KÜNYE
Bölgeadliyemahkemesikarar I" T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/253 - 2025/2176
- Dosya no
- 2025/253
- Karar no
- 2025/2176
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24.10.2024
- Numarası
- 2023/75 Esas - 2024/606 Karar
- Başvuran davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 3-ALLİANZ SİGORTA A.Ş, ...
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Başvuru tarihi
- 25.11.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 11.02.2025
- İlam yazım tarihi
- 28.11.2025
Karar Metni
1.076 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01/02/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sağ kolu ve kol fonksiyonlarında kalıcı hasar meydana geldiğini, meydana gelen kazada davalı ...'ın kusurlu olduğunu, ambulanslarda sağlık hizmeti veren acil tıp teknisyeni olarak görev yaptığını, olay anında ambulans içerisinde bulunurken kaza sonucu sağ elinin kalıcı olarak sakatlandığını, söz konusu bedeni hasar nedeniyle çok sevdiği mesleğini yapamayacak hale geldiğinini belirterek,
şimdilik harca esas olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte(davalı Allianz sigorta A.Ş.’nin şirkete yapılan başvurunun 8. Gününden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sorumlu tutulmasına) tüm davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Allianz sigorta vekili cevap dilekçesinde, davacıya 22.06.2022 tarihinde 46.123,70-TL tutarında ödeme yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Serkan Uçar ve ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının davalı ...'den talep edebileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığını, zira davacının maddi zararının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını, manevi tazminat yönünden yerel mahkemece verilen kararın ise usul ve yasaya uygun olmadığını, zira herhangi bakiye maddi zararı bulunmayan davacı lehine 60.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davacının uğradığı herhangi bir manevi zarar bulunmamasına rağmen tazminata hükmedilmesinin davacının sebepsiz yere zenginlemesine sebebiyet vereceğini ve bu davayı açmasındaki kötü niyetini koruyacağını, kaldı ki zarara davalının sebebiyet vermediğinin, sadece iş veren konumda olduğunun ve sigorta şirketinin maddi zararı giderdiğinin de açıkça ortada olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız eylemden (trafik kazasından) bedensel zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup; istinaf olunan mahkeme kararı hükmün manevi tazminat kısmına ilişkindir.
Somut olayda, 02.06.2021 tarihinde, davalıların sürücü, işleten ve sigortacısı olduğu 17... plakalı aracın, davacının sağlık görevlisi olarak içinde bulunduğu 54... plakalı araçla kazaya karışması nedeniyle davacının yaralanmış olduğu, davacının davalı araç sürücüsünün tam kusurlu eylemi nedeniyle dosya kapsamında alınan rapora göre %5 oranında efor kaybına uğradığı ve kaza nedeniyle 4 ay geçici iş göremezlik durumunun ortaya çıktığı ettiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi zararın belirlenmesinde Borçlar Kanunun 56. maddesi ana ve ölçü kaideleri belirleyerek bu çerçevede takdir yetkisini somut olaya özgü olarak hakimin takdirine bırakmaktadır.
Buna göre temel ölçütler "olayın özellikleri" olarak izâh edilen somut olaya ve tarafların sosyo ekonomik durumuna göre değerlendirme yapmak gereğidir. Denge unsur ise mülga 816 sayılı Borçlar Yasasının 48. maddesinin "adalete muvafık" lafzıyla izâh olunan ve yeni yasa da "uygun bir miktar paranın" da şeklinde yer bulan hakkimin durum ve koşulların gereklerine ve hakkaniyete uygun bireysel tatmin kadar toplumsal tatmini de göz önünden bulunduran bir karar vermesi gerekliliğidir. Öyle ki verilecek tazminat aynı zamanda en son kabul gören doktrin ve yargısal içtihatlarda olduğu gibi caydırıcılık etkisini de doğurmalıdır.
Toplumsal hayatın bir parçası olarak hakim, manevi tazminat talepleriyle ilgili karar verirken; kendi yaşantısından ve gözlemlediği sosyolojik vakaları da birlikte değerlendirerek; nesnel bakış açısını da kaybetmeden hakkaniyete uygun bir kar vermelidir. Bu esaslar çerçevesinde, dosyaya kazandırılan soruşturm tıbbi belgelere göre davaya konu trafik kazasında yaralanan ve iş gücü kaybına uğrayan davacının duyacağı üzüntü açıktır.
Manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmaktır. Bu açıdan ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli ve yeterli olduğu, hükmedilen tazminatın bir tarafı zenginleştirmediği gibi diğer tarafı da fakirleştirmediğinin kabulüyle hüküm kurulduğu görülmektedir..
Olay tarihi, olayın oluş şekli, davacının davalının tam kusurlu eylemi nedeni ile oluşan bedensel zararları, maluliyet oranı ve tarafların sosyal ekonomik durumları ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/253, K. 2025/2176, 28 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama