KÜNYE
Bölgeadliyemahkemesikarar I" T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/444 - 2025/2319
- Dosya no
- 2025/444
- Karar no
- 2025/2319
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26.12.2024
- Numarası
- 2023/272 Esas - 2024/678 Karar
- Başvuran davalı
- 1-...
- Vekili
- Av. ...
- Başvuran davalı
- 2-MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ,
- Vekili
- Av. ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Başvuru tarihi
- 05.02.2025-17.02.2025
- İstinafa geliş tarihi
- 04.03.2025
- İlam yazım tarihi
- 31.12.2025
Karar Metni
1.157 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.03.2022 tarihinde, davacının 60... plakalı aracı ile seyir halinde iken 41... plakalı aracın arkadan araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davacının kaza nedeniyle yaralandığını, kazadan sonra davacının ağrılarının geçmediğini, ameliyat olduğunu, kaza tespit tutanağına
göre davacının kusursuz olduğunu, davalıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, ilgili sigorta şirketine tazminat başvurusunda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, davacının eski sağlığına kavuşamadığını, halen daha sağlık sorunları ile
uğraştığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00.-TL maddi tazminat ve
50.000,00.-TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; 41... plaka sayılı aracın
şirketleri nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketlerinin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe
limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusurlu olması gerektiğini,
sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının
belirlenmesi gerektiğini, 20.02.2019 tarihli erişkinler için engellilik değerlendirmesi
hakkındaki yönetmeliğe göre maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş
göremezlik zararlarının poliçe teminat kapsamında olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini toplam 538.913,63 TL (davalı MAPFRE Sigorta A.Ş. açısından poliçe de yazılı limitle sınırlı kalmak kaydıyla) ıslah ettiklerini, kaza tarihi itibariyle yasal faizi ve sigortalar yönünden sigorta klozları ile sınırla kalmak kaydı ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davacının maddi ve manevi tazminat davasının kabulü ile; davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kabulüne, davacının 45.806,16TL geçici iş göremezlik tazminatı, 493.107,47 TL daimi iş göremezlik tazminatı toplam 538.913,63 TL tazminatın davalı Maksut bakımından kaza tarihi olan 11/03/2022 tarihinden itibaren (davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının tedavi giderleri klozundaki poliçe limiti olan 500.000,00 TL ile,
daimi iş göremezlik miktarının ise maluliyet klozundaki poliçe limiti olan 500.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür oluşturmamak ve taleple bağlı kalınarak 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kabulü ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Maksut'dan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalı ... vekili ve davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Mapfre Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın davalı sigorta yönünden reddedilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, dosya içerisinde yer alan evrakların kaza ile alakası olmadığını, kaza öncesi ve sonrası davacının kendi rahatsızlıkları ile ilgili olduğunu, karara esas alınan raporların tamamen eksik inceleme ürünü olduklarını, kazaya ilişkin tek raporun genel adli muayene raporu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini,
davalı şirketin söz konusu talebe ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde etkili olmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalının kusurlu olması halinde bir sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
reddedilen miktar yönünden davalı sigortaya vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, kaza ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, meydana gelen kazanın çok hafif bir kaza olduğunu, davalıya ait araçta çizik dahi oluşmadığını, kaza sonrasında gösterilen fotoğraflarda yer alan hasarın başka bir kazaya ait olduğunu ve bu hususun bilirkişi raporunda detaylıca açıklandığını, davacının halihazırda emekli olması sebebiyle anılan hastalık sonucu herhangi bir gelir kaybına uğramasının söz konusu olmadığını, maluliyetin davacının yaşından ve kendi hastalıklarından kaynaklanma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu,
mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının aracındaki zımbalama hasarı olarak tariflenen hasarın anılan kazadan önce gerçekleştiğini, davalının dahil olduğu kazanın ise davacının aracında kalıcı bir iz dahi bırakmadığının tespit edildiğini, bu haliyle maluliyeti ile iddia edildiği gibi illiyet bağı bulunamayacağının ortada olduğunu, zira bu maluliyete sebep olabilecek kadar büyük bir kazanın gerçekleşebilmesi için araçlarda ciddi hasarların meydana gelmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu 11.03.2022 tarihinde gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Trafik Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.01.2024 tarihli maluliyet raporunun hükme esas alınmasında,
alınan maluliyet raporuna göre de davacıda meydana gelen yaralanma ve maluliyet ile gelişen kaza arasında illiyet bağının bulunduğunun kabul edilmesinde ve davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı zararı nedeniyle davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğuna gidilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalıların istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/444, K. 2025/2319, 19 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama