KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1809 - 2025/1946
- Esas no
- 2025/1809
- Karar no
- 2025/1946
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 27.06.2025
- Numarası
- 2025/417 Esas
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1-...
Karar Metni
1.135 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
2-... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm. )
BAŞVURU TARİHİ : 27.06.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 17.10.2025
KARAR TARİHİ : 28.10.2025
YAZIM TARİHİ : 28.10.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. 03.06.2024 tarihinde davacının 54... plaka sayılı traktörü ile seyir halindeyken davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan, sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan 54... plakalı aracın davacının şeridine geçmek suretiyle %100 kusurlu olarak traktöre çarpması sonucu traktörün takla atmasına ve davacının ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini,
davacının kazaya ilişkin Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/1106 esas sayısı ile yürütülen kovuşturma dosyasında Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan 22.08.2024 tarihli adli raporda davacıda meydana gelen yaralanmanın yaşam fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek boyutta olduğunun, yine aynı hastanenin 08.04.2025 tarihli sağlık kurulu raporunda ise davacının %38 oranında malul kaldığının rapor edildiğini, davacının arabulucuk bürosuna yaptığı başvurunun anlaşamama şeklinde sonuçlandığını belirterek davalıların menkul ve gayrimenkul mal varlıkları,
adlarına kayıtlı araçları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, ayrıca davanın kabulü ile HMK 107 Mad talep arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50-TL Geçici İş Göremezlik, şimdilik 50-TL Sürekli İş Göremezlik, şimdilik 100-TLTedavi Giderleri ve Masraflarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 300.000-TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı araç sahibi ... ve davalı araç sürücüsü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından 27.06.2025 tarihli ara kararı ile İhtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Yerel mahkemece "Eldeki davada, 03.06.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışılanların kusur oranlarının şu aşamada netlik kazanmamış olması, dava konusu taleplerin yargılamayı gerektirmesi nedenleriyle alacaklı yanın gösterdiği sebep ve delillere göre talebin İİK'nun 257 ve devam maddelerinde düzenlenen ihtiyati haczin şartlarını taşımadığı kanaatiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiğini, haksız eylemden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi,
İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığını, dava konusu haksız fiilin, davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile şerit ihlali yapmak suretiyle, davacının kullandığı traktöre çarparak davacının traktörünün takla atmasına ve davacının traktörün altında kalarak sürekli iş göremez hale gelecek şekilde yaralanmasından kaynaklandığını, gerek kaza sonrası Jandarma ekiplerinde tutulan Kaza Tespit Tutanağı, gerek Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/1106 Esas sayılı dosyasından davalı ... hakkında verilen mahkumiyet kararının,
dava konusu haksız eylemde tüm kusur ve ihmalin davalı Abdulkadir'de olduğunun kanıtı olduğunu, huzurdaki davada yaklaşık ispat koşulundan çok daha fazlasının gerçekleştiğini, ihtiyati haciz kararının esasa ilişkin değil, usule ilişkin bir karar olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde, ülkemizin ekonomik koşulları da gözetildiğinde davacının muhtemel alacaklarını tahsil etme kabiliyetlerinin ortadan kalkabileceğini belirterek mahkemenin 27.06.2025 tarihli Ara Kararının kaldırılmasına,
davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal varlıkları ile davalıların üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları hakkında dava değer olan 300.200-TL bedel üzerinden, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın yerinde olup olmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.
Yine İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir.
Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık alacak muaccel hale gelmiş olur.
Somut olayda, davacı tarafından iddia olunan zararın haksız fiilden kaynaklandığı ve tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, mübrez kaza tespit tutanağı, maluliyet raporu ve ceza dosyası dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının sağlanmış olduğu dairemizce değerlendirilmiş ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak davalı sigorta şirketinin 18.10.2019 tarihli 30922 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulunun denetimi altında bulunması,
yargılama sonucunda sigorta şirketleri aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde hükmedilen tazminatı ödeme bakımından mevcudunu eksiltme veya mal kaçırma ihtimali bulunmadığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketi yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine, diğer davalılar yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile istinaf olunan ara kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin takdiren 10.000 TL teminatla kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1809, K. 2025/1946, 28 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama