KÜNYE
T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/988 - 2025/1336
- Esas no
- 2025/988
- Karar no
- 2025/1336
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/02/2025
- Numarası
- 2022/795 Esas - 2025/56 Karar
- Başvuran davalı
- EFE TUR ÖZEMNİYET TAŞIMACILIK PETROL OTOMOTİV YEDEK PARÇA TURİZM SAN. VE TİC. LTD ŞTİ
- Vekilleri
- Av...
Karar Metni
1.353 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Av...
DAVALI : 1 -AK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI : **** **** **** ****
VEKİLLERİ : Av...
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
BAŞVURU TARİHİ : 12.03.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 11.06.2025
KARAR TARİHİ : 02.07.2025
YAZIM TARİHİ : 07.07.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
08.08.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisi ...'un vefat ettiğini, davacı ...'un ise yaralandığını, müteveffa ...'un davacılar ... ve ... ile birlikte yaşadığını, üniversite öğrencisi kızı davacı ... ile birlikte davacılara maddi destek sağladığını, davacı ...'un kaza sonrası yüzünde ve vücudunun diğer bölgelerinde hayatı boyunca taşımak zorunla olduğu bir takım izler kaldığını, davacıların kaza yüzünden yaşadığı psikolojik travmayı halen atlatamadıklarını, destekten yoksun kaldıklarını belirterek davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak,
kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduatta uygulanan en yüksek faiziyle şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın, Davacılar ..., ... ve ... için ... ...'un kazada vefat etmesi sebebiyle, destekten yoksun kalma sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla/belirsiz alacak olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduatta uygulanan en yüksek faiziyle şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın,
Davacı ...'nın kaza nedeniyle yaşadığı üzüntü ve sakatlık nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle şimdilik 200.000,00 TL manevi tazminatın davacı ... diğer davacılar ... ve ...'un ... ...'un vefatı sebebiyle yaşadığı üzüntü nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla / belirsiz alacak olarak dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte her biri için 150.000,00 TL olmak üzere toplamda 450.000,00 TL manevi tazminatın davalıladran müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı Doğa Sigorta vekili cevap dilekçesinde.
KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, kazazedenin zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası genel şartları uyarınca belirlenmiş maluliyet raporunun dosyaya sunulmadığını, davalı şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, kusur tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Yönetmelik hükümlerine uygun olarak sağlık kurulu raporunun alınmasını, tedavi gideri taleplerinin reddini, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde,
alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, davalı şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, aksi takdirde dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını talep etmiştir.
Davalı Efe Tur vekilinin cevap dilekçesinde; Zamanaşımı itirazında bulunduğunu, manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini aldığından dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müteveffa şoför ...'un herhangi bir kusurlu eyleminin bulunmadığını, soruşturma aşamasında alınan raporda davalı şirkete herhangi bir kusur verilmediğini, kaldı ki davacıların emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiklerini, bu hususun müterafik kusur olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Efe Tur Öz Emniyet Taşımacılık Petrol Otomotiv Yedek Parça Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Efe Tur Öz Emniyet Taşımacılık Petrol Otomotiv Yedek Parça Turizm San. Ve Tic. Ltd.
Şti vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlıkta görevli olan mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın 08.08.2021 tarihli kazada yaralandığını iddia eden ... ve yakınları tarafından ikame edilmiş olan maddi-manevi tazminat talepli tazminat davası olduğunu, taşıma işlerinin TTK'da düzenlendiğini, mutlak ticari işlerden sayıldığından görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davada ifalı bir satış söz konusu olmadığını, davaya konu uyuşmazlıkta davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, aynı zamanda davada davalı olan diğer tarafların Aksigorta A.Ş ve Doğa Sigorta A.Ş olduğunu,
sigorta sözleşmeleri ve sigorta ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların TTK içerisinde düzenlendiğini ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun sabit olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, haksız eylemden kaynaklanan (trafik kazası) ölüm nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve yaralanma nedeniyle maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olayda, davacı ... ve davacılar desteği ... ...'un yolcu olarak bulunduğu şehirler arası yolcu otobüsünün karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası nedeni ile yaralanmış/ vefat etmiş olduğu eldeki davanın, yaralanan davacı ve müteveffanın aile fertleri tarafından davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu otobüsün malikine, Genişletilmiş Kasko Filo Sigortacısı ve Zorunlu Koltuk Ferdi Sigortacısına karşı birlikte açıldığı anlaşılmaktadır.
Taşıma sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık dışıdır.
Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmiş ise de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı 20.09.2022 tarihi itibariyle, 6502 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu, davacının davalılardan Efe Tur Özemniyet Taşımacılık Petrol Otomotiv Yedek Parça Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin malik olduğu, maktül sürücü ...'un ise şoförü olduğu ... plakalı otobüste 08.08.2021 tarihinde seyahat ettiği, otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampolden aşağı taklalar atması neticesinde birden fazla ölümlü ve yaralanmalı kazanın meydana geldiği,
müteveffanın ve davacının kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakla, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici sıfatına haiz olduğu, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi olduğu kabul edildiğinden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait bulunmaktadır.
Ayrıca davacı ile yolcu otobüsünün sigortacısı olan diğer davalılar arasında yolcu taşıma sözleşmesi ve bir taşıma ilişkisi bulunmadığından; bahsi geçen davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi tüketici mahkemesine ait değil ise de, iş bu dava, araç malik olan ve hizmet veren konumda olan diğer davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca, davaya konu temel uyuşmazlığın, tüketici işlemi sayılan taşıma ilişkisinden kaynaklanması ve anılan davalılar hakkındaki davanın da Asliye Hukuk Mahkemesi ve Ticaret Mahkemesine göre daha özel nitelikteki Tüketici Mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Nitekim, Yargıtay HGK'nın 14.02.2019 tarih, 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. ( aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/5725 Esas, 2019/601 Karar- Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/19421 Esas, 2018/9990 Karar- Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/6054 Esas, 2016/8577 karar sayılı vb. ilamları)
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesince açıklanan olgular ve yasal düzenlemeler gözetilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığından; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/988, K. 2025/1336, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama