KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1088 - 2025/1409
- Esas no
- 2025/1088
- Karar no
- 2025/1409
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/04/2025
- Numarası
- 2025/294 Esas - 2025/257 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av...
- Davalı
- ...
- Davalı
- ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.
- Başvuru tarihi
- 16.05.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 26.06.2025
- Yazım tarihi
- 09.07.2025
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 27.04.2024 günü Aytur Turizm Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.'ne ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı yarım otobüsün devrilmesi sonucunda otobüsün içerisinde bulunan 13 yolcunun yaralandığını, kazada aracın içerisinde bulunan davacının yüzünde sabit eser sayılacak yaralar oluştuğunu, Pamukova CBS 2024/306 Soruşturma numaralı dosyasına alınan bilirkişi raporunda sürücü ...'ın asli kusurlu, davalı Aytur Turizm ...
A.Ş'nin işleten sıfatına haiz olduğundan asli kusurlu olduğuna ilişkin rapor düzenlendiğini, davacının ekonomik geleceği bu kaza nedeniyle ciddi bir biçimde sarsıldığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere Tedavi ve bakım giderleri için şimdilik 500TL, İş Gücü Kaybı için şimdilik 500 TL maddi tazminat olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000.000 TL'nin manevi tazminat olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalıların tacir olduğunu, somut dosyada net bir şekilde bir ticari iş "taşıma" işi bulunduğunu, bunun yanı sıra davalılardan bir tanesinin de ZMMS sigorta şirketi olduğunu, ZMMS nedeniyle davalı sıfatı taşıdığını, bu nedenle de davaya bakmakla görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu belirterek yerel mahkemenin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davaya konu olayda, davacının yolcu olarak bulunduğu okul gezisi için bindiği otobüsün yoldan çıkarak devrilmesi şeklinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığı, eldeki davanın, yaralanan davacı tarafından davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün işletinine ve zorunlu trafik sigortacısına karşı birlikte açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır.
Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı 25.04.2025 tarihi itibariyle, 6502 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, davacının davalılardan Aytur Turizm Taşımacılık LTD. ŞTİ'nin işleteni olduğu otobüste 27.04.2024 tarihinde seyahat ettiği, otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampolden aşağı taklalar atması neticesinde birden fazla yaralanmalı kazanın meydana geldiği, davacının kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunmakla, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatına haiz olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi olduğu kabul edildiğinden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır.
Ayrıca davacı ile yolcu otobüsünün sigortacısı olan diğer davalı arasında yolcu taşıma sözleşmesi ve bir taşıma ilişkisi bulunmadığından; bahsi geçen davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, iş bu dava, araç işleteni olan ve hizmet veren konumda olan diğer davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ( aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5725 Esas, 2019/601 Karar- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19421 Esas, 2018/9990 Karar- Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/6054 Esas, 2016/8577 karar sayılı vb. ilamları)
Asliye Ticaret Mahkemesince açıklanan olgular ve yasal düzenlemeler gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1088, K. 2025/1409, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama