İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/194 K.2025/317

2-... 3-... VEKİLİ : Av...

Esas2025/194Karar2025/317Tarih13 Şubat 2025Okuma8 dk · 1.506 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna

Karar tarihi
13 Şubat 2025
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2025/194 - 2025/317
Esas no
2025/194
Karar no
2025/317
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
05.12.2024
Numarası
2024/766 Esas
Başvuran davacılar
1-...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.506 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

2-... 3-... VEKİLİ : Av...

DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av...

DAVALI : 2 -...

DAVALI : 3 -ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ

VEKİLİ : Av....

DAVANIN KONUSU

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)

BAŞVURU TARİHİ : 19.12.2024

İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 29.01.2025

KARAR TARİHİ : 13.02.2025

YAZIM TARİHİ : 13.02.2025

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 28.08.2024 tarihinde, saat 00:50 sıralarında davalı ...’nın sevk ve idaresindeki davalı ... adına kayıtlı olan ... plakalı araçla Kocaali İlçesi, Yalı Mahallesi, Karadeniz Sahil Yolu üzerinde bulunan Cumhuriyet Caddesi üzerindeki ışıklı kavşakta kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen yoluna devam ederek,

davacıların evladı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, davalı ... hakkında, taksirle ölüme neden olma suçundan başlatılan soruşturma neticesinde Kocaali Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/307 Esas- 2024/418 Karar sayılı ve 25.10.2024 tarihli karar ile davalının üzerine atılı suçun bilinçli taksir ile işlendiği kanaatiyle cezalandırılmasına karar verildiğini,

...’ın vefatı sonucu davacıların onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK 107 mad. gereğince fazlaya ilişkin hakları hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... için 1.000TL (900TL'si Destekten Yoksun Kalma, 100TL'si Cenaze Gideri) ve davacı ... için 1.000TL (900TL'si Destekten Yoksun Kalma, 100TL'si Cenaze Gideri) olmak üzere toplam 2.000TL maddi tazminatın, davalılardan (sigorta şirketi bakımından ZMMS poliçe limiti dahilinde) olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 500.000 TL,

davacı ... için 500.000 TL ve davacı ... için 200.000 TL olmak üzere toplam 1.200.000 TL manevi tazminatın davalılardan (sigorta şirketi bakımından KASKO poliçe limiti dahilinde) olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların ileride telafisi güç zarara uğramaması adına davalıların menkul, gayrimenkul ve 3.Kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 05.12.2024 tarihli ara kararı ile " İhtiyati Haciz Talebinin Reddine" ilişkin karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu ara kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece, haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK'nın 257 vd maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğundan, mahkemece de uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usule, yasaya ve emsal içtihatlara aykırı olduğunu,

dava konusu haksız eylemde tüm kusur ve ihmalin davalı ...'da olduğunu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu, alacak ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve maddi tazminat miktarının düşük olması şeklindeki gerekçeye itirazları olduğunu, maddi tazminat taleplerinin sonradan arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak açıldığını,

ülkenin ekonomik koşulları da gözetildiğinde davacıların muhtemel alacaklarını tahsil etme kabiliyetlerinin ortadan kalkabileceğini belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkemece verilen 05.12.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mal varlıkları ile davalıların üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin olup, uyuşmazlık ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davaya konu trafik kazasından kaynaklı olarak davacıların desteğinin hayatını kaybetmiş olduğu eldeki davanın davacılar anne ve baba yönünden belirsiz alacak davası yoluyla destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin gideri olmak üzere 2.000,00TL dava değeri gösterilmek suretiyle maddi tazminat , davacılar anne ve baba ile kardeş yönünden ise toplam 1.200.000,00 TL manevi tazminat istemli olarak eldeki davanın işleten, sürücü ve sigortacıya karşı birlikte yöneltildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, 05.12.2024 tarihli ara kararla, maddi tazminat isteminin düşük olması nedeniyle, davacıların ihtiyati haciz talebinin manevi tazminata hasredilmiş olması gerektiği görüşü ile maddi tazminat talepleri yönünden ihtiyati haciz talebi incelemeye alınmadan; manevi tazminat bakımından ise manevi tazminat miktarının ise sübjektif ölçülere bağlı olduğu ve aynı zamanda yaklaşık ispatında mevcut olmadığı gerekçesi ile tüm dava ve alacak kalemleri yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık alacak muaccel hale gelmiş olur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2022 tarih, 2022/8964 Esas ve 2022/15530 Karar sayılı kararı; "...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.

Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır.

Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..." şeklindedir.

Manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir.

Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez.

Diğer bir anlatımla ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür.

Bu durumda mahkemece, haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğü nazara alınarak İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 264. maddeleri gereğince manevi tazminat talepleri yönünden de ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 17. HD 2014/24384 E. 2015/10368. K. Sayılı ilamıda bu yöndedir.

Yanı sıra, davacıların açık taleplerine rağmen, cenaze ve defin gideri talepli olarak davacılar anne ve babanın, asgari dava değeri gösterilmek suretiyle belirsiz alacak davası şeklinde açtıkları maddi tazminat davası yönünden, dava değerini düşüklüğünün gerekçe gösterilerek ihtiyati haciz talebinin davacıların manevi tazminat talebine hasredilmesi de usul ve yasaya aykırı bir durumdur.

Şu halde, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemli bu davada da, davacılar tarafından iddia olunan zararın haksız fiilden kaynaklandığı ve tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiği, dosyada mevcut, Ceza Mahkemesi kararı, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve davacılar desteğinin ölüm belgesi ve diğer belgeler dikkate alındığında, hem maddi ve hem de manevi tazminat istemleri yönünden ihtiyati hacze karar verilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının kesin olarak ispatının gerekli olmadığı,

İİK’nın 257 vd maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş olmasına rağmen mahkemesince yanılgılı gerekçe ve hatalı değerlendirme ile davacıların ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından; davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin davalılar işleten ve sürücü bakımından geçerli olmak üzere kısmen kabulü ile gösterilen takdiren 50.000,00 TL teminat karşılığından kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/766 Esas sayılı dosyasından verilmiş olan "İhtiyati Haciz Talebinin Reddine" ilişkin 05.12.2024 tarihli ara kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden;

*Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ İLE, davalılar ... ve ... adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile 3.Kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine takdiren 50.000,00 TL teminat karşılığı İİK'nın 281/2 maddesi uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

3-Davacı taraftan 50.000,00 TL tutarında teminat alınmasına,

4-Kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içerisinde icra dairesinden infazı istenmediği taktirde, İ.İ.K'nun 261/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının davacılar vekiline İHTARINA,

5-Peşin yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,

6-Davacı yanın istinaf başvurusu için yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,

7-Kararın tebliği, kararın infazı ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13.02.2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/194, K. 2025/317, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalı : 3 -anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
  4. Davanın Konusu
  5. Başvuru Tarihi : 19.12.2024
  6. İstinafa Geliş Tarihi : 29.01.2025
  7. Karar Tarihi : 13.02.2025
  8. Yazım Tarihi : 13.02.2025
  9. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/194
Karar No
2025/317
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/194 K.2025/173
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/194 K.2025/379
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/195 K.2025/158
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/195 K.2025/204
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/195 K.2025/236
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/195 K.2025/234

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.