KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2026
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1709 - 2026/996
- Esas no
- 2025/1709
- Karar no
- 2026/996
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2025
- Numarası
- 2024/361 Esas - 2025/340 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- **** **** **** ****
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
- Başvuru tarihi
- 23.06.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 06.10.2025
- Yazım tarihi
- 06.05.2026
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.01.2024 tarihinde davacının maliki olduğu, davacının kocası ...'ın sevk ve idaresindeki 54 ... plaka sayılı araca 54 ... plakalı traktörün çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada traktör sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle değer kaybının tahsili için aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı Quick Sigorta A.Ş'ye yapılan başvuruya süresinde cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinden avans faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.02.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini 20.000 TL'ye arttırmıştır.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; KTK m.97 uyarınca tarafımıza usulüne uygun yazılı başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan ve 01.04.2020 Tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlarda yapılan değişikliğe göre EKSİST sisteminden eksper ataması yapılmadan, yapılan başvurunun eksik evrak sayılması sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 04.12.2021 tarihinde ve 31679 sayılı resmi gazate’de yayımlanan “karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında değişiklik yapılmasına dair genel şartlar” uygulanmasını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davacının davasının kabulü ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatının sorumluluğu poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere, temerrüt tarihi olan 15.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında tüm delilleri toplayarak maddi gerçeğe ulaşması gerektiğini, ancak dosya kapsamında davacı tarafından açıkça emsal satış fiyatlarının karşılaştırılması suretiyle gerçek araç değer kaybının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmesine rağmen, mahkeme yalnızca formül yöntemi ile hazırlanan raporla yetinildiğini, salt formüle dayalı hesaplama yönteminin, aracın gerçek piyasa değerindeki kaybını yansıtmadığını, davacının aracının, kazadan sonra satışa sunduğunda emsalleriyle kıyaslandığında çok daha düşük teklifler aldığını,
bunun da doğrudan piyasa değerinde fiili bir kayıp bulunduğunun ortaya koyduğunu, emsal satış karşılaştırması yoluyla bilirkişi incelemesi talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, uyuşmazlık konusu araç değer kaybında, mahkemece belirlenen tazminat tutarının, davacının kaza sonrasında aracının ikinci el piyasa değerinde fiilen yaşadığı kaybı yansıtmadığından zararın tam olarak giderilmediğini ve davacının eksik tazminatla mağdur edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sıfır kilometre olarak satın alınmış ve ciddi bir trafik kazasına karışmış olan aracın,
kaza sonrası ikinci el değerinde yalnızca %1 oranında (20.000 TL) bir düşüş meydana geldiğinin tespit edildiğini, ancak bu tespitin, ne otomotiv sektöründeki ikinci el piyasa dinamiklerine, ne fiilî satış verilerine, ne de hayatın olağan akışına uygun düşmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 06.01.2024 tarihinde davacıya ait araçla davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacının aracı hasar görmüş, davacı taraf işbu davada, aracında oluşan değer kaybı bedelini talep etmiştir.
İstinaf sebepleri ile sınırlı şekilde yapılan incelemede; Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan değer kaybına ilişkin raporun usul ve yasaya uygun şekilde düzenlendiği, hasar gören parçalar dikkate alındığında davacının gerçek zararının Yargıtay güncel içtihatlarına göre belirlendiği ve belirlenen değer kaybı bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu hususa değinen istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1709, K. 2026/996, 6 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama