılardan ..., ... için yaralanma yönünden hükmedilen manevi tazminat ile,
ağır cismani zarara uğrayan ...'ın eşi ... ve kızı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük olduğunu, davanın açıldığı tarihten sonra paranın satın alma gücündeki aşırı düşüş karşısında dava dilekçesinde talep ettikleri manevi tazminat miktarlarının dahi düşük kaldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Ethica Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, müteveffa ...’ün sigortalı aracın sürücüsü olması nedeni ile trafik poliçesi teminatı dışında kaldığından tazminat talep edilemeyeceğini, davacıların, kazayı meydana getiren ve dava dayanağı trafik poliçesiyle sigortalı bulunan aracın sürücüsü murisin eşi ve çocukları olması nedeniyle, davalı sigorta şirketi karşısında “zarar gören üçüncü kişi” olarak değerlendirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için sorumluluklarına gidilmesi halinde ise, davacı ...'ün destek ve muhtaçlık yaş sınırını geçmiş olması sebebiyle destekten yoksun kalma taleplerinin reddi gerektiğini,
Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün geçiş üstünlüğü bulunmasına rağmen ... plakalı aracın sürücüsünün kontrolsüz tedbirsiz ve dikkatsizce hızını azaltmayarak kavşağa girip kazaya sebep olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün her türlü önlemi alsa bile kazayı engelleme şansı bulunmadığını, her halükarda somut olayda davacı ...'ın müterafik kusurunun bulunduğunun sabit olduğunu, hesaplanan tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini,
davacıda meydana geldiği iddia edilen maluliyetin kafa travmasından kaynaklandığı ve yaralanmaların yüz bölgesinde olduğu dikkate alındığında davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı ve bu nedenle savrularak kafasını çarptığının açıkça anlaşıldığını, hesaplanan tazminat tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kusur raporuna itirazları karşılanmadan ve ceza dosyasına sunulan kusur raporu dikkate alınmadan karar verildiğini, keşif yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı gibi gerekçeden de yoksun olduğunu, kazanın sebebinin müteveffanın aniden yola çıkması olduğunu, davacıların müterafik kusuru dikkate alınmadan karar verildiğini, davacıların ve murislerinin aracında yasal sınırın üzerinde yolcu bulunması ve emniyet kemeri takılmaması sebebiyle ölüm ve yaralanma meydana geldiğini, kusur raporunun gerekçesiz olduğunu,
kusur dağılımının hangi sebeplerle belirlendiğinin açıklanmadığını, davacı ...'ın maluliyet durumuna dair rapora itirazları karşılanmadan karar verildiğini, hatalı rapora göre karar verildiğini, ...'ın kazadan önce belirgin bir rahatsızlığının veya başka bir kazaya maruz kalıp kalmadığının araştırılması taleplerinin reddedildiğini, hükme mesnet yapılan iş gücü kaybı raporunun da mahkemenin talebini karşılamaktan uzak olduğunu, ATK'dan rapor alınmadan karar verildiğini, kimse kendi kusurundan yararlanamaz kuralı ihlal edilerek davacıların sorumluluğunda olması gereken zararında davalıdan tahsiline karar verildiğini,
davacılar ... ve ...'ün destek zararının tamamının davalıdan talep edilmesinin hatalı olduğunu, feragat ve ibranamenin sirayeti ilkesinin de ihlal edildiğini, davacılardan ..., ... ve ...'ün aynı zamanda rücu borçluları olmaları hasebiyle tüm alacak taleplerinin reddine karar
verilmesi gerektiğini, davalı bakımından sorumluluğunun üzerinde tazminata hükmedildiğini, hükme mesnet yapılan hesap raporlarının hatalı olduğunu, davacı ... ve ...'ün destek talepleri hakkında karar verilmediğini, taleplerinin tamamının hükme bağlanmadığını, manevi tazminat miktarlarının ekonomik yıkıma ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak düzeyde olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 07.07.2019 tarihinde, davacılardan ..., ..., ... ve ...'ün desteği ...'ün sevk ve idaresindeki davacı ...'e ait davalılardan Ethica Sigorta A.Ş nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı araçla, diğer davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması şeklinde gerçekleşen çift taraflı trafik kazası sonucunda, ...'ün aracında yolcu olarak bulunan davacılardan ..., ..., ... ve ... yaralanmış, davacıların desteği sürücü ... 25.07.2019 tarihinde vefat etmiştir. Davacılardan ... ve ... ise kazada yaralanan ...'ın eşi ve kızıdır.
Taraf vekillerinin kusura yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem bir kısım davacıların desteği sürücüye hem davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Kazaya ilişkin olarak yürütülen ceza davasında bir kısım davacıların desteği sürücü asli, davalı sürücü tali kusurlu kabul edilerek davalı/sanığın tali kusura göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda bir kısım davacıların desteği sürücünün %60, davalı sürücünün %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan raporlarla kaza tespit tutanağının ve ceza dosyasındaki kabulün uyumlu olduğu anlaşıldığından, bunun yanında dosya kapsamında bir kısım davacıların müterafik kusurunu teşkil edecek veriye rastlanmadığından, taraf vekillerinin kusur ve müterafik kusura yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin davacılardan ...'ın maluliyet oranınan yönelik istinaf isteminin incelenmesinde; Davacının maluliyet oranının tespiti için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapor, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlendiğinden davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Taraf vekillerinin manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca ölüm halinde ölenin yakınları, bedensel bütünlüğü zedelenen kimse ve ağır bedensel zarar halinde, zarar görenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, bir kısım davacıların ölene yakınlık dereceleri, bir kısım davacıların yaralanma dereceleri, tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının somut olayın özelliklerine uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun olarak düzenlendiği, raporda gelirin asgari ücret kabulünün yerinde olduğu, payların doğru şekilde alındığı, AGİ li ve AGİ siz dönemlerin doğru şekilde belirlendiği, davacı Yusufcan'ın yüksek öğretim görmesi nedeniyle destek hesabının 25 yaşına kadar olmasının yerinde olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin aktüer hesaplamaya yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Ancak;
1.Davacılardan ... ve ... yönünden dava dilekçesinde 1.000,00'er TL'lik destekten yoksun kalma talebi bulunmasına karşın mahkemece anılan davalılar yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulmaması hatalı olmuştur. Davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
2.Gerçekleşen kaza çift taraflı olduğundan kazaya karışan araçların sürücüleri, işletenleri ve zorunlu mali mesuliyet sigortacıları gerçekleşen zarardan kusurları bulunmak şartıyla müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Bu nedenle davalı sürücünün gerçekleşen zararın tamamından sorumlu tutulması yerinde ise de; davacılardan ... ve ... kazada ölen sürücü ...'ün eş ve oğlu olup, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarına göre ... ve ...'ün desteği ...'ün sevk ve idaresindeki aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı Ethica Sigorta A.Ş, desteğin kusuruna denk gelen oranda anılan davacılar yönünden zarardan sorumlu tutulamayacaktır.
Mahkemece bu ayrıma gidilmeden davalı Ethica Sigorta A.Ş'nin davacılardan ... ve ... yönünden desteğin %60 oranındaki kusuru düşülerek belirlenecek (882.351,04 TL + 71.302,29 TL=953.653,33 TL'nin %40 olan 381.461,332 TL) yerine, anılan davacılar yönünden tüm tazminattan karşı aracın sürücüsüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalıdır. Davalı Ethica Sigorta A.Ş vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararındaki anılan yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurunun reddine, davalı ... vekilinin ve davalı Ethica Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne karar verilerek HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış,
hükmün diğer kısımları aynen muhafaza edilerek davacılardan ... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine ve davalı Ethica Sigorta A.Ş'nin davacılardan ... ve ...'ün destekten yoksun kalma tazminatından 381.461,34 TL (... yönünden 352.940,42 TL, ... yönünden 28.520,92 TL) poliçe limitiyle sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/91, K. 2024/2292, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama