KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/31 - 2025/297
- Esas no
- 2025/31
- Karar no
- 2025/297
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/10/2024
- Numarası
- 2022/759 Esas - 2024/548 Karar
- Başvuran davacı
- ...
- Vekili
- Av....
- Davalı
- TÜRKİYE SİGORTA A.Ş
- Vekili
- Av...
- Davanın konusu
- Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle
- Başvuru tarihi
- 04.11.2024
- İstinafa geliş tarihi
- 02.01.2025
- Yazım tarihi
- 13.02.2025
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı dava dışı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken gerçekleşen kazada araçta yolcu olarak davacının yaralandığını, yaralanma sonucu geçici ve kalıcı maluliyetinin oluştuğunu belirterek davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, söz konusu trafik kazasında davacının maluliyet oranında değişiklik olduğunu, tedavisinin bu süre zarfında devam ettiğini, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere söz konusu sürenin iş bu davada uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 19.09.2019 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın tek taraflı kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacı yaralanmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Eldeki davada mahkemece, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, davacıya 09.06.2020 tarihinde 58.750,00 TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödeme ve ibraname sonrasında 2 yıllık hak düşürücü geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinde taraflar arasında ödeme sonrası düzenlenen ibraname vb.uzlaşma içeren belgeye rastlanmadığı gibi davalı sigorta şirketince cevap dilekçesinde davacıdan ibraname alındığına dair beyanda bulunulmadığı, ibraname sunulmadığı,
bu durumda KTK'nın 111. maddesi kapsamında taraflar arasında geçerli bir anlaşma veya uzlaşma bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince hatalı bir şekilde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmekle, tarafların davanın esası ile ilgili olarak gösterdikleri deliller toplanmamış veya değerlendirilmemiş olduğundan HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/31, K. 2025/297, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama